şükela:  tümü | bugün
  • bizans imparatorluğu 'nda komnenos hanedanının son temsilcisi. dahi ve canavar, çapkın ve kahraman, halk kahramanı olarak tahta geçen ama iki yıl içinde ayaklanma sonucu tahtındna indirilerek işkenceyle öldürülen bir imparatordur. 1120 yılında doğan andronikos, tahta geçtiğinde altmışını geçmiş bir adamdı. amcasının oğlu manuel, ona karşı mesafeli bir sevgi sahibiyse de sarayda yanıbaşında tutmayacak kadar da akıllıydı. andronikos'un hırslı tabiatını onu ordu komutanı yaparak sınır savaşlarına yöneltti. kadınlara düşkünlüğü ve entrikacılığı yüzünden imparatorun başını öylesine ağrıtmıştı ki, manuel onu istanbul'a çağırdı ve dokuz yıl boyunca zindanlarda hapsetti. andronikos, hapisten iki kere kaçtı. son kaçışından sonra çevresinde asker toplamaya başlayınca manuel onu afettiğini duyurdu ve kilikya üzerine yapılacak sefere komutan olarak atadı.

    manuel'in ölümünden sonra basileus, yani imparator olarak tahta çıkan andronikos, iki yıl hüküm sürebildi. imparatorluğun iç teşkilatlanmasında reform denebilecek başarılıgelişmeler kaydetti. ticari yapıyı düzenleyerek hazineyi rahatlattı. bununla birlikte zalim bir yapısı vardı ve tekfurlara karşı baskı uyguluyordu. bununla birlikte ülke içinde güçlenmesi ve çevre ülkelerle antlaşmalar imzalaması avrupadaki büyük devletlerin özellikle de frederik barbaros 'un başında bulunduğu almanları rahatsız ediyordu. latin ittifakının doğuya yönelmesi ve istanbul'u hedef alması sonun başlangıcı oldu.

    kentte ihtilal başladı. halk bütün bu gelişmelere andronikos'un neden olduğunu düşünüyordu. andronikos, ihtilalcilerden kaçmak için kenti terkettiyse de yakalandı ve zincire vurularak anemas zindanlarına kondu. çeşitli işkencelerden geçti, uzuvları kesildi. bir devenin sırtına ters oturtularak halka sergilendi ve her türlü hakarete ve tacize uğradı. ayaklarından ters olarak asıldığı ve bu sırada "tanrım bana merhamet et! artık kırılmış bir fidanın üzerine neden yürüyorsunuz?" dediği rivayet edilir. ağzından bağırsaklarına doğru bir kılıç sokulması yoluyla işkencenin devam ettiği ve bir süre sonra dayanamayarak öldüğü söylenir.
    andronikos'la birlikte komnenos hanedanı sona erdi ve başa angeloslar geçti.
  • linç edilerek öldürülen kraldır. manuel'in kuzeniydi, vicdansız herifin tekiydi. bursa'nın bağlarını üzümle değil, astırdıklarının cesetleriyle yükledi. kimsenin onları indirip gömmesine de izin vermedi, çünkü onların güneşte kuruyup, sallanıp titremesini arzu ediyordu. tıpkı meyve bahçelerindeki asılmış korkuluklar gibi... sert yönetimi kısa sürdü, suratı tokatlandı, kıçına tekme atıldı, sakalı yolundu, dişleri söküldü... kimi sopayla başına vurdu, kimi de burun deliklerini sığır gübresiyle doldurdu... der nicetas choniates.
  • resmen 2 yıl fiilen 3 yıl hüküm süren bizans imparatoru.

    devleti zora, baskıya, şiddete dayanarak yönetti. bununla birlikte parayla makam satmadı. liyakati önemsedi. usulsüzlük, yolsuzluk, fakir zengin ayırmadan haksızlığa uğrayanı savundu ve haksızlık yapanları şiddetle cezalandırdı. bu noktada "bu benim adamım" demedi. kim olursa olsun cezasını kesti. bu yönetim karakteri sebebiyle üretim ve refah kırsalda ve devletin diğer şehirlerinde kayda değer şekilde arttı. halkın sırtından beslenen sırtlanlar korkudan hediyeleri bile kabul edemez oldular. ayrıca kaza yapıp kıyıya vurduğu vakit ya da yükleme anında gemilerin mallarını yağmalamayı adet edinenlerin gözünü başta o kıyıdan sorumlu vali olmak üzere şiddetli bir ölümle korkuttu. sözlerinde ne kadar ciddi olduğu bilindiğinden kıyıya vuran gemilerin malları dikkatle korundu.

    niketas, bunlar dışında yaptıklarının dehşet ve vahşetten ibaret olduğunu anlatmaktadır. bu vahşetin, dehşetin çok büyük kısmı iktidarını sağlamlaştırmak uğrunda yaptıklarıdır. bu noktada kuşku duyması kafidir. kuşku duyduğu kişiyi yakın çevresiyle birlikte etkisiz hale getirmek yönünde davranır. senato ve hakimler bir sözüne bakmaktadır. linç edilerek öldürülmesine yakın senatodan ve hakimlerden kendisine muhalif olduğuna inandığı isimleri ve bu isimlerin yakın çevresini ortadan kaldırma hakkı veren bir karar çıkarttırmış ve uygulatmıştır. böylece belirlediği isimlerin kimi öldürülmüş, kimi hapsedilip gözleri oyulmuş, kimi de uzaklara sürgün edilmiştir. en son kuşku duyup hapsettirmek istediği kişi isaakios angelos olmuştur. celladını onun evine yollamış ama isaakios ecelin kapısına geldiğini anlayınca karşı koyarak kurtulmuş ve ayasofya'ya sığınmıştır.

    niketas'ın ahmak, cahil, gaza gelip bir anda taraf değiştirmeye meyilli güruh olarak tarif ettiği başkent halkı isaakios'un sığındığı ayasofya'da toplanır. isaakios onları anadronikos'a karşı destek vermeye çağırmıştır. bu arada isaakios'un üzerine gelen de yoktur. bu esnada andronikos şehrin doğusunda bulunan kıyı kenarındaki bir konakta bulunmaktadır. bu boşlukta halk kabarmış ve köpürmüştür. nihayetinde ertesi sabah olunca isaakios lehine ihtilal başlatmışlardır. isaakios'u ve patriği peşlerine katıp büyük saraya yürürler. çoğunun ellerinde sopa vardır. bazılarında ise mızrak ve kalkan. andronikos için büyük saraya döndüğünde artık çok geçtir. ayaklanmayı bastırmak noktasında çevresinde yeterli güç yoktur. bir an mücadeleye kalkışır ama bunun imkansızlığı çok geçmeden anlar. bu anda tahttan oğlu adına çekilme teklifinin de halk tarafından reddedilmesiyle küçük yaştaki eşini ve sevgilisini yanına alıp firara kalkar. ancak kıyıdan açılmak isterken yanındaki az sayıdaki insanla birlikte yakalanmıştır. akabinde, halk tarafından tahta çıkarılan isaakios'un karşına getirilir. bu an uğrayacağı işkencenin getireceği sonunun başlangıcıdır. güçlü bir biçimde dövülür. dişleri sökülür. sakalı yolunup atılır. başı tıraş edilir ve sol kolu da kesilir. bu halde zindana atılmış ve burada acı içinde aç susuz olarak bir iki gün kalmıştır. üstelik burada bir gözü de oyulmuştur. bundan sonra ise hipodrama götürülür. yol boyunca taşlanır, kaburgaları delinir, burnuna tezek sokulur, suratına pislik sürülür. hipodrama vardıkları zaman da ayaklarından asılır ve işkence son sürat devam eder. etrafını saran insanlar tarafından lime lime edilir. vücudunun en hassas noktalarına kadar saldırılır ve sonunda da can verir. birkaç gün hipodramda cesedi sallanacaktır. sonra da niketas khoniates'in anlayışlı, insaflı olarak belirttiği birkaç kişi paramparça edilmiş olan cesedini hipodramdan alıp bir manastırın yakınına gömerler.