şükela:  tümü | bugün
  • boğaziçi üniversitesi ekonomi bölümü öğretim üyesi.

    aynı zamanda university of utah'da doktora öğrencisi, bundan ve renkli kişiliğinden olsa gerek öğrencinin halinden anlar.

    dersleri çok eğlenceli geçer, mikro ve makro ekonomi derslerinde anlattıklarını eleştirerek anlatır ve kendi ifadesiyle 'daha kolay eleştirilebildiği' için mankiw okutur. şahsen benim ekonomiye karşı olan tüm ön yargımı kırmış ve bu derslerden zevk almamı sağlamıştır.

    sendika.org da güzel yazıları da bulunmakta. (bkz: modern zamanlarda aşk) (bkz: pazartesi sendromu değil kapitalizm)
  • cryptocurrency ve blockchain hakkında çok yüzeysel bilgilere sahip olan, hatta konu hakkında kayda değer hiçbir şey bilmeyen fakat bilmediği şey ile ilgili birgün gazetesinde yazı yazan öğretim üyesi.

    https://www.birgun.net/…-nereye-kosuyor-175567.html

    nedenlerini uzun bir şekilde yazardım fakat yazmayacağım çünkü bu entrym muhtemelen götümüze girebilir nedeniyle kısa bir süre sonra silinecek. çünkü daha önce uzun uzun yazdığım iki entry de hiçbir şekilde göte girme sebebi olmamasına rağmen, tek bir hakaret içermemesine rağmen silindi. muhtemelen anıl aba'nın sözlükteki tanıdıkları işlerine gelmeyen entryleri sildirmeyi görev edinmişler.

    edit: özgür demirtaş ise konuya daha hakim "digital para birimleri ile blockchaini aynı görenler yanılıyor. blockchaini kimse durduramaz. yeni dünya'nın teknolojisi." demiş. (blockchain'e dayanmayan dijital paralar fason demekte, blockchain'e dayananlar değil (fakat bitcoin'in ayrıcalıklı bir yeri var))

    https://twitter.com/…rtas/status/908592054489501696
  • kendisi liseden tanırım. oldukça vasat bir zeka sahibi, ama ön plana çıkmak için en yakın arkadaşına çelme takmaktan çekinmeyecek biridir.
  • birgün gaztesinde elon musk’a sağlam giydirmiş köşe yazarı, kendisini bu yazıyla tanıdım, gerçekten çok araştırmadan, varsayımlarla yazdığı belli. ama bir ekonomici olarak bu adama ponzici demek de yani, ilginç.. dikkat çekmek istiyorsa işe yaradı. ilgili yazı
  • birgün gazetesinden tanıdığım yazar, boğaziçili akademisyen. ortalığın barış özcan gibi vasıfsızlara kaldığı, işe yarar bilgiye muhtaç olduğumuz şu günlerde yazıları ilaç gibi gelmiştir. çizgisini hiç bozmaması dileğimle.
  • bugün kişisel gelişim uzmanlarıyla ve sahte psikologlarla ilgili yazılarıyla gönlümü fethetmiş kişidir.
  • çocukluğumda daha yakın tanıdığım bir insan. kendisi internet kafede tost yapmaktan bıkıp üniversite sınavına hazırlanmış bir insandır. sonrasında coştu. okumakla kalmadı, hoca oldu. ama sohbetini dinlemeyi en sevdiğim insanlardan biridir. jamaika’da yaşamayı düşünürken, türkiye de kalmış olmasına sevindim.ülkemizin ihtiyacı olan beyin gücüdür kendisi.
  • acaba bugün en çok kimin söylediği/yazdığı bir şey için sinirimi bozsam diye alternatiflerin içinden çıkamaz ve günlük listemde her daim üst sıralarda olan tayyip erdoğan, binali yıldırım, pelikancılar, pek soylu dahiliye bakanını artık bünyede iyiden iyiye alışkanlık yaratmalarından mütevellit hızla elimine etmişken sağolsun birgün'de yazdığı fantastik çernobil yazısıyla imdada yetişiverdi. meğer bu ayrıcalıklı bir zekaya sahip olduğunu düşünen yazara göre, chernobyl dizisi, "merkez ideoloji"nin (artık tam olarak ne ise ve kim tarafından imal ediliyorsa, allah bilir) insanların "sosyalizm"in ne kadar şeytani bir sistem olduğuna kani olması için yaratılmış bir kültürel endoktrinasyon vasıtasıymış. kimse sair benzer felaketleri "emperyalist kapitalizm"le bağdaştıramazken (ki herkesi "ortalama" zekaya sahip insanlar olarak vehmetmeyi kariyerinin hangi noktasında öğrendi merak ediyorum), dizi gerçekte olanı abartarak göstermek yoluyla ("kazada kısa vadede sadece 31 kişinin öldüğünü söylemiş miydim?") sosyalizm karşıtı propaganda yapıyormuş.

    vallahi insanların "ortalama"sından bu kadar dertli olmasındansa okuduğunu ve izlediğini anlama konusunda kendi meziyetlerini biraz daha artırmaya çalışması ileride daha analitik yazılar yazabilmesi için mühim gibi duruyor. ha bir de sosyalizm eleştirisi dediğinin aslında totaliter rejim eleştirisi olması ihtimalini de bir daha düşünse belki bazı parçalar kafasında oturabilir, ama hayata yalnızca ideolojik çerçevelerden bakabilen birinin ayrıcalıklı zihninde bu parçaların pek de oturacağını sanmıyorum doğrusu.