şükela:  tümü | bugün
  • buyuk migrosun yaninda olan ve her gittigimde sinir katsayimi 8 -9 kat artiran mekan. özelligi çalışan kimsenin işini yapmak için çalışmaması ve çalışanların kolaylik saglamamak icin elinden geleni yaptigi nacizane mekan. favorim pasaport bölümüdür ki zaten en kral memur amcamlar orada calisir. tamam abi derseniz sizi severler, ama pasaportumun bugün cikmis olmasi lazimdi derseniz 1 hafta daha gecikmesi icin ellerinden geleni yaparlar. turk oldugunuzdan utanmanızı saglayan olagan mekanlardan biri.
    bu arada icerde tanidigi olanlarin 1 hafta yerine 15 dakikada islerini halledebilecegi mekan.
  • emniyet genel müdürlüğü ile karıştırılan kurum.
  • online başvuru yapıldığında 30 dakika içinde pasaport almanızı sağlayan, gurur veren kurum.
  • cep telefonuzu çaldırmanız durumunda, telefonuzun imei numarasıyla calinti cep telefonu sorgulaması yapmanıza imkan veren bir internet sitesi bulunan devlet kurumu.
  • koca web sayfalarında adreslerini bulamayıp, eksi sozlukten bulduğum devlet kurumu.
  • mavi pasaport uzatma algoritması:

    *binaya girilir, danışmadan sıra numarası ve pasaport başvuru formu alınır
    *bekleme salonuyla bankoların bulunduğu yeri ayıran cam bölmeden geçilir sola dönülür karşıdaki vezneden para yatırılır. (schwannoma hatırlattı sağolsun, ekledim)
    *form doldurulur, sıra gelince iki fotoğraf (yeni çıkarılacaksa 4 fotoğraf), nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi, pasaport ve form görevliye verilir.
    *ortadaki parmak izi tarayan amcalara gidilir parmak izleri verilir, fişlenilir (bir nüshayı da size veriyorlar çerçeveletin diye).
    *tekrar işlem yaptığınız bankoya gidilir pasaport fişi alınır. genelde size 3-5 arası gelin alın derler.

    bunların dışında:

    *sabah 9-9:30 arası giderseniz 2-3 saat içinde 10'dan sonra giderseniz 6 saatte anca pasaport için başvurunuzu yapabilirsiniz.
    *pasaportu almak için de aynen 14:30'da giderseniz yarım saat-45 dk, 15:30'da giderseniz 1 saat ve daha fazlası bekleyebilirsiniz.
    *görevlileri uyuz görünmelerine rağmen o kadar insan evladıyla uğraştıklarını düşününce nispeten şahaneler. en azından kibarca sorunca terslemiyorlar, cevap veriyorlar.
    *fişleniyorsunuz kaçış yok. fişlendikten sonra elinize sıcak silikon dökerek parmak izlerinizi silebilirsiniz tabi, ama acısına değer mi bilemem.
    *dergi, mp3 çalar falan götürün vakit geçmiyor.
    *hava bu aralar içeride aşırı sıcak dışarıda 2'den sonra gölgede durulabilecek yerler oluşuyor.
    *hayat yeşil pasaport alanlara güzel.

    unutmadan: en komiği de sıra numarasını elden almanız değil (ki karaborsa muhabbetleri dönüyormuş bir yerde haklılar) sıra 1, 2, 3 şeklinde ilerlemesine rağmen sıra numaralarının dağıtım şekli 5, 4, 3 şeklinde. en azından ben alırken benden önce alanlara 418, 417, 416 bana 415 verdiler. gözümle gördüm, kopamadım memur amca gözümün içine bakıyordu.
  • pasaport almak için inanılmaz bir mekan. sabahın 8:15 inde içeri girdim ve ilk güruh içerisinde gelmeme rağmen danışmadan aldığım numero 151 idi ve bu sıra bana 11:45 civarı geldi ki 12 öğle arasına tekabül ediyordu. bu sırada aşağı yukarı sol sağ çapraz yamuk köşegen çizgilere bas basma voltalarımda gözlemlediğim şey ise danışmadaki polislerin numaraları grup grup dağıtması oldu. grup grup güzel bayanlar, grup grup bir polisle gelen başka biri, grup grup umumi pasaport hususi pasaport kısmlarının arkasındakilere "işimizi hallettik sağolun bilmemne bey-hanım" diyen menopoz teyzeler. grup grup gruplar.
    bir polise güveniyorduk bu ülkede onu da mahvettiler.
    komik bile olamıyor bu cümle.
    şimdi oraya numaratik ismini uygun gördüğüm aleti koymuşsun, tamam belki cingöz milletimiz erken gelip 30- 40 tane numara alıyor diye danışmadan dağıtmaya karar verdin, ama polis amca polis teyze yahu, nedeen-nedeen
    neyse hayat güzel eğlen coş.
  • pasaportu uzatmak için bugün gittiğim yer. başvuruyu online yaptım* sıra beklemedim falan ama parmaklarımı bir süre hissedemedim resmen. tek tek parmak izimi alan polis, makine sürekli parmak izi kalitesiz dedikçe parmaklara bastırdıkça bastırdı. sonra bir de al bakayım çıktısını dedi. titreyen parmaklarla o çıktıyı tutmak bir yandan, 8.30'da başvurmuş olup 12'de gel denmesi öte yandan, tanıdıkların odasına girip çayını içip pasaportu 10 dakikada alanları izlemek bir yandan. resmen hayattan soğudum. bir daha ki uzatmaya müdürün odasına gidip beni tanımadın mı diyeceğim, babam seni bilirmiş falan diyip, aklını alacağım, çayımı içip pasaportumu alıp gideceğim, kesin kararlıyım.
    bir de ankamalla iyi para kazandırıyor bence. 3-4 saat ne yapacağını bilemeyen herkes orda valla.