şükela:  tümü | bugün
  • evde anneyle oturup saçma salak bir dizi seyretmenin, kardeşle olabilecek en absürd şekilde şakalaşmanın, izlenen güzel bir filmin, iple çekilen bir konsere kocaman bir arkadaş grubuyla gidip kendinden geçmenin, unutulmuş bir arkadaşa rastlamanın, birlikte eski güzel günlerden konuşmanın, uzun ve yorucu bir günden sonra oturup şöyle güzel bir türk kahvesi içerek yanında keyifle sigara tellendirmenin, akla düştükçe çok da kanatmayan bir "biz" şarkısı mırıldanmanın, ışıltılı gözlerle, ve bir gün gerçekleşeceğine yürekten inanarak gelecek planları yapmanın, işte bütün bunların bölük pörçük hazlarının bir araya gelip bir tam edemediği anlarda, ruhu, ucu bucağı eksik taraflarından tırnak batıra batıra kavrayıp, "kedi henüz kuyruğunu görmedi" gerçekliğine draaannnk diye çarptıran, imkansızlıklarının toprakta ilerlediği yolu gösteren, kış soğuğunun beden bulmuş halini, derinlerinde sakladığın yerden çıkarıp zorla, çekiştire çekiştire, ağzına gözüne sıvaştıran, kesip biçen, kanayan, kanatan, acını kıvamlı bir seruma dönüştürüp kaşık kaşık ağzına besleyen...
  • üzerine sargılar maskelenmiş, ertelenmiş, bastırılmış, itilip kakılmış, zamanında hakkı verilmemiş ya da gözyaşına, hıçkırığa, belki öfkeye dönüştürülmemiş hüzünlerin isyana geçerek yarattığı durumu anlatır aniden gelen mutsuzluk.evet, sorarsanız size anlatır, aslında o kadar da aniden gelmediğini, sizi yastığınızla ilk temas ettiğiniz gecelerde, radyodaki o buğulu melodiyi dinlerken gözünüz daldığında, ve daha nice anda uyarmaya çalıştığını, fakat sizin onu yok saymanızdan yakınır. canına tak etmiştir artık. dayanamaz daha fazla kapalı kalmaya. *
  • - mine, canım seni çok seviyorum biliyo musun?..
    - ay mahmuuuuut.
    - senin yanında kendimi çoook mutlu hissediyorum...
    - aynen aşkım.
    - gülünce yüzünde gelincik açıyo gibi oluyo ya hani, ya da seninle yaptığımız o doyumsuz sinema sohbetleri var ya, ikimizin de müzik zevklerinin aynı olması mesela, menekşe kokan o parfümün... beni mutluluktan mutluluğa zerk ediyor sevdiceğim, ay parçam.
    - benide.
    - de ayrı yazılır.
    - anlamadım. dalgamı geçiyosun.
    - mı da ayrı yazılır! bitti herşey bitti! anlıyo musun?! ühüüü!
    - ...
    - bari soru işareti koysaydıııın beaaa... ühüüüüü...
  • son dakika haberi olarak bünyenin acilen uyarilmasi gereken durumdur.

    "flas flas.. sevgiliyle ilişkide yaşanan yoğun sisli ve buzlu ortamdan kaynaklanan hava akimlari neticesinde beynin salgiladagi basiretsiz hormonlar sebebiyle bu akşam saatlerinden itibaren aniden bastiran mutsuzluk tüm bedeni etkiliyor.. mecbur kalinmadikça ani hareketler yapilmamasi, fevri ve feci hallerden kaynaklanan sinir krizlerinde kalpte olasi aksamalardan ötürü kan depolanmasi, nefeste yaşanabilecek daralmalardan ötürü oksijenin kıymetinin bilinmesi, miğdeye inen sancilar dolayisiyla aksayacak besin ikmaline karşı dik durulması, bu ahval ve şeraitte dahi birlik olunmasi acilen duyurulur.. kalpten yapılan açıklamada, durumun belirsizliğini korudugu ve hislerin kontrol altina alinmaya çalişildiği aktarildi. beyin kisminda yaşanan hormonal dengesizlikten dolayı akildan mantikdan haber alınamıyor.. dizlerde yaşanan dermansizlik ulaşimi sekteye uğratıyor.. evveliyattan tecrübe etrtiğimiz gibi beden olarak topyekün direnişe geçiyoruz, yaşasin hayat.."
  • psikiyatristlerin ilacla kovaladigi misafirdir, fazla kalirlarsa kendileri.
  • adından da anlaşılacağı gibi geliyorum diye haber vermeyen mutsuzluk şeklidir. bi cure cover’ını tori amos’tan dinlerken (bkz: love song), sevişgen bir gaspar noe klibi izlerken (bkz: protege moi), bir bir beth gibbons, geoff barrow, adrian utley şaheserini * ve zamanını en manalı şarkılarını (bkz: roads) (bkz: sour times) yıllar sonra farklı yorumlamaya başlarken, ölen gay sevgilinin arkasından yazıldığını bildiğin bir şiir için gözler dolarken (bkz: funeral blues), dünyanın tüm sabahları dönüşsüzdür derken (bkz: tous les matins du monde), aynı kadına, phuong’a tamamen farklı nedenlerden duydukları aşk için alden ve thomas’a üzülürken. (bkz: the quiet american)

    (bkz: why does it always rain on me)
    (bkz: bir gunluk olarak eksi sozluk)
  • aniden giden mutluluğun hemen ardından gelmesi kaçınılmazdır. mutluluğun genelde kısa zaman içerisinde bünyeyi terketmesi sık sık yaşanan bir olgu olduğu için aniden gelen mutsuzluk da bir o kadar sık görülür. (mutluluk durumuna müteakip mutsuzluk durumu baki olur varsayımıyla hareket edilmiştir nokta parantezi kapa
  • genelde yalnız başınıza kendi kendinizi düşündüğünüz anlardan sonra gelen duygu.
  • sizi kıskanan, çekemeyen, yakınınızda olup aslında sizin için kötü şeyler düşünen insanların verdiği negatif enerji sonucunda olabilen hadise.