şükela:  tümü | bugün
  • asterix ve obelixvari bir şekilde, bir belge almak için yirmi sekiz bin değişik odaya girilmesi gereken, galiba toplam bir milyon küçük odacıktan oluşan devlet kurumu. sıhhıye köprüsünün az ilerisindedir.
  • ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesinin karşısında ki otobüs duraklarının arkasında bulunur.
  • istanbul adliyelerini gormus insanlar icin cennetin yeryuzunde aksi gibidir ankara adliye sarayi.
  • temiz kağıdı almak için gittiğinizde ortasındaki bahçeden geçmek zorunda kalınan, bir milletvekili size tazminat davası açtığında aramanıza rağmen duruşma salonunu bulamayıp bina içinde kaybolmanıza yol açan ve mahkemeyi kaçırmanıza yol açan, size teminat senediniz doğrultusunda haksız bir icra takibi başlatıldığında, icra dairesinde size dava açan avukatın oradaki memurlarla el ense göte parmak muhabbetinde olduğunu görüp şoka girmenize yol açan adliye binası. (bkz: tecrübe ile sabittir)
  • biçim olarak kübik desem değil, kibrit kutusu hiç değil. korkunç bir mimaridir. ben şahsen oranın korku filmi platosu olarak kullanılabileceğini düşünürüm. trilyon kez büyütülmüş bir fare kapanıdır. ya da şu hamam böceklerini öldürmek için yapılmış içi yiyecek dolu tuzak diskler vardır raid marka filan. işte onların milyon kere kocaman halidir. rengini nasıl tutturmuşlar hayret. aynı rengi volkanik arazilerdeki lav kalıntılarında görmek mümkündür.
  • asansorleri devamli bozulan saray.
  • yön duygusu olmayan benim gibi kişiler açısından bi labirenttir bu bina. her gün gittiği halde her gün kaybolur mu bi insan ya..
    amma ve lakin, tüm mahkemelerin birarada bulunması açısından zamandan tasarruf sağladığı da bi gerçek (kaybolmayı abartmamak şartıyla)
    iki duruşma arasında 5 dk. bile olsa haydi haydi yetişme olanağı sağlar
    yazın içi serin olur, küfür küfür duruşursunuz.
  • ankara'ya her gidişimde bakıp bakıp iç geçirdiğim bina. sadece istanbul'un kadıköy ilçesinde üç adliye binası olduğunu bilenler anlarlar beni...
  • temiz kağıdı veren sadece 2, yazıyla iki, memuresi bulunan kurum. ilk şoku koca ankara'da tek adliye olmasıyla yaşayan bendeniz ikinci şoku bununla yaşadım. dilekçeyi yazıp başvurduğunuzda 4 saat sonra gelin alın diyorlar. naçizane tavsiyem sabahın köründe * oraya gidilip ışık hızıyla, kimse yokken istenen belgenin alınmasıdır.