şükela:  tümü | bugün
  • ani bebek ölümü sendromunun (sids) nedenlerinden biri, bebeklerin rüyalarında kendilerini ana rahminde görerek nefes almayı kesmeleriymiş...
    "avustralya'da curtin teknoloji üniversitesi öğretim üyesi olan ve beynin bilgi süreci üzerinde araştırmalar yapan george christos, rüyalarında kendilerini ana rahminde gören bebeklerin, kan yoluyla oksijen ihtiyaçlarını karşıladıkları için nefes almayı kestiklerini, bu nedenle uykuda ani ölümlerin meydana geldiğini söyledi.
    'hafıza ve rüyalar: insanın yaratıcı zekâsı' adlı kitabın da yazarı olan christos, iki aylık olana kadar rüya görme donatısına sahip olmayan bebeklerin, ilk iki ayda uykuda ani ölüm riskinin düşük olduğunu belirterek, bebeğin uyuduğu ortamın ana rahmine benzemesinin, söz konusu riski artırdığı uyarısında bulundu.
    christos, bulgusunda stanford üniversitesi psikofizyoloji laboratuvarında yapılan ve uyku sürecini inceleyen bir araştırmadan faydalandığını söyledi. araştırma, kişilerin rüyalarında kendilerini sualtında gördüklerinde nefes almayı kestiğini ortaya koymuştu. "

    kaynak: radikal gazetesi 5 ağustos 2003
  • sebebi belirlenemeyen bebek olumlerine verilen isim.
    bebeginiz oldu fakat biz elimizdeki imkanlarla(otopsi , cevre incelemesi , genetik analiz vs) ,bunun sebebini bulamadik demenin bilimsel yolu.
    sids kurbanlari genelde uykularinda , aniden ve aci cekmeden hayata veda ederler. kesinlikle bogulma ya da diger cocuk hastaliklari ile karistirilmamasi gerekir.
    sids riski bebek 1 aylikken baslar , 2 ile 4 ay arasinda maksimum olur ve 4 aydan sonra hizli bir sekilde duser.1 yasina gelmis bebeklerde sifira yakindir.

    olum sebebi bilinmedigi icin ,sids hakkinda soylenen hemen hersey (asagida yazdiklarim da dahil) istatistiksel bilgilere dayanir.
    bebeginizin sids riskini azlatmak icin yapmaniz gerekenler:

    1-mutlaka ama mutlaka sirt ustu uyutun:
    boyun , karin ve sirt kaslarinin gelismesi icin gun icinde uyanik oldugu zamanlarda yuz ustu birakabilirsiniz hatta birakmalisiniz. ama uyanikken bile bebeginiz yuzustu yatarken yaninda mutlaka birisi olsun.

    2-uyurken besiginin icinde hic birsey olmamasina dikkat edin.
    oyuncaklar
    her turlu yastik
    bebek donmesin diye orasina burasina sikistirilan kucuk minderler , tamponlar vs
    usumesin diye uzerine orttugunuz altina serdiginiz battaniyeler.

    bebeginizin uzerinde uyudugu yatagin cok yumusak olmamasina uzerinde sadece cok siki bir sekilde yatagin uzerine gecirilmis bir carsaf olmasina dikkat edin.
    usumesinden korkuyorsaniz kalin giydirin ya da odayi sicak tutmaya calisin, ille de ben battaniye ortecegim diyorsaniz battaniyenin cok hafif ve yuzde yuz pamuk olmasina dikkat edin. pamuk olmasini istememizin sebebi bebek yuzune cektiginde nefes alabilmesini saglamak. kullanacaginiz battaniyeyi agziniza kapatarak icinden hava gecip gecmedigini anlamaya calisin. battaniyenin her iki tarafini yatagin kenarlarina sikistirin.

    3-eger yaninda biri yoksa bebeginizi mutlaka besiginde uyutun, bu imkaniniz yoksa uyudugu ortamda donup agzini saga sola yapistiramayacagi yerleri tercih edin.kanepe , koltuk turu yerlerde mumkunde bebeginizi yalniz birakmayin.

    4-sigara dumani sids'i tetikleyen en buyuk faktorlerden biridir. cocugunuzun yaninda sigara icmeyin , kimsenin de icmesine izin vermeyin, eger esiniz ise bunu yapan kendisini bosamakla tehdit edin, hala sonuc alamazsaniz gercekten bosayin.

    5-mumkunse bebeginizi anne sutu ile besleyin.anne sutu ile beslenen bebeklerde sids orani formula bebeklerine gore cok daha dusuk.

    6-uyurken bebeginize emzik vermeyi deneyin. agzinda emzikle uyuyan bebekler cok derin uykuya dalamaz ,bu da sids riskini azaltir.ama her bebek emzikle uyumak istemeyebilir , bir iki defa verdiniz baktiniz almiyor fazla zorlamayin.gece agzindan emzik duserse aglamadigi mudetce geri sokmaya calismayin.

    7-bebeginizin uyudugu odanin sicakligini iyi ayarlayin. cok sicak ortamlarda cocugunuzu uyutmayin. iki ya da uc kat penye giydirdiginizde terlemeden uyuyabilmeli cocuk. ayrica hava sirkulasyonunun iyi olmasina dikkat edin. eger klima imkaniniz yoksa ,cok basit olarak bir vantilatoru acik pencereden disariya bakacak sekilde dusuk ayarda calistirabilirsiniz.boylece orta boy bir odayi butun gun havalandirabilirsiniz.

    8-mumkunse bebeginiz 6 aylik olana kadar sizinle ayni odada fakat kendi besiginde uyusun.boylece acil durumlarda mudahale edebilirsiniz. kesinlikle yaninizda ayni yatakta yatirmayin.

    9-sagda solda gordugunuz okudugunuz sids'i engellediginini iddia eden urunlerin hicbirine kulak asmayin.yok oyle birsey. hic bir alet edevat , yastik vs bebeginizi sids'e karsi korudugu henuz kanitlanmadi. paraniz coksa bu isi arastiran kuruluslara verin.

    10-yukarida sayilanlara dikkat ettiginiz surece zaten dusuk olan sids olasiligini iyice dusurmus olursunuz. tedbirleri alin ama paranoyak ta olmayin. unutmayin bebeginizin biryerden duserek olme riski sids ile olme riskinden cok daha fazla. eger geceleri 1000 defa kalkip bebeginiz nefes aliyor mu diye kontrol ederseniz bir sonraki gun uykusuzluktan yipranan bunyenizle gerektiginde kendisini daha tehlikeli seylerden koruyamayabilirsiniz!
  • eğer bebeğiniz ani bebek ölümü riski taşıyorsa (ki uyku laboratuvarında bu tespit edilebiliyor); ömrünün ilk 14 ayının uykuda geçirdiği süresini bir monitöre bağlı olarak geçiriyor... bu alet, bebeğiniz uykuda 20 saniyeden uzun bir süre nefes almaz ise alarm veriyor... siz de bebeğinizi uyandırıp, uykuda ani bebek ölümü sendromu kurbanı olmasını engelleyebiliyorsunuz...

    yapılan araştırmalar ani bebek ölümünü tam olarak açıklayamasa da, ailede daha önce yaşanmış bir ani bebek ölümü varsa, bu ölümden sonra ki tüm bebekler de bu riski taşıyor...

    ve yine yapılan araştırmalar gösteriyor ki, ani bebek ölümü önceki araştırmalarda ilk dört ayı riskli bulurken son araştırmalar ilk 14 ayı riskli buluyor... ve eğer ki bebeğiniz çok riskli diye adlandırılan kategoride ise malesef ki 5. yaşına kadar bu riski halen taşıyor... bunun için 14 ay monitörlü uykudan sonra çocuğunuzun düzenli olarak ekgsini çektirmeniz ve uyku laboratuvarda gerekli testlerini yaptırmanız gerekiyor...

    her şey bir tarafa... çok zor bir şey...
    evlat acısı yaşamamış birinin tam olarak anlayamadığı bir sendrom...
  • "bebeğin yatağında anlaşılmayan bir nedenle beklenmedik bir biçimde ölümüne, "beşik ölümü" (cd) ya da ani bebek ölümü sendromu (sıds) denir. uykudaki bir bebeğin ölümü herkes için çok acı bir kayıptır. her yıl birkaç günle bir yaş arasında yedi-sekiz bin bebek anlaşılamayan nedenlerle uykusunda ölmektedir. en yüksek ölüm oranı iki-altı ay grubundadır. olası nedenler elenerek koyulan tanılar otopsi raporlarına dayanmaktadır.

    çoğu vakada ölüm nedeni bebeğin kustuğu sütü soluk borusuna kaçırması değildir. enfeksiyon, soğuk algınlığı ya da bulaşıcı hastalıklar da değildir. beşik ölümünün temel nedeni tam olarak bilinememektedir.

    bir bebeği uykusunda öldürebilecek olası fizyolojik nedenleri çok düşündüm. ...bunun tek mantıklı açıklamasının bebek çok kalın giydirildiğinde ve oda gereğinden fazla ısıtıldığında, dehidrasyona bağlı olarak bronşçukların kasılması ve vücudun ısı kontrol mekanizmalarının çalışması olduğuna inanıyorum. ben buna bebek astımı diyorum. astım, tedavisi olduğu halde her yıl birkaç bin çocuğu öldürüyorsa, niçin derin uykuda oldukları için sorunlarını dile getiremeyen bebeklerin başlıca ölüm nedeni olmasın?

    inek sütüyle yapılan mamalar da beşik ölümünün nedenlerinden biri olabilir. insan sütüyle inek sütü arasında büyük farklılıklar vardır. insan sütünden daha yoğun olan inek sütünün yağ ve protein içeriği fazladır. inek sütü yaşamlarının ilk saatlerinin içinde ayağa kalkıp koşmaya başlayan buzağuların gereksinimini karşılayacak özelliktedir. yeni doğmuş insan yavrusu yaşamının ilk bir kaç ayında hareketsizdir. insan sütüyle inek sütünün kıvam ve bileşiminin farklılığının nedeni budur. tek su kaynağı olarak bebeğe mama verilirse (çoğu zaman anne babalara bebeklerine su vermemeleri önerilir yanlış bir şekilde), bebeğin metabolik sistemleri konsantre sütü sindirmekte güçlük çekebilir ve bu süt bebeğe zarar verebilir.

    bir tıp konferansında, trafik kazasında ölen bebeklere yapılan otopsilerde, mamayla beslenen bebeklerin koroner arterlerinde belirgin kısmî tıkanma görüldüğünü, anne sütüyle beslenenlerde buna rastlanmadığını öğrendim. bu kamuoyuna açıklanmayan önemli bir bulgudur. ben mamayla beslenen bebeklerin koroner arterlerinin tıkanmasını, mamanın yoğunluğunun anne sütünden daha fazla olmasına bağlıyorum.

    birçok insan bebeğe konsantre süt veridkten sonra onu sarıp sarmalayıp uykuya yatırır. bebek uykusunda soluk verirken akciğerlerinden kendi vücut ağırlığına oranla çok fazla su kaybeder. bebeğin içtiği süt, çoğu zaman yalnızca sütün sindirimine yetecek kadar su içerir, bunun üzerine bir de akciğerlerden su kaybederse, bebek susuz kalır ve vücudundaki fizyolojik değişiklikler susuzluk kontrol mekanizmasını çalıştırır. bunun sonucunda, bebekler için bir büyüme hormonu olan ve vücutlarında bol miktarda bulunan histaminin salgılanması artar. histamin aynı zamanda bronşçukları daraltan bir salgıdır. belli bir süt karışımının tüketilmesi, elverişsiz bir ortam ve bebeğin kendi vücudunu soğutma yeteneğinin olmaması, metabolik dengesini bozup bronşçukların daralmasına ve onun uykusunda sessizce ölmesine neden olabilir.

    beni şaşırtan, bebeklerin kendilerini içinde bulundukları ortama böylesine çabuk uyumlayarak yenilemeleridir. bu, beşik ölümü oranının düşüren bir etmendir. ben bunu bebeklerin sindirim sürecinin aktivitesine bağlıyorum. sistemleri öylesine aktiftir ki, sütün sindirimini kolaylaştırmak için metabolik işlemlerle onun yapısındaki katı maddelerin yıkımından bir miktar su üretebilirler. bu, bebeğin dengesini bozarak beşik ölümüne neden olan etmenlerin oda ısısının yüksekliği ve bebeğin kalın giydirilmesi olabileceğini gösterir.

    ben özellikle beşik ölümünün en sık göründüğü iki-altı aylık dönemde bebeklerin diyetine suyun eklenmesi gerektiğine inanıyorum. çok fazla su içemezler, ama sütle birlikte ya da sütten sonra bir miktar su almaları gerekir. bu uygulama, onlara bebeklikten başlayarak ilerideki yıllarda da sürecek ve tek sorunları susuzlukken aşırı yemek yemelerine engel olacak güçlü bir susuzluk duygusu oluşturabilir."

    fereydoon batmanghelidj, hasta değil susuzsunuz, klan yayınları, 2013, istanbul, s.51.
  • amerika’da her yıl 6000 bebek bu yüzden ölür. premature doğan, ortalama bebekler ve genc annelerin (20 yaş altı) bebekleri daha fazla risk altındadır. (normalde 2binde ikiyken, bu durumlarda binde ikidir). gece yarısıyla sabah sekiz arasında görülür. sids halindeki bebek nefes alamadığı için mavileşir ve ölür. hamileliği sırasında iyi bakılmayan, uyusturucu kullanan ve şiddetli anemisi olan annelerin bebekleri daha cok risk altındadır.
  • amerika'da bunu önlemek için giyilebilir bir tenoloji geliştirilmiş. en basit şekliyle parmağınızdan kalp atışı ölçen teknolojiyi çorap şekline getirmişler. bebeğinize giydiriyorsunuz ve uykusunda kalp atışı yavaşlarsa telefonunuza ve kendi ünitesine alarm veriyor.

    biz bir adet aldık ancak farklı bir amaç için kalp atıı düzensizliği vardı. kullandık düzenli çalışıyor. detaylı bilgi için; owlet
  • ilk yardim egitimi almis her insana, neden oldugu ve gorulmesi durumunda nasil davranilmasi gerektigi hakkinda birtakim bilgiler ogretilen sendromdur. her zaman "sebebi bilinmiyor" dense de, birtakim teoriler ortada bulunmaktadir.

    ancak en onemli olan sey, olen bebegin olum sebebinin hicbir sekilde ailenin yanlis tutumu yuzunden olmadigini anlatmaktir. sids sendromu ile karsilasan bir aile, cocugun olumu uzerine kendisini suclayabilir. ozellikle anne, "nerede hata yaptim" diye kendini yiyebilir.

    pek tabii bu sendrom sebebiyle cocugunu kaybetmis ailelere psikolojik yardim gerekmektedir. bu kendini suclama olayi uzunca bir sure daha devam edecektir. onemli olan, ilk yardimda bulunan kimselerin, ailelere daha o noktada "sizin sucunuz degildi, yapacaginiz birsey yoktu, sizin ihmalkarliginiz gibi bir durum soz konusu degil" demeleridir.
  • her ebeveynin korkulu ruyasi olan sendrom.

    bebegin guvenle uyumasi icin uretilen yastiklar cok onemli. hem abos'u azaltiyor, hem de bebek kustugu zaman bogazinda kalmiyor.
    bu yastiklar turkiye'de de uretiliyor ve 20 tl civarina alinabiliyor.

    bazi ornekler suradan gorunebilir.
    http://www.nar-bebe.com/….php?do=catalog/show2&p=56

    edit: beni cok da dinlemeyin. sadece ilk 1 ay kullandim, sonra bebek asagi kaymaya, hareketlenmeye baslayinca kullanmamaya basladik. evet, abos'u azalttigi iddia ediliyor, bebek kusunca bogazinda, agzinin icinde kalmiyor. ama harekelenip asagi kayan bir bebek icin tehlikeli bile olabilir. doktorunuz ne derse onu kullanin, bu entry sadece bu malzemelerin artik turkiye'de de uretildigi konusunda bilgi vermek icin yazildi. herkes kendi deneyimleriyle ve doktorun yonlendirmesiyle dogru yolu buluyor.
  • bu sorun için oldukça başarılı bir ürün var. yastıklar vs. bir yere kadar artık işin içine teknoloji girmiş durumda. yüreği sürekli pır pır eden, yataktan ikidebir kalkıp bebişin nefesini kontrol eden ve sonuna kadar da haklı olan anne babalar şuna bir baksın derim..

    http://www.alarme-piscine.com/…n-monitor-nanny.html
  • nedeni serotonin azligi olabileceginden süpheleninlen olay. serotonin bebeklerde bebegin uyuma döngüsünü düzenleyen hormonmus. arastirmacilar serotonin azliginin bebek uyurken hayati bi tehlikeyle karsilastiginda uyanmasina engel olup abos'a neden olabilecegini düsünüyormus.
    http://www.babycenter.com/…by_20101214:2&pe=2uznhs4