*

şükela:  tümü | bugün
  • wham'in toplamada sifir, carpmada biri.. konserde kablosuz, mikrofonsuz gitar calani.. oto yarislarinin moto guzzi'cisi..
  • o zamanlar boş vakitlerimde (bol bol boş vaktim olurdu) bu adamın psikolojisi üzerine düşünme fırsatı bulmuştum. "sonuçta silik bir adam. üstelik de yanındaki george michael gibi bir karakter".. evet, bu saptamadan sonra şu soruyu sorardım: "peki bu kadar şebek olması şart mıdır?". bu soruyu yanıtlayamazdım tabii. insandan insana değişir. kimbilir ne fırtınalar yaşıyor kendi içinde. ama bir dur bakalım? kimbilir, belki de hiç bir şey sikinde bile değil. her ne haltsa. sonuçta ta o zamandan bu adamın silip gideceği, george michael'in yürüyeceği belliydi. ama bence bu kadarını da haketmemişti. popüler kültür silik insanlara çok acımasız davranıyor. anısı yaşayacak.
  • "i never liked george michael much although they say he was the talented one" diye başlayan bir black box recorder parçası; passionoia albümlerindeki 7 no.lu parça*

    sarah nixey'nin o incecik, tiz sesi ile dinleyene otobiyografik bir hikâye anlattığı izlenimi veren şarkı [her ne kadar parça içinde "this is sarah nixey talking" dese de sözlerini luke haines ve john moore yazmış biraz*]

    yastığının altına dişini koyarak ertesi sabah £10 bulan koşa koşa gidip ilk plağını alan, okulda çok başarılı olamayan, daydreamer bir kızcağızın yaşadıkları, yaşadıklarımıza öyle benzer ki burun direğimiz sızlar, gözlerimiz dolar... sonra yıllar sonra bu adam*a kensington high street'de rastlamak zorunda mıydı yani diye sorar dururuz içten içe...
  • bana nedense hep charles in charge'taki buddy'yi hatırlatan, tipi beyaz gölge'nin salami'sine benzeyen, george michael'in gölgesinde kalmış wham üyesi.
  • 1990'da son of albert adlı solo bir albüm dahi çıkarmış olan wham üyesi. albümde bir şarkıda george michael back vokaldedir, ama bu albümün başarılı olmasına yetmeyecektir. silinip gitti diye acımak gereksizdir, en güzel bananarama üyesi keren ile evlenmiş olan bizzat kendisidir.
  • bbr'nin yazdigi sozleri de yazalim.. tam olsun..

    i never liked george michael much
    although they say he was the talented one
    andrew ridgley drew the map
    that rescued me, took me to paradise

    i was brought up to the sound of the synthesiser
    i learned to dance to the beat of electronic drums
    i came alive to the smouldering fire in your eyes
    i love you now and i will till the day that i die

    i had a tooth pulled as a child
    i put it underneath my pillow
    and when i looked the very next morning
    there was a ten pound note
    i took it to the nearest record shop
    i put it down upon the counter
    i gotta tell you what i know to be true
    i bought my first record because of you

    i was brought up to the sound of the synthesiser
    i learned to dance to the beat of electronic drums
    i came alive to the smouldering fire in your eyes
    i love you now and i will till the day that i die

    i love everything
    i love to be around money
    a daughter of negative equity, a child of black wednesday
    (blue monday, black wednesday)
    this is sarah nixey talking
    midi'ed and into the groove
    i've got to tell you
    what i know to be true

    i didn't do too well at school
    they said i couldn't concentrate
    the day you flew off into the sunset
    was the day my education was saved
    then years later on kensington high street
    i saw you drive a white convertible golf gti
    carefully edging out into the traffic
    just like a real live human being

    i was brought up to the sound of the synthesiser
    i learned to dance to the beat of electronic drums
    i came alive to the smouldering fire in your eyes
    i love you now and i will till the day that i die

    daddy lost everything
    our beautiful house, his beautiful sports car
    his beautiful wife, i held his hand and told him
    everything would be all right
    this is sarah nixey talking
    midi'ed up and into the groove
    i've got to tell you
    what i know to be true

    i was brought up to the sound of the synthesiser
    i learned to dance to the beat of electronic drums
    i came alive to the smouldering fire in your eyes
    i love you now and i will till the day that i die
    i was brought up to the sound of the synthesiser
    i learned to dance to the beat of electronic drums
    i came alive to the smouldering fire in your eyes
    i love you now and i will till the day that i die
  • (bkz: alex fletcher)
  • pek bi masum pek bi köpek yavrusu bakışlara sahip bir adam.george michael, saçları her daim röfleli, dirseğine kadar altın bilezikle dolu, etine dolgun ev kadınıysa, bu da görücü usulü evlendirilmiş mülayim, zayıf, evinden çıkmayan yeni gelindir.öyle sessiz öyle sakin bi kişilik.gençken yakışıklıymış ama yaşlanınca bi değişik olmuş.eşi yıllar sonra hayal kırıklığına uğramış olabilir ama hayattaki en büyük hayal kırıklığını* teğet geçtiği için de dua etmeli sevgili bananarama.
  • geçen 25 yılda o dillere destan gençliğinden ve yakışıklılığından eser kalmamış wham! üyesi, george michael ekürisi. şimdiki fotoğraflarına bakınca insan şaşırmadan edemiyor bu adam nasıl bu hale geldi diye. tabi yıllar önce müziği bırakıp daha sakin ve sıradan bir hayatı seçmesinin etkisi de var sonuçta. yedi sülalesini geçindirecek servete sahip olmasına rağmen george gibi, her gün peşinde dolaşan, bol sıfırlı maaşlar alan imaj makerlara sahip değil ve her gün milletin karşısına estetikli ve tonla makyajla çıkmıyor. artık o da senin benim gibi insan, mahallemizin andrew abisi, canımız ciğerimiz.