şükela:  tümü | bugün
  • saf, katıksız, 400'lü yıllarda kuzey almanya'da yaşayan angel halkının konuştuğu germanik dilden gelen kelimelerin dışında ingilizce'ye giren bütün kelimelerin atıldığı bir dil.

    kendi wikisi bile var: bkz

    türkiye başlığından örnek bir metin:

    "the turkish folkdom (in turkish türkiye cumhuriyeti) is a rike in western asia and south-eastern europe. turkland is mainly made up of two landlorely belts: sunriseland and (eastern) thraceland ....... about 75,000,000 folk live in turkland. ıts riketongue is turkish and its headtown ankara.turkland is a onehoodly rike cloven into 81 shires (in turkish il or vilayet)."
  • öz türkçemizin ingilizce olanı. böylesine tamamen saf, içine başka dil bulaşmamış bir öz ingilizce gerçekte hiç konuşulmadıysa da (en azından birkaç bin senedir, düzeltilmeye açığım) sanal olarak konuşulduğu ortamlar bulunmakta. ingilizce gibi sadece dünya'nın kalanından kopmamak için bir araç haline gelmiş, barındırdığı latince kökenli sözcükler nedeniyle karman çorman olup çirkinleşmiş bir dilin özünde ne kadar saf, sıcacık, mantıklı olduğunu göstermesi açısından iyidir bu ortamlar.
  • sözcükleri, bu akım etkisinde yazılmış bir metinde okuduğumuzda görüyoruz ki, birçok ingilizce sözcük* yerini bugün almancada kullanılana çok benzer varyasyonlara bırakıyor.

    örneğin hidrojen'in öz ingilizce versiyonu waterstuff. bunun günümüz almancasındaki hali "wasserstoff".
    "science"ın öz ingilizcesi "witship". bunun günümüz almancasındaki hali "wissenschaft".
    "television"ın öz ingilizcesi "farseer". bunun günümüz amancasındaki hali "fernseher".
    "workplace"in öz ingilizcesi "workstead". bunun günümüz almancasındaki hali "werkstatt".

    ingilizce konuşanlar tarafından pek bilinmiyorlar. aslında öz ingilizce ile yazılmış bir kitabı anadili almanca olan kişiler muhtemelen daha kolay okurlardı, ama yine de olumlu bir çaba denebilir. çok yaygın olmasa bile en azından bununla dalga geçmeye çalışan bir muhalif kesim yok.