şükela:  tümü | bugün
  • porcupine tree'nin yeni albumu "fear of a blank planet"ten muazzam bir eser. 17 dakika 40 saniye suren muzikal orgazm. albumdeki ucuncu parca.

    "arriving somewhere but not here" deadwing'de neyse anesthetize'de "fear of a blank planet"'de odur.
  • porcupine tree çaylağı olarak daha yeni dinlemeye başladığım fear of a blank planet albümünde karşıma çıkar çıkmaz beni kendisine esir etmiş eşsiz bişi.. kendimi kaybedip kaybedip duruyorum. bu böyleyse, in absentia'da ruhumu teslim edicem heralde..
  • arriving somewhere but not here'i dinledigimde "aha iste pt'nin kariyerinin doruk noktasi budur" dediydim ve acikcasi bir daha ona denk bir sarki gelir mi diye suphelerim vardi.. ama steven amcam benim suphelerimi gotume sokar nitelikte birseyle geldi karsima.. hemide 17:40 uzunlugunda ilk ve orta dereceli anadolu progressive liselerinde zorunlu okutulmasi gereken bir sarkiyla..

    bilmiyorum belki sarkinin adindandir kesin bir anestezik etkisi var.. 17 dakikanin nasil gectigini hic anlamiyorsunuz.. hafiften synthesizer sesi, temiz elektro notalari ve alisilmisin disinda bir davul orgusuyle baslayan hipnoz seansimiz steven abimizin yumusak vokaliyle bizleri telkin etmeye baslamasiyla devam ediyor.. sozler "i simply am not here" derken ziplayarak giren elektro sesi, bas gitarin gidisati hafiften devralisi ve efekt layerlariyla harbiden sizin de ortamdan uzaklasmaya baslamanizi ilk duydugumuz distortion engelliyor.. aha lan sertlesiyoruz galiba derken ortama bir solo giriyor ki tadindan yenmiyor (rush'tan alex lifeson tarafindan yazilmis bir solo).. burdan sonra sol kulakliktan sag kulakliga dogru ziplayacak sekilde tasarlanmis riffler devreye giriyor ve beyin amciklamasi katsayaniz artiyor.. sonrasinda yavastan piyano ve synthesizer melodileri arasinda bir sonraki distortion seansina dogru ilerliyoruz.. distortion dozumuzu aldiktan sonra bence sarkinin en super yerine geliyoruz ki (7:10 civarlari) muhtesem bassline, bol bol elektro perkusyon efektleri ve super bir vokalle gotumuzu tavana vurduruyoruz.. ardindan super nakaratimiz giriyor ve tempo hic dusmeden bir sure devam ediyor.. iyice derinlere inen gitar solosu, super bassline ve synthesizer efektleriyle gecen 1-2 dakikadan sonra 11:05 civarina geliyoruz ki burada pt tarihinde hic olmayan bir sey var: 2 adet full distortion gitar ustune double cross.. hayirdir isallah diyoruz bi 10 saniye kadar suren bu kismi anlamaya calismiyoruz.. 12:10 civari sarki birden yavasliyor.. distortion yerini temiz gitar notalarina, yumusak efektlere ve wilson'un vokal katmanlarina birakiyor.. atmosfer yukseliyor, klasik gitar duyuluyor, daha az mutlu dakikalar yasiyoruz sona dogru.. sarki biterken biz de bitmis gibiyiz.. sentimental dinleyip dinleniyoruz biraz..
  • 7:50 civarında giren mükemmel vokalin

    all the apathy from the pills in me
    its all in me, all in you
    electricity from the pills in me
    its all in me, all in you

    şeklinde olduğu şarkıdır ki bu nakarat şarkının öyle bir yerinde gelir ki geri kalan 7 dakikayı sabırsız kılar 10. dakika civarlarındaki kişisel favorim synthesizer sekansından bir kaç dakika sonra tekrar kafama kazınmış olan harika nakarat all the " all the apathy from the pills in me " derken aklıma maynard james keenan'ın orestes'teki "one more medicated peaceful moment " sözleri akla gelir , sonlara doğru başka bir şarkı dinliyor gibi olsamda sentimental başlar ama onunda başı sanki how is your life today gibidir ne yapsam albüme devam mı etsem yoksa aklımdakilere cevap mı versem diye düşünürken, pencereden dışarı bakarım nisanın ortasında kar yağmaktadır, albümün sonuna orestes, how is your life today ve arriving somewhere but not here'i ekleyerek algının sınırlarında biraz daha dolaşmayı yeğelerken albümün son şarkısı sleep together'daki oryantal melodi uyanıklıkla, uyku arasındaki bünyemi uyandırır, saat geç olmuştur televizyonu açarım reality show'ların tekrarı vardır ve popüler kültüre maruz bir şekilde yataktan kalkarım.
  • bu parça, her defasında hayatımdan 18'er dakika çalıyor. 24 saat içinde ortalama 7-8 defa dinlediğimi varsayarsam günde 2 saat kısaltıyor ömrümü.
    böyle bir müzikal düzenleme şaheserinden sonra başka bir parça şu dakikadan sonra kulaklarımdan içeri giremez.
  • porcupine tree'nin yeni ve en epik saheseri..sonunda soyle olabiliyor; "bitti mi? bitmesin. bitme."
  • solosunuda rush'tan alex lifeson calmaktadır..(bkz: yuh)
  • 4uncu dakikadan 7inci dakikanin ortalarina kadar giren enstrumantal kisim harika otesidir.
  • başından sonuna kadar evrim geçiren, uzunluğunu* hiç belli etmeyen, albümün* temel parçası. sürekli ve akışkan bir gidişatı var şarkının. porcupine tree'nin arriving somewhere but not here'den sonraki başucu eseri.
  • steven wilson un dahiliginin kanli canli kanitidir efendim bu sarki.