şükela:  tümü | bugün
  • açıkçası bu tarz ergen kıyaslamalarını sevmem ancak, simit deyince akan sular duruyor. nede olsa o meşhur türk kahvaltısından payımıza düşen yegane parça kendileri. her neyse konumuza dönecek olursak, her iki simidi de uzun süre yemiş bir insan olarak ve kilolarıma güvenerek açık ara ankara simidini gönüllerin birincisi ilan edebilirim. hem hamuru, hem pekmezi, hem de susamıyla ankara simidi farklıdır. istanbula ne zaman gitsem kesinlikle sipariş edilen 15-20 simidi taşımak zorunda kalıyorum. insanlar buzluklarında muhafaza ederek bu mübarek simidi yiyorlar. daha ne diyim.
  • istanbul'da simit deyince benim aklıma çekirdekli simit geliyor..yüzeyi tamamen kavrulmuş ay çekirdekleriyle kaplı simit..ankarada hiç rast gelmedim..ama istanbulda çok sık rast geliyorum.

    ama ankara'nın gevrek simidini istanbul'dakine tercih ederim..
  • çocukken ilk yediğim istanbul simidi idi. küçücük ellerimde hiç üşenmeden o kalın simidi tutar, sırtımız haydarpaşa'ya dönük; ablamla birlikte objektife poz verirdik.

    ergen yaşlarla gençliğimde ise yediğim ankara simidi; tam memur boyunda ipincecik, susama bulanmış, saçlarını ankara rüzgarında savuran bir güzelin endamına yaraşır biçimde narin bir havaya sahipti ve aynı zamanda varlıkla yokluk imgesinin yüklendiği en simgesel yiyecekti. çabuk biterdi ama baya uğraş verirdik. yiyenlerin çenesini kramplarla tanıştıran kadim bir kültür ögesiydi. boyutu küçüktü ama damaktaki yeri her devirde kalıcılığını korumuştur.

    sonraki yıllarda da ankara'ya her gidişimde ykm'nin önündeki simitçiden aldıklarım ile hemen yanındaki büfeden portakal suyu sıktırır kahvaltımı şipşak hallederdim. henüz ortada belediyenin meyve suyu şirketi yoktu. bazen ikindide yolum düşerdi ve yine almadan duramazdım. dönüşlerde en az on tanesini kapıp getirirdim eve. iki günlük bile olsa sabah kahvaltıda tost makinesinin içinde sıcak ve gevrek tüketilmeye hazır olurdu; tam da ankara'nın tevazusu içinde.

    2016 güzünde istanbul'da çocukluğumun simidini yeniden tattım; onun da şahsına münhasır bir lezzeti olmasına rağmen ikinci kez canım çekmedi. alıştık bir kere sevgiliyi öper gibi rüzgarında ankara simidi tüketmeye.