şükela:  tümü | bugün soru sor
  • öncelikle başlığı bir tarih içinde "gg/aa/yyyy xyz rezaleti" şeklinde açmamamın sebebi bu adamların rezaletinin belli bir tarihe ait değil, genele yayılmış olması.

    öncelikle kim bunlar diyenler için: animax ankara'da 3d animasyon işleri yapan bir şirket. ankara kedisi misket'in, trt çocuk'taki keloğlan masalları serisinin ve daha bir kaç çalışmanın sahibi, herşeyi erteleme üzerine çalışan bir firma.

    öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu rezaleti buraya yazma sebebim sadece şahsıma yapılanlardan dolayı değil, şirketin genel işleyişine ait olaylardır. amacımsa bu şirkette çalışmayı düşünenleri uyarmak ve bunlara para kazandıranları bilgilendirmek.

    15 günlük bir tanışma ve görüşme sürecinin ardından 1 ekim 2015 tarihinde bu şirketin oyun departmanında işe başladım. sadece 4 ay çalışabildim, dayanabildim. o sıralar iş bulma sıkıntısı yaşadığım için piyasanın yarısı maaşla yaptıkları teklifi kabul ettim. bu konuda -büyük bir etiksel ayıp olsada- şahsımca sorun yok, sonuçta ben kabul ettim. mülakatta söylenen bir diğer şey ise maaşların geç ödendiği idi. sorun yok dedim onu da kabul ettim. nerden bileyim 4 ay sonunda sadece 1.5 aylık maaşımı almış olacağımı.

    şimdi gelelim rezaletlere. mülakatta bastıra bastıra sorduğum birşey vardı. sigortam ne zaman başlar ve maaşım üzerinden mi yatacak yoksa eksik mi yatıracaklar dedim. cevap olarak "kesinlikle maaşın üzerinden, eskiden asgari ücret üzerinden yatırılıyordu ama artık çok önem veriyorlar. maaşın üzerinden yatar. ama 1 aylık bir deneme süreci olur ondan sonra sigortan yatmaya başlar" dendi. deneme süreci de olsa sigortamın yatması gerektiğini biliyordum ama ona da ses etmedim kabul ettim.

    çalıştığım 4 ay boyunca sigortamı başlatmadılar. her hafta gittim ik ile görüşmeye. "aaa yiankamo, hala başlamamış mı? ayy ben hemen not alıyorum" diye erteledi durdu. zaten sonradan diğer çalışanlarla konuşunca öğrendim ki sigortaları da maaş üzerinden yatırmıyorlarmış. maaşın bi kısmını hesaba yatırıp geri kalan kısmını elden veriyorlarmış.

    bu süre içerisinde kankası melih gökçek'in oğlu ahmet gökçek oyunlarımızı denetlemeye bile geldi. şurası olmamış bunu böyle yapın gibi talimatları bile aldık işle alakası olmayan birisinden. geçen aylarda kazandıkları para yetmeyince keloğlan dizisi işlerini bitirdiler. yaza yetiştirmek üzere yeni bir iş üzerinde çalışıyorlar ve şuan animasyon ekibi köle gibi bu projeyi 5-6 ayda yetiştirmeye çalışıyor.

    maaş konusu apayrı bir problem. kimsenin maaşı doğru düzgün ödenmiyor. ben çıkarken herkesin içeride 2-3 ay maaşı vardı.
    ben ilk ay sonunda sadece yarım maaş aldım, 2. ay bir şey yok, 3. ayın sonunda 1 maaş aldım, 4. ayın sonunda ayrıldım ve birşey yok. şimdi durum böyle olunca ben 3. ayın ortalarında yeni bir iş aramaya başladım. 4. ayın ordasında iş buldum ve 2 hafta öncesinde "ben ayrılacağım bu ay sonunda, şehir dışına taşınıyorum, eksik maaşlarımı hallederseniz rezil olmadan taşınayım, mağdur etmeyin" diye güzel bir dille durumumu anlattım. 'tamam halledecez sen hiç merak etme' tarzı cevaplar karşımda. tabiki bu da geçiştirme, erteleme. sonraki iki hafta boyunca aynı şey. bu arada muhasebecinin sürekli söylediği şey
    -siz zannediyosunuz ki kasada para duruyo patron söyledikçe ben veriyorum, patron buraya para bırakmıyor. ödeme yapacağı zaman veriyor, şu kişilere ver diyor.
    bu nasıl muhasebe sistemiyse.

    29 ocak 2016 cuma günü işten ayrıldım ve yola çıkacağım gün (bir sonra ki pazartesi) şirkete gittim öğleden sonra, bekliyorum. muhasebeci başından savmaya çalıştı sürekli. "patrondan haber bekliyorum yapacağım birşey yok"lar, "ben de sizin gibiyim, bekliyorum"lar havada uçuşuyo. oturdum bekledim patronla görüşüp bi cevap verene kadar. 1 saat kadar sonra geldi yarın halledecekmiş dedi. yanımda yıllardır orda çalışan birisi duruyor, muhasebeciye döndü
    -biliyoz abi biz bu 'halledecek'leri, bu adam burada milletin hakettiği hiç birşeyi vermiyor. sadece huzursuzluk veriyor, baskı yapıyor. istiyor ki dayanamayan istifa etsin. istifa edenin tazminatından zaten kurtuluyor. e ayrılanın maaşını da vermiyor, aylarca erteliyor. sonra karşı taraf vazgeçerse ne ala, vazgeçmezse ancak mahkemeyle alıyor.
    dedi.
    muhasebeci "yok yaa, para olduğu zaman herkesin hakkını veriyor" diye geçiştirdi. ben de hala saflığımla içimden "he yaa verir, yani neden vermesin ki bir insanın hakkını" diyorum.

    ordan çıktım ve akşamına da yola çıktım. salı günü yatırılması gereken para için çarşamba günü hesabıma baktım gelen giden yok. aradım muhasebeciyi "patrondan haber bekliyorum haber verince yatıracam" dedi. tamam dedim kapadım. cuma günü bir kez daha aramadan önce iş yerinde ki arkadaşlarımı aradım maaşlar size verildi mi diye. verilmiş. çarşamba günü. işlerin karıştığını anladım. tekrar aradım muhasebeciyi, sekreteri çıktı telefona, numaranızı verin patronla konuşup dönüş yapacakmış size dedi. tabi ne arayan var ne soran. dün aradım iş yerinde yokmuş, bugün aradım bir haftalık izne ayrılmış (!)

    bu şirket şuanda bu yıl içerisinde çıkaracağı bir animasyon filmi için çalışanlarına köle muamelesinde bulunuyor. gerekirse mesailere kalacağız, hafta sonları burda olacağız ben kaldıramam diyen varsa gitsin. kalanlarla devam edeceğiz havasında. çalışanlar da tazminatları yanmasın diye ve animasyon alanında pek de iş yok diye ayak uydurmak zorunda kalıyorlar. çıkınca zaten içeride biriken 3-4 aylık maaşlarını alamayacaklarının da farkındalar.

    --- özet geç diyenler için ---

    çalışanların parasını aylarca geciktirerek ödeyip, sigortalarını doğru düzgün yatırmayan; ben yapamam diyen varsa tazminatından vazgeçip çıksın gitsin diyip çıkıp gidenin içeride ki parasını ödemeyen. aylarca uğraşsın mahkemeyle, ya da vazgeçsin diyen; hele bu çalışan benim gibi daha 4 aylıksa zaten başlatmadıkları sigortasından dolayı çalışan olarak görünmediği için mahkemeye de gitse bişey olmaz çökeriz diyen bir şirketin rezaleti.
    --- özet geç diyenler için ---

    entrynin başında da belirttiğim gibi, şahsım için açmadım bu başlığı. ben kurtuldum ordan, şuan gayet mutlu olduğum bir yerde gayet iyi şartlarla çalışmaktayım. amacım bu şirkette çalışmayı düşünen kişileri bilgilendirmek ve çıkarttıkları işleri boykot etmek. bu şirkette çalışmayın, çıkarttıkları çizgi dizileri filmleri izlemeyin, bu zihniyetteki sermaye sahiplerini daha da zengin etmeyin. sermaye sahiplerinin insanları istedikleri gibi kullanıp, arkalarındaki kişilerden dolayı rahatça devam edebileceği o günlerin geçtiğini göstermek gerek.
  • --- spoiler ---

    2015 ile birlikte hedeflerini büyüten animaks, gerek insan kaynakları, gerekse donanım yatırımlarını büyük oranda artırarak 100+ personel sayısına, 1500+ m2 çalışma alanına ve uygun bilgisayar donanımlarına ulaşmıştır. halen donanım ve insan kaynakları yatırımları yeni satın alma ve istihdam ile sürmektedir.
    --- spoiler ---

    kaynak

    bu ölçekteki firmaların nasıl oluyorda bu kadar denetimsiz olduğu merak edilen rezilliktir. tabiki ankara büyükşehir belediyesi ve onun değerli başkanıyla olan yakın ilişkiler sebep değildir. yok yok değildir. yoksa ...

    olur mu canım sonuçta bahsettiğimiz adam belediye için çalışan güvenlik personelinin hepsine osmanlı spor kombinesi çıkaran ve mesai saatleri veya mesai saatleri dışında o stada gidilmeyi şart koşan kişi. o çalışan güvenlik görevlileri bu başkanı o kadar çok severki gece mesaisinden sonra bile o stada gider ve tezaruhat eder.

    özet olarak kanunsuzluklar ülkesinin başkentinde yaşanan rezilliklerden biridir.
  • yukarida ilk entry de patronun isminin verilmemesini yadirgadigim basliktir. ıfsa edin ki bilelim kardesim.
  • muhasebecisi boş oturmaktan başka iş yapmayan bir patron şirketinde yaşanan rezalet. çalışanların ümitlerini "evlilik ile şehir değiştirmekten dolayı işten ayrılırsan tazminatı alıyormuşsun" düşüncesine bağlatan, zerre güven vermeyen şirketin rezilliği.

    bir cuma günü oturuyoruz. saat 4:30 gibi haber geldi akşam 6'da toplantı var diye. biz de diyoruz heralde yarın maaşı falan verecekler de onu duyuracaklar törenle. saat 6'ya 15 dakika kala tekrar haber geldi ki toplantı iptal olmuş. bir buçuk saat öncesinden toplantı ayarlanıyo son 15 dakkada iptal ediliyor. toplantının konusunu sonradan öğreniyoruz ki adam şirketi kapatıyorum gidin iş bulun kendinize demek için toplantı yapacakmış. bir anda bu kararı almış, son anda geri vazgeçmiş.

    böyle güven dolu bir şirkettir efendim. aynı zamanda gördüğünüz gibi heyecan doludur atraksiyonları bitmez.
  • herhangi bir ürününü izlersem siksinler dedirten bir şirketin rezaletidir.
  • denetimi melih gökçek in oğlu ahmet gökçek tarafından yapılan bir şirketin şaşırtmayan rezaleti. ülke rantlarini parsel parsel paylaştiklari gibi şirketleri ve kurumları da çocukları, torunları arasında üleştirdikleri açık. ülkede emekçiler üretsin üç kuruş maaşları dahi ödenmesin ama siyasal islamcilar üretilen değerlerin hepsine çöküp utanmadan aksirincaya tiksirincaya yesin semizlensin. cehape zihniyeti ile savastigi için cennete gireceğini söyleyen bu kişiler başkalarının emeği üzerinden kendi yakın çevrelerine refah havuzu yaratan tahripçiler. yazıklar olsun ki tuz kokmuş bu ülkede.
  • her sektörde sürüyle bu şekilde işlerine devam eden boktan şirketlerden sadece biridir. piyasa da devlet de ülke de boktan. çökmüş durumda. patronlar ne birbirlerine ne şirketlere ödeme yapmıyor/yapamıyor. bu sebeple patronlar çalışanlara ödemeleri geciktiriyor. sigorta muhabbetiyle devletten vergi kaçırıyor, daha fazla iş yaparak çalışanların ebesini ağlatıyor. devlet sermayeyi seviyor, vergi açığını halktan saçma sapan vergilerle harçlarla almaya çalışıyor. yandaş olmayan sermayenin yarını belirsiz, bir vergi cezasıyla ebesini görebilir, yandaş olan da iyi iş yapıyorsa dahi sigortasız ya da yasadışı işçi çalıştırabiliyor, tamamen patronun insafına kalmış çalışan.

    düzen boktan, insanları halen motive eden tek şey var, biat ve şükretme kültürü.
  • yeterli ilgiyi bulamamış rezalet gibi rezalet.
  • yazılanlara göre uzak durulası bir firma gibi. bu sigortanın başlamaması durumlarından dolayı umarım sskya gerekli şikayetlerde yapılmıştır.