şükela:  tümü | bugün
  • tolstoy'un savaş ve barış adlı eserindeki en delikanlı, yiğit, güzel karakter.
    austerlitz savaşında rus askerlerinin kaçtığını görünce dayanamaz; yere düşmüş bayrağı kaptığı gibi fransız ordusunun üzerine koşturur. nitekim vurulur (ara not: trt 1'de bir süredir yayınlanmakta olan napoleon dizisinde, austerlitz savaşı görüntülerinde bu ana bir gönderme yapılmıştır*).
    iyileştikten sonra rusyanın işgali* üzerine yine katılır orduya. albay rütbesindedir. canı sıkkındır. zira bu geniş yürekli insan sevdiği kadın tarafından aldatılmıştır. borodino savaşı sırasında cephenin ön saflarında tam bir 19. yüzyıl subayına yakışır şekilde dimdik ayakta durur. aha vuruldu vurulacak şimdi diye üzer okuru. sonuçta kaçınılmaz olan gerçekleşir. hemen dibinde bir howitzer mermisi patlar.

    edit: orada öldü demiyoruz canım. atlama hemen.
  • aslında özet roman okumanın sıkıntıları çok, normalde bu prens adrey savaş ve barış romanının sonlarına doğru, yaralı halde sevdiğinin eline düşüyor. kadın bir hayli bakıyor. orada karşılıksız olarak sevmeyi ve ihanete rağmen bağışlamayı ve hristiyan sevgisinin bilumum envaını keşfediryor ve sonra huzurlu ölüm.
  • tolstoy un dev eseri (bkz: savas ve barıs) taki ana karakterlerden biri..
    kitapta prens andrey gururlu,yalnız,ve hayatında anlam arayısında biri olarak anlatılır..tolstoy un andrey in iç dünyasını anlatısı ve tasviri mükemmeldir..
  • tolstoy'un savaş ve barış eserindeki baş kahramanlarından biri. asil bir ailenin evladı olup, ordu ve aile ikileminde geçen hayatı, evlilikler, aşklar ile dalgalanır; tatmadık maddi ve manevi acı bırakmaz. sonunda, yıllarca sert ve soguk bulduğu babasını anladığına inanırım. romanda geçmese de, düşünceleri ve davranışları, etrafındakilerden uzaklaşması bu izlenimi verir.

    tanıdığım en etkileyici ve iz bırakan roman kahramanıdır.

    --- spoiler ---

    bendeki tercümesi 4 ciltlik güzel ve sadeleştirilmemiş bir türkçe'yle kaleme alınmıştı, bir sahaftan almıştım. andrey bolkonski'nin öldüğü sayfanın kenarında kitabın eski sahibinin yazdığı 'şu an yurttayım, herkes yatıyor ve ben ağlıyorum' notu vardı. şimdi o kitap bende duruyor, kim bilir bu süreçte kimlerin elinden geçti, kimler andrey bolkonski'nin hikayesini yüreklerinde hissetti.

    neyse, o yazıların sahibi bir gün olur da bu satırları da okursa, kitabını seve seve geri hediye etmek isterim.

    --- spoiler ---
  • eski bir zamandan gelen mezapotamyalı şair ortak paydası eşitlikler ve ısrarlı dikkatin ürünü düzensiz fiillerle donanmış zamansız aralar vermiş yazar.
  • evde olmak, evde hissetmek.
    kırk yılda bir bayram tatilinde evde beraber oturup cnbc e'de scrubs özel gösterimi izlemek.
    bulmuş olmak ve bulmuş olduğuna hayret etmek.
    elini uzatınca dokunacak mesafede bulunması ve buna da hayret etmek.
    bir hediye, bir armağan, bir piyango büyük ikramiyesi kazanmış olmak ve buna da hayret etmek.
    hayretler içinde kalmak.
    "o"nun için -mek, -mak'tan oluşan bir yazı yazmak ve bunun için elinden gelen bir şeyin olmaması.
    şaşırmak.
    şaşırdığıylan kalmak.
  • natasha rostov'la ve anlasilan o ki the queen of naked kings ile ortak noktam. gerci daha sonraki okumalarimda, natasha gibi benim de gonlum pierre bezukhov'a kaymisti ama ilk ask(lar) unutulmuyor iste, yillar sonra gecenin bir vakti bir entry ile canlaniveriyor..
  • çok emo bir voyna i mir karakteri. sürekli kimse beni anlamıyor yeaaa havalarında gezinip durur. sonra da sevgi pıtırccığına falan bağlar. bunlar reklam kokan hareketler, ne gereği var. insanları sevmekmiş, peh.
  • bana mesaj yoluyla küfür edip, hemen ardından da mesajlarımı engelleyerek benden kaçmaya çalışan korkak yazar...

    yavrum yazık ya... küfürlerine vereceğim karşılıktan ölümüne tırstığı ve hatta ödü patladığı için panikle mesajlarımı engelledi eleman. kendisine nasıl bir korku verdiysem artık...

    korkma gel bi şey yapmayacağım... gel... gel...

    (bkz: yusuf yusuf)