şükela:  tümü | bugün
  • tomakinlerin kral tvde klibi donen sarkisi, sozleri de boyledir

    aney
    kafayi ben sende buldum
    ne aradim nede sordum
    uzun zaman gecti aman
    bak artik ben adam oldum

    karsima cikma halin yaman..

    aney derdim coktur derman bulmaz
    kimse gelip halim sormaz
    bu senede evde kaldim

    aney isyanimi kimse duymaz
    bir iki üc böyle olmaz
    öfkemden dejenere oldum
  • tanıdığım çoğu er kişinin, annelerini telefonlarının rehberine kayıt ederlerken kullandıkları tanımlama.ama
    gözlemlediğim kadarıyla gene bu gavatlar babaları tarafından arandığında, ekranda beliren ise genelde çok resmi olan "baba" şeklinde oluyor.
    iğrençsiniz ibneler.
  • (bkz: anay)
  • (bkz: anne)
  • (bkz: aneypazarı)
  • kahtalı mıçı ya ait bir parça.
  • kibar feyzo filminde adile naşit'in canlandırdığı karakter. oğlu feyzo * askerden gelince ilk iş ona öpmesi için elini uzatan, gülo * ile feyzo'nun halvet olmasını engellemek için gece nöbet tutan sevimli aney.

    (bkz: adile naşit/#8061406)
  • mehmet atilla maraş ın bir şiiri. kendisini ilk defa ankara emek 8. caddede urfa aney sofrası isimli bir restoranın duvarında görmüş, daha sonra hep kahir gurbet siirleri isimli albümde bedirhan gökçeden dinlemişimdir. sözleri de şöyle:

    aney
    bu akşam aklıma yine sen geldin
    dersi bıraktım çalışamadım.
    saat 1'e geliyordu aney, yatamadım
    uyku gözüme girmedi
    sen bu saatlerde benim beşiğimi sallardın
    uykunu harab ederdin benim için
    ağladığım zaman, sancılandığım zaman
    kalkardın, süt verirdin, nane kaynatırdın
    aney, canım aney, kurban aney
    hayalin önümde şimdi anıt gibi durur
    sen şimdi leğenin başına oturmuş, hamur yoğuruyorsun
    yarın ekmek yapacaksın, akşama kadar
    gözlerin tezek dumanından yaşaracak
    alnında ter bulgur bulgur kabaracak
    sıcak bazlamalar yapacaksın.
    ben orda yokum ağlayacaksın
    ağlama aney ağlama, gündür bu, nasıl olsa geçer
    insan insana tez kavuşur.
    ben sizi hiç unutmadım, hiç unutmayacağım
    ben okuyorum aney okuyorum mühendis olacağım
    sana yeni yeni avizeler alacağım
    dedim ya okuyorum mühendis olacağım
    mektubunda diyorsun ki; bu gece çiğ köfte yaptık
    lokmalar boğazımdan geçmedi
    her sofraya oturuşumuzda senin yokluğun belli oluyor
    biliyorum aney biliyorum, senin kalbin ipek gibidir
    incedir, yufkadır, benim yokluğuma dayanamazsın
    özledim diyorsun benim için.
    ben de özledim seni
    babamı da, bacımı da, gardaşlarımı da
    karayazılı memleketimi de
    hepinizi özledim, özledim ama gel gör ki
    kader bu elvermiyor, ne yapacaksın
    rıdvaniye'de sela şimdi
    sisleri perde perde dağıtan bir ses
    sonsuzda allah'a ulaşan bir yankı
    bir ezan sesiyle uyanır insanlar, yorgun gecede
    uyanır herkes
    köyden şehire saman taşıyan
    deve kervanları gelir bu saatte
    çıngırak sesleri geceyle gündüzü birleştirir
    sabah olur, babam erkenden işe gider
    aney evimiz yine o yokuşta mı?
    dar sokaklar, taş duvarlar arkasında mı?
    eskisi gibi yıkık dökük mü gene?
    ah! aney ah! unuttum inan evimizin şeklini
    o ev denen köstebek yuvalarını
    kerpiç damları, kuyu suyunu, sıra gecelerini,
    bağ yapılarını...
    yağmur dualarının anılarını yitirdim
    hele sen buraya bir gel de gör
    sonsuza uzayan gökdelenleri, sıra sıra taksileri
    geceleri renk renk ışıkları, denizde vapurları
    balıkçıları, kızları, erkekleri, insan selini
    ama benim hiç birinde gözüm yok
    ne kızlarında, ne taksilerinde, ne de gökdelenlerinde
    benim aklım sizde ve memleketimde...
    ben okuyorum aney, okuyacağım,
    göreceksin bak mühendis olacağım.
    bizim orda, ezo gelin, türkü türkü uzanır
    düğünlerde davullar vurulur
    zılgıtlar çalınır, lorke, delilo oynanır
    böylesine gitar denen çalgıyla
    sabahlara kadar ye ye ye diye bağırmazlar
    değil mi aney
    hani yaz geldi mi, evimizin o küçücük penceresine
    bir çift yusuf tutan kuşu konar ya,
    hani asmamız üzüm tutar, sumaklar sakızlanır
    insanlar çalışır, harıl harıl kış için
    güneş yandırır o kavruk yüzlerini
    hani sen elinde sıtıl, suya gidersin
    işte o zaman geleceğim, bekle beni...
    ah aney daha neler var neler sana yazamadığım
    mektubumu burada bitirirken,
    beni büyüten ellerinden, binlerce kere öperim
    canım aney, kurban aney, can aney.......