şükela:  tümü | bugün
  • ege kayacan'ın tommy lee'yi dövme arzusuyla ortaya attığı projeye adını veren şarkı. projenin olayı; ege bey bu şarkıyı salık verdi blogundan ve herkesten bir şeyler eklemelerini istedi, soloydu, davuldu, vokaldir, ne olursa işte.

    şarkı ise fena değil, yani ege kayacan'ın müziğe olan yatkınlığını zaten biliyorduk ama bu amatörden daha öte, güzel bi şarkıolmuş bence. ankara'da sevmediği halde yaşamak zorunda olanların hit şarkısı olabilir.

    http://www.egekayacan.com/…ra-bana-benzesin-10.html

    sözleri de şöyledir;

    ne zaman kaçar gibi gelsem bu şehre
    bu şehir bana yabancı, ben kendime
    yalnızlık deva kentinden başka her derde
    yaşnızlar için gurbet her yerde

    ama ben benzeyemem denizsiz şehre
    ankara bana benzesin

    yine yağmur yağsın, gün kararsın
    ankara bana benzesin
    yine kar yağsın, yollar kapansın
    ankara bana benzesin

    günler elimde kırık oyuncaklar gibi
    annem bu şehirden götür beni
    anlarsan her şeyi, sevemezsin kendini
    zaman düşürür maskeleri

    ama ben benzeyemem denizsiz şehre
    ankara bana benzesin

    yine yağmur yağsın, gün kararsın
    ankara bana benzesin
    yine kar yağsın, yollar kapansın
    ankara bana benzesin

    *sözleri tam anlayamadım, düzeltmelere açıktır.
  • yeni bir düzenleme yapıldıktan sonra mazhar alanson'un söylemesi gereken şarkı.
  • dosyalara ulasabilirsem icinde yer almak icin cirpinacagim projedir.
  • özellikle bateriyle pata küte girişilebilecek kısımlarda coşulduğu (şarkının modu düzeyinde tabi) ve sonundaki sololara açık kısımlarda gitarların öttürüldüğü versiyonlarını merakla bekliyorum, potansiyeli var bunun, iyidir iyi. zor ama bir de icrası çıkarsa saksafonlu bir kısım da pek bi gider düşününce, e hayırlısı diyelim madem.
  • müziğin teknik kısmından pek anlamamakla birlikte akustik olan son hali* nefis olmuş şarkıdır, kıyıda köşede kalmayası, sık sık dinlenesi, yanında denizsiz şehirler düşlenesidir; ama nihayetinde yağmur altında bir denize çıkarız bu şarkıyla da. sevgili ege kayacan'dan üç vakte kadar böylesi güzel şarkılardan oluşmuş bir albüm dinlemek kısmet olur belki de, kim bilir?
  • modern sabahlar cingılları ve şahsi şov şarkıları derken ege kayacan'dan taşak kebabı kıvamında bir şarkı beklerken kendisi akustiğin damarından girmiş enfes bir şarkıyla sağ gösterip sol çakmıştır.

    kimbilir hangi sebepten dolayı bir izmirli'nin ankara'da mahsur kalışını anlatan bu şarkıyı en iyi ankara'ya ait olmayıp da geçici bir süre ikamet etmek durumunda kalmış (şan ve şerefle dolu 155 gün) bir istanbullu anlar herhalde. neticede bu şarkı beni ulus'un sokaklarında amaçsızca gezerken sanki eminönü'ndeyim ve bir anda kendimi sirkeci vapur iskelesinde bulacakmışım gibi hissettiğim, boş yere kızılay'da taksim'i, tunalı hilmi'de nişantaşı'nı aradığım, ne kadar dolanırsam dolanayım bir türlü denize varamadığım o tuhaf haftasonlarına götürdü.

    bu şarkının üstünde şu anda çalışılıyor onu biliyorum da, daha iyi ve temiz bir kaydı hakediyor baştan söyleyeyim.
  • (bkz: #8694733)
  • melih gökçek'in bir numaralı gayesi. başarıyor da.
  • ankara'ya rest çeken şarkı. amacına ulaşmış, özellikle girişteki sözler, tam da ankaralı olmayanların kafasındaki ankara'ya benziyor.