şükela:  tümü | bugün
  • hastaların tahlil sonuçlarının doktorlara bilgisayar üzerinden ulaştırılması ve benzeri bir çok rahatlığın olduğu görece kaliteli bir hastane. umarım ilerde bu tip devlet hastanelerinin sayısı artar da biz vatandaşların en azından sağlık hizmeti alma bağlamında yaşam kalitesi artar.
  • pazartesi olunan 4 saatlik ameliyattan sonra salı günü size "sizi yarın yeniden ameliyat edeceğiz" diyen hastane. sanırım psikiyati bölümüne hasta yaratmaya çalışıyorlar zira insan kafayı yer böyle bir durumda...
  • sağlık raporu almak için kesinlikle gidilmemesi gereken hastane. hem size karşı 110 ytl civarında bir girişim oluyor, hem de raporu ancak bir haftada falan alabiliyorsunuz. buradan ankaralı arkadaşlara naçizane tavsiyem; gidin sağlık raporunuzu , belediye hastanesinden ya da etimesgut hastanesinden alın. biraz sırada beklemiş olursunuz, sabah erkenden kalkmış olursunuz ama işinizi 2-3 günde halledersiniz. yani değer.
  • ankara atatürk eğitim ve araştırma hastanesi, hastane olduğu doğru ama hastaların çalıştığına inanmaktayım.
    bu hastaneye acil gidilmesini kesinlikle önermiyorum çünkü acil servise sabaha karşı ağrılar içinde gittiğinizde giriş yapabilmeniz için durumunuz ne olursa olsun öncelikle müracaat bankosundaki adamdan azar işiteceksiniz. " görmüyor musun bilgisayarda işim var". azarınızı işittikten sonra mutlaka gidip iki tane form doldurmalısınız ki burada sakın "kardeşim burası nasıl acil servis ne formu doktor nerede?" falan demeyin ikinci posta azar geliyor " izliyorsunuz o yabancı filmleri, dizileri sonra gelip bize kızıyorsunuz". bu arada gelen trafik kazasında iç kanama şüphesi taşıyan kişi de yanınızda form dolduruyor. hadi o kadar yol geldik diyerek formu yarı koma halinde doldurup uzatıyorsunuz. ama ilgilenen yok. artık bir azar işitmeyi daha göze alıp ağlayarak "doktor nerede" diye feveran edince ortada dolaşıp, doktor bey diye çağırılan biri, ayakta (oturak yok) ağrısından ağlayan size yaklaşıp lütfederek neyin var diyor. tamam işte sizden mutlusu yok anlatıyorsun derdini, bir röntgen çekilip olası teşhis koyuluyor. işte üçüncü azar "sen neredeydin bu zamana kadar ağrı başladığında gelmeliydin" diyemiyorsunki kardeşim ben 2 saattir bekliyorum. çektik artık sineye diyip çıkıyorsunuz muayene odasından. müracaat bankosunda oturup az önce bilgisayarda işi olan görevlinin, kendinden geçmiş bir teyzeyi sedyeye yatıran adamla kavgaya tutuşmuş "bana ne bağırıyorsun ben burada çalışmıyorumki" dediğini duyup neredeyim ben diye düşünmeden doktordan teşhisini yazmasını rica ediyorsunuz (istemek haddinize mi). doktor hastalığın ismini yazarken hem müracaat bankosunda oturan, bilgisayarda işi olup bu sırada amcayla kavga edip hem de orada çalışmadığını iddia eden adam " öğren öğren internetten araştıracak biliyor anlıyormuş gibi peeeh" diyor çemkirmek suretiyle.
    demem o ki kolunuzda oluşan ödemden dolayı ağrı krizinde girdiğiniz hastaneden cinnet halinde çıkıyorsunuz.

    not: bildiğim kadarıyla hipokrat yeminine göre yapılması gereken en önemli şeylerden biri hastanın sakinleştirilip acısının azaltılmasıdır.
  • mide ağrılarımla sabaha karşı acil servisini bir ziyaretimde, biten serumumu kendim çıkarmak suretiyle sedyeden kalkıp gittiğim hastane. biterse kan gelir biraz, bak şurdan sıkıp kapatırsın dedikten sonra bana bi hemşire çıkarıp gitmek de zor olmadı zaten.

    tıbbi herhangi bi yeterliliğim olmadığı halde daha öncelerde de aynı sebepli acil servis deneyimlerime dayanarak söyleyebilirimki serumun dozu son derece yetersizdi, tablet olarak fazlasıyla aldıpta geldiğimi söylediğim aynı isimli ilacın seruma ilave edilmesi de sanıyorum pek doğru bir tedavi yöntemi değildi.
  • su ana kadar gordugum en kotu servisi vermis hastanedir.internetten kayit olunamayan bir bolume gidilmek istenir,o yuzden daha gunes dogmadan gidilir numara alinir,arkasindan ne yazik ki oyle numaralar elektronik bir tabelada olmadigi icin bir kadinin bagirmasiyla numaralar takip edilmeye calisilir,aradan cahil insanlar iyicene salaga yatarak aradan girmeye baslar,ordan baska bir deyyus ben burda personelim diyerek onundeki kadinin sirasini kapar ve ustune ustluk "ne bagiriyosun teeyze ben personelim tabiki onune gecerim ben" der.arkasindan numaralar ilerlemeyi birakir,aradan tanidiklar girer gorursunuz.en sonunda cok sukur sira geldi derken doktor denilen adam sizin derdinizi bile dinlemeden ustun koru birseyler yazar,elinize tutusturuverir.(bkz: bu mudur)
  • eskişehir yolu üzerinde bilkent sapağından dönülüp yaklaşık 2 km ilerlenerek erişilebilecek olan hastane
  • eğer mevzubahis olan ankara'daki ise, acil servis hizmetini ahırda veren hastanedir. ankara'daki ise diye not düşmemin sebebi, ülkemizde ilgili ilgisiz, yakışır yakışmaz her şeye atatürk adının verilmesindendir.
    bu ad verilen yerler/kurumlar, bu ada ne kadar layıktırlar kimse düşünmez, sormaz, denetlemez. örneğin eskişehir atatürk stadı da olabilecek en kötü şartlarla maç seyrettiren bir stattır. girmek istersin giremezsin, maç biter çıkamazsın, tuvalet yoktur, yerleşik büfeler yoktur.
    neyse gelelim konu başlığımıza.
    bu hastanenin acil servisine gelirsiniz. kimse karşılamaz sizi. şaka değil gerçekten karşılamıyorlar. siz gidip ilgili doktoru/memuru/ya da her neyse ilgili kişiyi bulmanız gerekiyor. hadi buldunuz hasta kabulu gectiniz bu sefer istenilen tetkiki yani kan tahlilinizi yaptırmak için hemşire avına çıkmanız gerekiyor. çünkü hemşire başına düşen hast sayısı yaklaşık 15-20.
    hele ki bir de tuvalette numune vermeniz gereken tahlil varsa içte o zaman sıçtınız. mecazi değil gerçekten sıçtınız. bir tane tuvalet var. içinde bileklerinize kadar su. kış olsa neyse de yaz gunu herkes açık ayakkabı/terlikle boklu suya girmek zorunda. pisuvar 2 adet birisi kırık çalışmıyor. kapalı tuvalet 1 tane o da arızalı. boklu suların içinde sadece küfür ediyorsunuz hepsi o...
    sonrasını yazmıyorum bile..ama şu kadarını soyleyeyim, savaş ay buradan 10 yıl ekmek yer...

    ama esas itirazım bu rezilliğe ulu onderin adının verilmesinedir...
  • telefon numarası (0312) 291 25 25, web sayfası http://www.ataturkhastanesi.gov.tr/ , ameliyat günleri pazartesi-salı-çarşamba-perşembe, bilkent üniversitesi'ne giderken sağ tarafta olan, dikkatli olunmazsa sapılacak kavşakımsı yeri kaçırılan, türkiye'nin en iyi devlet hastanelerinden biri.
  • istanbuldaki eğitim araştırma hastanelerinden sonra görüldüğünde saray diye nitelendirilebilecek hastanedir; hele cerrahi bölümü, görünce yatasınız gelmektedir.

    bu arada tusa girmişler/girecekler için söylüyorum: cerrahi 2.servis asistanlarının diğer servislere göre çok daha az döner sermayeden faydalanabildiği hastanedir.