şükela:  tümü | bugün
  • tam tüm günün yorgunluğunu atmak için bir sigara yakmışsınızdır , işte o an sizi bulur. bu allahın belası şeyin tedavisi de yoktur. istediğiniz kadar psikoterapi, ilaç neyin tedavisi görün, genlerinizde varsa hep ordadır. geldiği an nasıl siktiredeceğinizi öğrenmişseniz, benim gibi birkaç satır entry girerek de rahatlayabilirsiniz.
    ne ilk ne de son demek işe yarıyormu bilmiyorum ama her seferinde aynı şeyi söyleyerek kendini biraz olsun avutuyorsun. altında yatan sebebi google'da tansiyon düşmesi, `düşük tansiyonlu insanlar hangi besinlerden uzak durmalı` gibi türlü biçimlerde ararsın, sonra hiçbir fiziksel sorun olmadığına kendini inandırırsın ve kalp atışları normale döner. kafanın içindeki o öküz oturduğu yerden kalkınca bir rahat nefes alırsın ve herşey normale döner...
    edit : durun! tedavisi yok yazmışım halt etmişim!!! psikoterapi ve eşzamanlı olarak ilaç tedavisi uyguladım. ilaçları 1 aydır kullanmıyorum. bakalım gelecek ne gösterecek. kabusumdan uyandığımı söylemek istiyorum. tekrardan o kabusları görmemek ümidiyle..
  • haber vererek gelse keşke... gelmiyor ama. böyle pat diye geliyor. uzun yıllar geçirince anlaşılabiliyor az çok geleceği ama yine de insan böyle bir şeye nasıl hazır olabilir ki yani. dalga dalga, tsunami gibi geliyor. 'o kadar hızlı yaklaşmıyor dalgalar kaçabilirim' diyorsunuz ama her seferinde hop suyun altında hissedilen o ciğer yangısı. o sırada ben: annemin gündelik yaşamından kesitlere gülümsüyor, işlerimi hallediyor, arkadaşlarımla hoş beş ediyorum halbuki. dışarıdan günlük güneşlik, içerden kar kıyamet havalar. bizim de çekecek çilemiz varmış demek. göreceğimiz gün yokmuş.

    dışımdan anneme: canım seni çok seviyorum!
    içimden: beni doğurduğun güne lanet olsun! bu kadar sorumsuz olmayı nasıl başardın hain kadın!
  • bazen canlı yayında bile olabiliyor.

    https://www.youtube.com/watch?v=_qo4upxhuzu
  • berrrbat bir sey, su dunyada icinde olunabilecek en boktan durumlardan biri, hele de insan arasindaysan.

    kendi kendineyken geldiginde en azindan deli gibi yurumeye baslayabiliyorsun ve kendinle konusmak cok ise yariyor bu anda, dusunmek, aklindan gecirmek degil bayagi bayagi konusmak, sesinin kulaklarina carpmasi.

    ben ozellikle adimi kullanarak konusuyorum bu durumlarda, gececegini soyluyorum ust uste ust uste, genelde ise yariyor ama o kalbin bir anda oyle bir saha kalkiyor ki, o kalp atisini kulaklarinda duydugun an daha cok panikliyorsun, panikledikce daha da cok atiyor kalbin, ve o donguden cikabilmek icin iste o kendini telkin sart.

    eskiden yasayanlari duyardim da anlayamazdim, insanin kendini sakinlestirememesi garip gelirdi ama gercekten allah dusman basina vermesin, kabus gibi geliyor bu ve artik bir noktadan sonra ne zaman gelecek diye korkmaktan odaklanamiyorsun normal hayatina.
  • genellikle uyumadan önce yoklar bu beni. 5 ila 10 dakika beynim terörize olur. keşke imkan olsa da beynin o anki halini teknik olarak görebilsek.

    bu girdiyi yazmamın da sebebidir. geçti bile
  • öyle kolay kolay geçmez. aniden gelen bu his insanı rezil rüsva eder yine de geçmez. odada fırlatılmadık yastık kalmaz, yırtılmadık sayfa kalmaz. o an geçmez. kriz sırasında yaşanan o an bireyin içinde sonsuzluk gibi hissedilir. bazen bu his intiharı düşündürür. sanki çare beyne matkap sokmaktadır (bkz: pi).
    sonra sayıklamaya başlanır. bir, iki, üç... sakin ol. geçecek. sakin ol. geçecek. o boşalma anından sonra kim bilir belki geçer.
    umarım geçer.
  • beyin, henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı, nöroendokrin sistemi devreye sokarak, vücuda acil hastalık alarmı verir. işte bu andan itibaren vücudun tüm organları aslında mevcut olmayan bu hastalığa karşı savunmaya geçer.

    beyinden sahte bir alarm söz konusudur. normalde acil ve ani bir hastalık durumunda vucuttaki sinir ağı vasıtasıyla olaydan hemen haberi olan beyin, vucuttaki organların çalışma düzenini bu hastalığa karşı en iyi savunma pozisyonuna hazırlar. mesela ciddi bir trafik kazasında beyin şalteri kapatır ve bilinçli olmayı ortadan kaldırır. böylece, kişiyi kaza anının şiddetli fiziksel ve psikolojik travmasından korumaya alır. bu yüzden ciddi yaralanmalı kaza geçirenlerin hemen hepsi kaza anını hatırlamazlar. hatta bazen beyin, abartıya kaçar ve birkaç gün ya da daha fazlasını kayıt hafızasından silebilir.

    tedavisi yoktur. bitti deseniz bile mutlaka sizi yine ziyaret edecek bir beyin rahatsızlığıdır.
  • günde 1 coraspin bir çok derde olduğu gibi buna da deva olmuştur. tavsiye ederim. 1 multivitamin+1 omega3 ile de zenginleştirilirse daha iyi olur. ilaçsız tedavi sayılır neredeyse... (bunları yapmadan önce doktorunuza danışsanız iyi olur)
  • tedavisi dört aşamalıdır

    1- böyle bir hastalığınız olduğunu kabullenme
    2- bu hastalıktan size bir bok olmayacağına tüm benliğinizle inanma
    3- ilk iki maddeye kendinizi inandırma
    4- 3. maddeyi koşulsuz kabul etme ve anlama...

    kişi kendini disipline edebilirse hastalığı siklememe durumuna geçiyorsunuz otomatikman. buna istinaden de 1 yıl içerisinde etkisi çok hızlı bir biçimde azaldığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim...

    savaşmak gerek...
  • abi dünyanın bütün kaygıları, bütün yükleri senin omuzundaymış gibi geliyor. elin ayağın uyuşuyor. yüzün, gözün, burnun hem uyuşup hem karıncalaşıyor. korkudan ne yapacağını bilemez hale geliyorsun. özellikle gece uyumadan önce gelirse, sabaha kadar uyutmuyor. midenizin ağzına sıçıyor, bazen kusturuyor. ertesi güne iştahsız ve zorla yemek yiyerek başlıyorsunuz. bir lokma ağzınızda dönüp dönüp duruyor. zorlayınca yine kusuyorsunuz. dünyanın bütün kaygıları, gelecek korkusu, yaşam korkusu, her türlü korku sarıyor bedenini. fiziksel etkileri bazen bir haftayı sürüyor.