şükela:  tümü | bugün
  • massive attack'in bu zamana kadar nasil olduysa buraya sozleri yazilmamis parcasi..madem oyle tam olsun:

    you are my angel
    come from way above
    to bring me love

    her eyes
    shes on the dark side
    neutralize every man in sight

    love you, love you, love you...

    you are my angel
    come from way above

    love you, love you, love you...
  • 6 bölümlük mini bir devam dizisini yeni izlediğim vampir dizisi.bu yeni dizide eski angel oyuncularından hiçbiri bulunmuyor.yeni oyunculara yer verilmiş.ayrıca vampirliğin kan içme yerine kan ile bulaşan bir hastalık ile meteforik olarak anlatılması da hayli ilginç.dikkat çeken bir diğer konu ise eşcinsel karakterlerin sayısındaki hissedilir artış.buffy ve angel da willow, tara lorne falan iken bu devam dizisinde neredeyse herkes eşcinsel.tabii hakkını vermek lazım:al pacino meryl streep gibi usta oyuncuları görmek güzeldi ama insan onlar yerine bir spike'ı bir giles ı da görmek isterdi.hem daha az para da alırlardı.çok iyi bir angel fanı olarak kanatlı kadın iblisin "look up!" dediği sahnenin angel 'in 4. sezon 15 bölümü orpheus daki iblise gönderme oldugunu zannediyorum.ama yanılıyor da olabilirim.dövüş sahnesi ise yok denecek kadar az.yine de takdir edilecek bir çaba.tüm angel fanlarına tavsiye ederim.
  • haça bakamaz
    mala vuramaz
    ne de yaramaz
    benekli kedim
  • massive attack'in insanlar daha da atesli sevissinler diye yaptigi sarki. bildigin sevisme fon muzigi.
  • angel karakterinin yıllar yılı azap çekmesine rağmen aslında içinde nasıl biri olduğunu anlamak için 2. sezondaki gruptan ayrılma hikayesini izlemek gerekir. 2. sezonda cordelia, wesley ve gunn'ı kovan angel en sonunda onlarla barışmak ister. ekip geri döner ancak cordelia "biz arkadaş değiliz," deyince dünya angel'ın başına yıkılır. wesley barışmanın zor olduğunu anlatadursun angel çareyi cordelia'ya bir ton yeni kıyafet almakta bulmuştur. cordelia büyük bir sevinçle odaya dalar ve angel'ı öpmeye başlar. işte o sahnede, david boreanaz'ın da sadece yakışıklı bir odun olmadığını kanıtlamasının yanı sıra, angel karakterinin 4 senedir göremediğimiz bir yüzünü görürüz. angel cordelia ile birlikte güler, küçük kızlar gibi hoplayıp zıplar. ağır giden ve daima yayından kaldırılma riski altında olan bir dizinin baş karakterinin biraz daha enteresan ve katmanlı olması gerektiğinden olsa gerek o tarihten sonra izlediğimiz angel çok daha ilginç bir karakterdir. hemen bir sonraki bölümde cordelia "i love you" dediğinde yüzüne bir gülümseme yerleştirir ki örneğin, inanamazsınız yüzyıllardır yaşadığı vicdan azabıyla çöken karakterin o olduğuna.

    joss whedon dizileri işte bu yüzden sadece 13 veya 26 bölüm sürseler bile istisnasız efsane olurlar. çünkü kendisi tek bir sahne içerisinde karakterine muhteşem bir katman ekleme, ona bambaşka bir boyut kazandırma dehasıdır. buffy'nin 7. sezonunda öylesine gözüken potansiyel avcıların bile hatrı sayılır bir kısmı, bugünkü değme dizi karakterlerinden daha iyi geliştirilmiştir. angel da bir istisna değildir. sadece başrolündeki karakter değil, bütün yan karakterler dizi boyunca gelişir; asla aynı kalmazlar. gelişir, bize ayna tutar,derin mesajlar verirler. bu da onları bir sanat eseri, tv'de sanat yapılmaz tezinin de çürütücüsü yapar.
  • dc comics için vertigo, marvel comics için max neyse buffyverse için angel odur. joss whedon'ın buffy the vampire slayer ile oluşturduğu bu evrenin daha karanlık ve ağır tarafını temsil eder. hatta angelverse adıyla buffyverse'den ayrı da kabul edilir. bunun başlıca sebebi, tüm fantastik temalarına rağmen, daha gerçekçi olmasıdır. btvs'de işler basittir, her sezon bir (ya da birden fazla) big bad çıkar ve istisnasız her sezon scooby gang tarafından yenilgiye uğratılır, yedi sezonu böyle geçti dizinin. angel'da ise durum biraz daha karmaşıktır, çünkü angel zaten milyonlarca yıl önce kazanmış ve dünyayı ele geçirmiş bir düşmana karşı kazanılması mümkün olmayan bir savaş vermektedir. dizinin ikinci sezonundaki reprise ve epiphany adlı bölümlerde bu açıkça gözler önüne serilmiştir. wolfram & hart sadece birkaç eski iblis ve bir avukatlık şirketinden ibaret değildir, angel'ın korumak için savaştığı milyarlarca insanın içindedir. onlardan güç alır, onların günahlarıyla beslenir. dolayısıyla wolfram & hart kazanılacak ya da kaybedilecek bir savaşın içinde değildir.

    aynı zamanda kendiyle ve geçmişiyle de düello etmektedir angel. sıradan bir insanken dünya üzerindeki en acımasız varlığa dönüşmüş, akıl almaz katliamlar yapmıştır. the master bile onu gördüğü en kötü yaratık olarak nitelendirmiştir. avrupa angelus'tan çektiğini vebadan çekmemiştir, zaten o sebeple angelus the scourge of europe lakabını almıştır. angel tüm bunların ızdırabını hissetmek ve kefareti için çalışmak zorundadır. yaptıklarını telafi edebileceğinden değil, telafi etmeye çalışmak zorunda olduğundan dolayı. ruhunun kendisine yaşattığı vicdan azabını ancak bu şekilde hafifletebilir. ya kendisini dış dünyadan tamamen soyutlayarak geçmişinin kendisini küle döndürmesine izin verecek ya da savaşacaktır. bu açıdan bir anti-kahraman sayılabilir. eğer angelus olmasaydı liam muhtemelen ömrünü kadınlar ve içkiyle sürdürmeye devam edecekti, fakat iblis kahramanı yarattı. angel-angelus arasında da tam bir dr jekyll ve mr hyde ilişkisi vardır. birbirlerinden bahsederken sanki farklı kişilerden bahseder gibi konuşurlar. diğer vampirlerde bu derece bir farklılığa rastlamadım, örneğin spike'ın ruhlu ve ruhsuz hali arasında bu kadar büyük bir zıtlık yoktu.

    joss whedon'ın buffy'yi yaratırken kitty pryde'dan ilham aldığı biliniyor. bana kalırsa angel için de batman ve wolverine'den bir esinlenme söz konusu olabilir. angel, kişiliği itibariyle bariz bir şekilde bruce wayne'ni andırıyor. ikisinin de en büyük ortak özellikleri karanlık ve anti-sosyal bir görünüm çizmeleridir. ancak bu sadece bir maskedir onlar için, çünkü aslında son derece duygusal karakterlerdir. üzerinde kontrol sahibi olmadıkları olayların bile sorumluluklarını taşımaları sayesinde birer kahraman olabilmişlerdir. bu duygusal yanları onların en büyük gücü olmasının yanında en büyük zayıflıklarıdır da aynı zamanda. zira ikisi de kaybetmeye en çok rakipleri tarafından duygusal olarak zayıflatılmaları ve iradelerinin kırılması sonucu yaklaşmışlardır. hayat hikayesi açısından baktığımızda da wolverine ile benzerlikler taşıdığı görülüyor. angel da wolverine gibi babasıyla sorunlu bir ilişkiye sahiptir, genç sayılabilecek bir yaşta evini ve ailesini sonsuza dek terk etmek zorunda kalır. birisinin etkisi altına girerek dehşet saçan bir ölüm makinesi haline gelir. ancak tüm bunların sonunda bir kıza olan aşkı ve o kızın dahil olduğu bir grup sayesinde kahraman haline gelir. bir oğul sahibi olur fakat oğlu eski düşmanları tarafından kaçırılır, beyni yıkanır ve baba ile oğul karşı karşıya gelmek zorunda kalır. tabii tüm bunların yanında ikisi de son derece uzun bir ömre sahiptirler ve gerçek isimlerini hiç kullanmazlar.

    beşinci sezonda birçok soru işaretiyle sonlanan dizi joss whedon'ın canon kabul ettiği ve brian lynch imzası taşıyan bir çizgi roman serisi ile devam etmektedir. daha fazla bilgi için:

    (bkz: angel after the fall)
  • güzide massive attack parçasından bahsedecek olursak eğer, insana yürürken tamamen on numara vurdumduymaz entarisi giydirir. hani attığınız her adımın arkasından bir bina yıkılsa, bir bomba atılsa, yer gök birbirine girip münker ve nekir belirse arkanızdan, depremler halay çekse zerre skinizde olmayacakmış gibi hissettir. yürümeyi yeni baştan öğretir be kahpe. yürürken bi deneyin lan nolcek. *
  • judas priest'in son albümünden çarpıcı bir ballad. sözlerini de yaziim de tam olsun:

    angel - put sad wings around me now
    protect me from this world of sin
    so that we can rise again

    oh angel - we can find our way somehow
    escaping from the world we’re in
    to a place where we began

    and i know we’ll find
    a better place and peace of mind
    just tell me that it’s all you want - for you and me
    angel won’t you set me free

    angel remember how we’d chase the sun
    then reaching for the stars at night
    as our lives had just begun

    when i close my eyes i hear your velvet wings and cry
    i’m waiting here with open arms – oh can’t you see
    angel shine your light on me

    oh angel will we meet once more – i’ll pray
    when all my sins are washed away
    hold me inside your wings and stay
    oh! angel take me away

    put sad wings around me now
    angel take me far away
    put sad wings around me now
    so that we can rise again
  • bir çok yönden buffyden farklılık gösteren dizi.
    daha gotik, karanlık, esprileri ve çekim teknikleri daha güzel olan fatastik vampir dizisi.
  • marty friedman ın scenes albümünde yer alan güzide bir eser.