1. insanların fantezileri onlara sorun yaratan şeylerdir. fanteziniz yoksa sorununuz da yoktur çünkü karşınıza çıkan neyse onu alırsınız. ama o zaman da romantik aşk yaşamazsınız, çünkü romantik aşk, fantezinizi o fantezinin bulunmadığı insanlarda bulmaktır. - andy warhol felsefesi'nden.
  2. aşk (ergenlik), aşk (olgunluk), aşk (bunaklık), güzellik, şöhret, iş, zaman, ölüm, ekonomi, atmosfer, başarı, sanat, unvanlar, çınlama ve iç çamaşırının gücü gibi başlıklıklara sahip işbu kitap, aslında andy warhol'un hayattaki temel konular üzerine düşüncelerini içeriyor. kimsenin hakkında son noktayı koyamayacağı hayatın bu temel gerçekleri hakkında kendi yaşamından örneklerle konuşmuş warhol. yazmış demiyorum çünkü gerçekten konuşmuş. ideal karım dediği ses kayıt cihazına söyledikleri, sonradan yazıya dökülmüş ve sonuç olarak bu kitap ortaya çıkmış.

    --- spoiler ---

    "öpüşen iki kişi" dedim, "hep balık gibi görünür. öpüşen iki kişi ne demek zaten?"
    damian, "öbür insana sana dokunmasına izin verecek kadar güveniyorsun demek", dedi.
    "hayır değil. insanlar güvenmedikleri insanları her zaman öper. özellikle avrupa'da ve partilerde. herhangi birini öpebilecek bütün o tanıdıklarımızı düşünsene. 'güvendikleri' anlamına mı geliyor bu?"
    "bence öyle, evet," dedi b. şu b. amma inatçıydı. "bir sürü insana güveniyorlar, işte o kadar."
    b., damian'ı öptü. öpüşen iki kişi her zaman balığa benzer.

    --- spoiler ---
  3. her satırının altını teker teker, özenle çizmek istediğim başucu kitabım.

    --- spoiler ---

    ben çocukken hizmetçim olsun diye hayal kurmadım hiç, sahip olmayı hayal ettiğim tek şey şekerlerdi. olgunlaştıkça bu hayal 'şeker almak için para kazanmak' şekline büründü çünkü yaşlandıkça, elbette, daha gerçekçi olursunuz.

    --- spoiler ---
  4. andy warhol'un birçok konuyla ilgili kişisel ddüşüncelerini anlatan, okuması zevkli kitap. kitaptan öğrendiğimiz üzerine andy tam bir şeker bağımlısı. küçüklüğünden beri şekere çok düşkünmüş. hatta akşam yemeği için bir restorana gittiğinde önce bir et yemeği sipariş edermiş, onu yemezmiş. ondan sonra gelen tatlıyı yermiş. yemeği de insanlar neden sadece tatlı yediğini sormasınlar diye sipariş edermiş. günün her vakti şeker yiyebilen bir adam. herkesin bir zaafı vardır. andy'ninki de şekermiş işte.

    kitapta altını çizdiğim bazı yerler:

    --- spoiler ---

    tanıdığınız insanların aşk sorunları hakkında düşünmek gerçekten garip oluyor, çünkü onların aşk sorunları hayat sorunlarından çok farklı.

    ünlü olmak için iyi bir neden var, bütün büyük dergileri okuyabilir ve hikayelerdeki herkesi tanırsınız. sayfa sayfa gördükleriniz hep tanıştığınız insanlarıdır. ben böyle bir okuma deneyimimi seviyorum ve ünlü olmak için en iyi neden bu.

    bazı insanlarda tv büyüsü var. kamera üzerlerinde değilken resmen dökülüyorlar ama kamera karşısındayken tam anlamıyla derli toplular. başlamadan önce titreyip terliyorlar, reklam arasında terleyip titriyorlar, program bittiğinde terleyip titriyorlar ama kamera onları çekerken sakin ve güvenli görünüyorlar. kamera onları düğmelerinden açıp kapatıyor.

    şimdiye dek gördüğüm her profesyonel oyuncu sergilediği her gösteride tam aynı anda tam olarak aynı şeyi yapıyor hep. seyircilerin ne zaman güleceğini, ne zaman gerçekten ilgi duyacağını biliyorlar. benim hoşuma giden, her seferinde farklı olan şeyler. işte bu yüzden amatör oyuncuları ve kötü oyuncuları seviyorum. biraz sonra ne yapacaklarını hiç bilemiyorsunuz.

    bir şeyi artık istemez olduğunuz anda onu elde ediyorsunuz... bir aktris arkadaşım bana demişti ki, artık para ve mücevher istemez olduktan sonra parası ve mücevheri olmuş. bence bizim iyiliğimiz için hep böyle oluyor, çünkü bir şeyleri istemekten vazgeçtikten sonra onları elde etmek sizi çıldırtmaz. onları istemekten vazgeçtikten sonrası, onlara sahip olma durumuyla başa çıkabileceğiniz zamandır. ya da öncesi. ama o şeyleri istediğiniz dönem değil kesinlikle. bir şeyleri gerçekten isterken çıldırırsınız. gerçekten istediğiniz bir şey kucağınızda dururken her şeyin şekli şemali bozulur.

    bir şeyde çok uzun süre kötü olduktan sonra günün birinde ansızın o kadar kötü olmayınca sanki birdenbire yepyeni bir yetenek kazanmış gibi olursunuz.

    düşünmek zorunda kaldığım zaman bilirim ki resim yanlıştır. boyutlandırma, bir düşünme biçimidir; renklendirme de öyle. resim konusunda içgüdüm, "düşünmezsen resim doğru olur" der. siz karar vermek ve seçim yapmak zorunda kalır kalmaz, resim yanlış olur. siz daha çok karar verikçe, resim daha çok yanlış olur.

    --- spoiler ---

andy warhol felsefesi hakkında bilgi verin