şükela:  tümü | bugün
  • avustralyalı felsefeci ve yazar peter singerin 1975 te yazıdğı ama ancak 2005 te türkçeye kazandırılan kitabı. kitapta hayvanlar uzerinde yapılan deneylerin gereksizliği, insan ırkının diğer canlılar üzerinde kurduğu keyifsel egemenliği tartışıyor.
  • türkçesi hayvan özgürleşmesi adıyla 2002 yılında ayrıntı yayınlarından çıkan peter singer kitabı. bir dönem büyük ses getirmiş ve "hayvan hakları hareketinin kutsal kitabı" olarak nitelendirilmiş eserde, her yıl 50 milyar hayvanın eti için öldürüldüğünü, milyarlarcasının giyim, kozmetik, eğlence vb. sektörlerin amaçları uğruna katledildikleri ya da eziyet gördükleri anlatılıyor ve konuyla ilgili fotoğraflara da yer veriliyor. okunası bir kitap.
  • "yine de hayvan özgürleşmesinin diğer özgürleşme hareketlerinden daha büyük bir özgecilik gerektirdiği unutulmamalı. hayvanlar kendi özgürleşmelerini talep etme, içinde bulundukları koşullara oylarıyla, gösterilerle, boykotlarla karşı çıkma yetisinden yoksun. insanların elinde diğer türleri sonsuza kadar - ya da bu gezegeni canlıların yaşayamayacağı bir yer haline getirene kadar - baskı altında tutacak bir güç var. zorbalığımız sürüp gidecek mi? çıkarcılığın karşısında ahlakın bir hiç olduğunu söyleyegelen karamsar şairler ve filozoflar haklı mı çıkacak? yoksa bunun üstesinden gelebilecek ve asilerin veya teröristlerin zorlamasıyla değil, konumumuzun ahlaksal açıdan savunulamaz olduğunu fark ettiğimiz için savunmasız türleri acımasızca sömürmekten vazgeçerek gerçek bir özgeciliğe de sahip olduğumuzu gösterebilecek miyiz?
    bu soruya vereceğimiz cevap, her birimizin bireysel olarak vereceği cevaplara bağlı."

    yukarıdaki alıntı peter singer'ın 1975'te yazıp 1990'da güncellediği, özellikle batı toplumlarında ve düşünce çevrelerinde büyük yankı uyandıran ve işbu başlıkta incelenen kitabının son iki paragrafıdır.

    peter singer, 1970lerin başında sözlüklerimize giren "türcülük"ün o zamanlar artık yıkılan/yıkılmaya başlanan ıkrçılık ve seksizm ile bir farkının olmadığını yazar. her üç ayrımcılık çeşidinde de ayrımcılık yapanların ayrımcılığa uğrayanların bu durumlarından kar elde ettiklerini ve bu yüzden de etik ne derse desin bu düzeni sürdürmek için aslında bu duruşlarının ne kadar büyük bir hasar yarattığını bilmek istememe gönüllü cahilliğine gidecek kadar bahaneler ürettiğini yazar. aslında tam böyle -bu kadar güzel, bu benim eserim*- yazmıyor ama argümanı bununla aynı.

    günlük hayatta karşılaştığımız birçok hayvan sömürü çeşidinden (sirkler, hayvanat bahçeleri, hayvan dövüşleri, vb.) deney olarak kullanılma ve yemek zevklerimiz için "seri üretilme"yi ele alıyor.

    kitap 6 bölümden oluşuyor. 1. bölüm peter singer'ın aktivistten çok filozof kimliğine daha uygun olarak eşitlik kavramından ve insan hakları için kullandığımız haklı argümanların aslında şu anda kabul ettiğimizden daha geniş sınırları olduğundan söz ediyor. "eşit önemseme ilkesi", acıdan kaçınma vb. burada.

    2. bölüm hayvanların nasıl tamamen etikdışı bir şekilde kendi türümüzün küçücük çıkarları için denek olarak kullanıldığını ele alıyor. sayılar ve bahaneler korkunç ki 1975'ten beri aktivistler sağolsun biraz iyileşme olsa da günümüzde bile yalnızca amerika birleşik devletleri'nde her yıl milyonlarca, yazmak kolay ama kavramak zor o yüzden bir kez daha yazıyorum: milyonlarca hayvan saçma sapan deneylerde kullanılıyor. örneğin yüzey temizleyicinin gözlerde ve midede nasıl bir tahribata yol açtığı tekrar tekrar yıllardır binlerce kez denenen bir şey.

    3. bölüm endüstriyel toplumlarımızda çoğu kişinin hala hakında düşünmek istemediği, pek bir şey bilmediği ve öğrenmek de istemediği "et üretimi" ile ilgili. çok fena...

    4. bölüm modern dünyamızda vejetaryen yaşam biçiminin yalnızca etik alandaki üstünlüğünü değil dünyaya olan faydalarını anlatıyor ki 1975'te henüz daha küresel ısınma ortada yokken (gerçi 1990 güncellemesi olduğunu da hatırlatayım tekrardan ama 1990'da bile) bunu konuşmak çok büyük bir şey. günümüzde, 2018'de biliyoruz ki dünyaya en büyük zararları verenlerden biri et sektörü.

    5. bölüme "hayvan haklarının" tarihini ya da insanların antik yunan'dan beri hayvanlara nasıl davrandığını anlatıyor diyebiilriz.

    6. bölümde de özellikle kitabın 1990 baskısında aktivizmin birçok zalimliği nasıl sona erdirdiğini ama daha hala yolun başında olduğu anlatılıyor.

    peter singer'ın kitapta yaptığı en ilginç tartışma bence insan hakları ile ilgili söylediğimiz haklı argümanların sınırlarının daha geniş olması gerektiği yoksa kendimizle çeliştiğimiz. örneğin "zeki türlerin diğerlerinin üstündeki hükümranlığı haklıdır" derken iki nokta var: 1) bazı hayvanlar bazı insanlardan daha akıllı. örneğin düşük iqlular, bebekler, bazı yaşlılardan daha zeki hayvanlar var. onlarla karşılıştırılan koko'nun daha "çok" hakkı olması gerek. 2) bunu diyenler neden 3 haneli iqya sahipler 2 haneli iqya sahiplere hükmetmelidir diyemez ya da neyse ki "artık diyemez"?

    hayvanlara yaptığımız şeylerin insanlara, özellikle de düşük iqlulara, yaşlılara yapılmasını istemiyorsak bunları hayvanlara da yapmamalıyız diyor peter singer ve ancak çok çok nadir olacak çok çok ciddi bir seçim gerekirse o zaman "daha zekinin" (ama bu her zaman insan olmayabilir işte) çıkarının gözetilmesi gerekeceğini söylüyor.

    buna ek olarak örneğin aids ya da kanser deneylerinde, her ne kadar evrimsel akrabalıktan dolayı kemirgenler ve diğer maymunlarla çok yakın genetik ortaklığımız olsa da farklı türler olduğumuz için en başarılı sonuçların tam olarak da ileri seviye aidsli ve kanserli insanlarla alınacağını da savunuyor.
  • “etini yemek amacıyla at ya da köpeklerin kesilmesi, beni aynı amaçla domuzların kesilmesinden daha fazla rahatsız etmiyor. abd savunma bakanlığı’nın, bazı öldürücü gazları köpekler üzerinde test ettiği için büyük bir protestoyla karşılaşınca köpek yerine sıçan kullanmaya karar vermesi beni rahatlatmaya yetmiyor”

    çiftlik hayvanlarını mezbahalardan kurtaramamak, onların acısını görüp yardım edememek, deneylerde bilinçleri açık bir şekilde kullanılan hayvanları görmek ve bir şey yapamamak...
  • (bkz: #85887517)