şükela:  tümü | bugün
  • ataturk orman ciftligi icinde bulunan, bugun fili sirin'i kaybeden hayvanat bahcesi.
  • arabayla onunden gecerken aslan gorebileceğiniz nadir yerlerden . . .
  • hakkettiği ilgiyi medyadana göremeyen bir hayvanat bahçesi. dört-beş yıl önce özellikle yırtıcı ve iri hayvanlar için büyük kafesler yapılınca birden bire değişmeye başladı. iki yıl önce zürafa ailesinin bir, kaplan ailesinin iki yavrusu olmuştu. yavru zürafa ile yavru kaplanlar ergenleşmek üzereler. geçen yıl doğan iki aslan yavrusu ise bir yaşını aşmış, artık sevimli birer yavru olmaktan çıkmışlar. ölen filin yeri hala boş ve çocuklar fili arıyorlar. ayılardan hiç bahsetmiyorum bile. maymınlar da fena sayılmaz. ama kaçan yılan dışında da haber olmayı hakkediyor: altı kaplanı, beş aslanı ve diğer hayvanlarıyla.
  • ilk olarak süne, kimil gibi ekinlere zararli hayvanlari teshir icin acilan mekan,

    sonra gördügü asiri ilgi nedeniyle simdiki anlamda insa edilmistir.

    uzlasmaz tartisma da cikmaktadir her zamanki gibi,

    hayvanlar doğal ortamlarinda mi kalmali, hapis mi edilmeli,

    peki dogal ortam güzel ama, bir aslani doğal ortamda nasil göreceksin, bir fili, bir kaplani, bir timsahi,

    iste orada bir sekilde görülüyor tabii ki,

    bugün tilki kafesinin önünde bir cocugun söyledikleri anlatiyordu her seyi,

    baba bu kirmizi baslikli kizdaki hayvan degil mi... (tabii o kurttu ama, cocuk iste)
  • hayvanlar bakımsızlıktan acınacak durumdadırlar. zayıflıktan kemikleri sayılan hayvanlara bakmak içinizi actır. o kadar çoluk çocuğun içinde son derece hızlı giden faytonların altında ezilmemeye çalışır, kapalı alanlarında iğrenç koku ve havasızlıktan 2 dakikadan fazla duramazsınız.
  • zonguldak hayvanat bahçesi kadar acınacak durumda değildir.
    zira zonguldak' taki hayvanlar çevre mahallelerin iti uğursuzu tarafından oyuncak haline gelmiştir. kafes telleri arasından atılan bilimum garip cisme karşılık verecek derman dahi yoktur buranın zavallı hayvanlarında. insan diyemeyeceğim yaratıklar tarafından bu derece tacize uğrayan hayvanlar, kafeslerinin ırak bir köşesinde, gözlerinden resmen yaş akar vaziyette ve adeta ölümü bekler bir hava içerisindedir.
    bakımsızlıktan kendilerini kaybetmiş pek çok hayvan da zonguldak hayvanat bahçesinde bulunur. misal, bir yabani tavşan vardır ki; zavallının uzamış, topaklaşmış, toz pislik içinde kalmış tüğlerinden güzelim yüzü seçilememektedir. bu durumda girişte verilen paraya nereye gitmektedir muamma.
    hevesle gittiğiniz zonguldak hayvanat bahçesinde, ankara hayvanat bahçesindeki gibi değişik iklimlerin hayvanlarını görmeyi de beklememeniz yerindedir.çokta büyük olmayan bir kafesin içine bir kaç köpek, tavşan, maymun doldurulmuş adıda hayvanat bahçesi olmuştur.
    bu durum varken gelen giden insanlar yinede fotoğraf çekmektedir.yalnız fotoğraf çeken insanların yanına sokulup konuşmalarını dinlemenizi tavsiye ederim; çünkü hayvanın güzelliği değil, içinde bulunduğu acımasızca durumu kadraja yansıtmaya çalışmaktadır. çıkıp bu duruma dair tavrınızı gösterdiğinizde, hiç kimse oradaki hayvanların bakımından sorumlu değildir,o kişi bulunamamaktadır.
  • lalegül kavşağından sapıp bisikletle önünden geçerken yol üzerinde durup aslanları izlerdik. sırtından görürdük aslanları ama kuyruğu bile heyecanlandırırdı bizi. tabii günde 20 saat yatan bir hayvandan da arkasını dönüp ritmik poz vermesini beklemezdik. şimdi bir haber okudum da lise yıllarıma döndüm, içim cız etti;

    http://haber.mynet.com/…aign=home_haber_thumbnail_5
  • uzerinden para kazandiklari cani korumaktan acizler.
    http://www.ntvmsnbc.com/id/25189794/

    kaplanin kol kadar yerden (kimin kolu kadar, onu da anlamadim.) aslana uzanip pencesiyle aslani yaralamasinin tek aciklamasi guvenlik ihmalidir. dalga gecer gibi "hayvanat bahçesi, hem hayvanların hem de ziyaretçilerin güvenliği açısından hiçbir risk taşımamaktadır." diye aciklama yapilmis.
    giden bilir, hayvanlarin yasam alani cok kucuktur, hayvanlar bakimsizdir. guvenlik deseniz o da yok.
    kopekler beton (ya da fayans) hucrelerde ya teker teker ya da ikiser olarak "sergilenir".
    su aygiri belki bircogunuzun calisma odasindan kucuk bir bolmede, sesin deli gibi yanki yaptigi bir odada tek basina yasar.
    timsahlar, havuzun disinda kuyrugunu sudan kurtaramayacak kadar kucuk bolmelerde tutulur.
    primatlar buyuk camlarla kapli tek kat binalarda, coluk cocugun ve beyinsiz ebeveynlerinin durmadan o camlara vurup hayvanin dikkatini cekmeye calistigi berbat kosullarda yasar.
    kediler damizlik oldu, yavrulari satisa cikmis. zaten yasam kosullari allahlik.
    ayilar, elektrikli telle birbirinden ayrilan, magara bozmasi kucuk siginaklarin oldugu ve hayvanat bahcesinin beyinsiz musterilerinden uzak tutulmak icin kazilan hendeklerin etrafinda gun boyu turladiklari bir bolumde yasar. insan gibimsiler elindeki simitleri gulle atar gibi ayilara sallar; ayi yiyince de salyalar sacarak "la gordun mu la?" diye balgamli ses tonlari ile gulerler.
    kurtlar, guya su kenarinda goruntulensinler diye sacma sapan yerlerde barinir.
    yirtici kuslar, muhabbet kusu kafesi gorunumundeki kafeslerde ucma yetilerini kaybetmis olarak oylece durur. vs vs...

    http://i51.tinypic.com/im3tk9.jpg
    http://i54.tinypic.com/160u009.jpg
    http://i52.tinypic.com/2d94293.jpg
    http://i53.tinypic.com/1gqbu0.jpg
    http://i52.tinypic.com/15na8m8.jpg

    buraya eglenmeye giden aileler var ya; cogunun eglence anlayisinda bu tip etkinlikler olan bir toplumun geleceginden hala umutlu olanlara sasiyorum.
  • bu bahçe 1933 yılından beri işletiliyormus. isleten zihniyet 1933 yilindan beri ayni hayvanat bahcesi isletmeciligi mantigini guduyor. el insaf be, el insaf! insan hic mi kendini gelistirmez?! hic mi yenilik getirmez?! hayvanat bahceleri, gunumuz dunyasinda hala sirk isletir gibi mi isletilir saniyorsunuz?! ulan hadi okumadin, ogrenmedin, dusunmedin de hic belgesel de mi izlemedin be adam! gozun hic mi national geographic channel'e, discovery channel'e kaymadi?! ulan biz bile ayda 5-10 kere ng kanalini bilmem neyi acip, gelismis hayvanat bahcelerine giptayla, ic gecirerek bakiyoruz; sen bunlardan bihaber misin?! nesin sen anlamiyorum ki..