şükela:  tümü | bugün
303 entry daha
  • uzun bir süre önemli günler veya güzel yerleri hep objektiften görerek yaşadım. fotoğraflar harika olsa da bu pek iyi birşey değildi aslında. son yıllarda irademi zorlayarak daha çok yaşa, daha az çek kısmına geçebildim, bir yere giderken yanımda fotoğraf makinamı da götürmeyi yasaklamaya kadar vardırdım işi ama yine de bazen öyle bir yer oluyor ki gittiğim, makinam yoksa bağımlılara özgü bir yoksunluk krizine giriyorum. kendime küfredecek veya objektifli insanlara korkunç derecede kıskançlık duyacak kadar deliriyorum.
    bu sefer durur muyum hiç, hemen telefona sarılıyorum.
    bu durum daha da fena; ne kadar fotoğraf/video çeksem de hala yeterince çekememişim gibi geliyor. sanki en güzel fotoğraflar henüz çekmemiş olduklarım. sanki o aynı yer, başka bir havada, dolayısıyla başka ışıkta veya hiç farketmediğim keşfedilmemiş bir açıda en güzel. ya da öyle an’lar var ki yakalayamadığım; ben gelmeden önce olup bitmiş veya tam giderken arkamdan olan...
    neyse sakinleşmek gerek.
    evet, hafızada anılar şekil ve hatta renk bile değiştiriyor, fotoğraf lazım, arşiv önemli. yine de o an’ı yaşamış olduğunu hatırlamak, an’ı kaydetmekten daha önemli galiba. belki şekil ve renk değişiecek ama o yaşadığın hissi hiç unutmayacaksın.
    (diye diye sakinleşmeye çalışıyorum.)
    (olmuyor)
  • herşeyin bir ortası var. aşırı görsel oluşturup sosyal medyada kullanmak da kötü; hiçbir anının görselini kayıt altına almamak da kötü.
  • en irrite olduğum olaylarda başı çeken ucuz eylem. restorana gidersin yemek gelir, dur bir fotoğrafını çekeyim der, masanın en görgüsüzü. arabaya binersin, müzik açarsın, cep telefonu çıkarılır ve hız göstergesi temalı storyler atılır. tatile gider bu kişi, kare kare s.çtığı anları bile kayıt altına alır. bunu yaparken sizden soğuyan ve tam bir görgüsüz olduğunuzu düşünen insanlar olduğunun farkında mısınız sayın görgüsüzler.
  • büyük bir sorun olmayan olay. bunu sürekli yapacak kadar sığ olan bir insan fotoğraf veya video çekmese de anı yaşayamaz zaten.
  • görgüsüzlük ve ucuzluk göstergesi. anı değersizleştirir. kurtulmak için tavsiyemdir.

    (bkz: şimdinin gücü)
  • bazen çok uyuz olduğum konudur. tadında bir iki hatıra fotoğrafı çek tamam. arkada yarak gibi eyfel kulesi çıktıysa tamam işte milyonlarca eyfelli fotoya ne gerek var. bir de fotoğrafları yedekleyemiyorlar. telefonun başına bir iş geliyor hiç oluyor hepsi. elde ne kaldı; etrafı doya doya tadamamış bir bünye ve boşa geçmiş zaman.

    36'lı fujifilm yada kodak film ile kaç gün geçiriyorduk. fotoğrafları banyoya verince de bazen yandı diyorlardı hiçbiri yok. her şeyin fazlası zarar. günde 50 fotograf limiti olsa keşke...