şükela:  tümü | bugün
  • ankara yemeklerinden sanırım en ünlüsüdür. bir tavada kemikli etlerin tandır kıvamında pişirmesi ve pilav ile yenmesi esasına dayanır. 6-7 saatte pişirilir. söylemek gerekli değil belki ama lezzetlidir.
  • aslında pilavda kullanılan malzeme önemlidir ki bu da pirinç değil arpa şehriyedir.
  • incikten yapilan, pilavi oldukca yagli, anne yemeklerinin onde gelenlerinden..
  • 25 yıl önce bizim fakültenin * yemekhanesinde her pazartesi standart olarak yapılırdı. kavrulmuş arpa şehriye, tereyağı ve kuzu etinden oluşan bu mükemmel ötesi lezzeti bir daha hiç bir yerde bulamadım. 3-4 yıl önce okula ziyarete gittiğim zaman sormuştum o zamanki aşçı'yı, eğer çalışıyorsa tarifini isteyecektim ancak maalesef emekli olmuş. dışarıda hiç bir yerde de o lezzeti yakalayamıyorlar.
  • enfes bir şeydir. pek çok insan gibi ben de ilk, okul yemekhanesinde tatma fırsatına nail olmuştum. ankara'yı sevmek için bir neden daha...
  • geleneksel olarak düğün, ölüm, hıdırellez, mesire gibi toplanılan özel zamanlarda yenen eski bir ankara yemeği.
  • doğma büyüme ankaralı olup, yıllardır ankara'da yaşamama rağmen düğün, sünnet, davet gibi durumlar dışında benim bile doğru dürüst yiyemediğim yiyecektir. ankara'nın neredeyse her yerini karış karış biliyorum. ne nerde yenir, içilir çoğunu bilmeme rağmen ankara'da nerde lezzetli bir ankara tava yenir bilgim yok. sadece bir kere tavacı recep usta'da yemiştim sanırım, onun harici bir yer bilmiyorum. üstelik burası hariç gittiğim kaliteli restoranların hiçbirinde ankara tava yer almıyor. ankara restoranları da diğer kültürlere doğru kayarak saçma sapan kebap, şiş, dürüm menülerine doğru kaymış. menülerde ankara'ya özgü bulanilecek tek yiyecek yaprak döner durumunda.
  • ne pilavı arpa şehriyeden olur, ne eti kuşbaşından falan olur. "pilavı pirinçten yapan angaralı değildir" diye ahkam kesip, kuzu kuşbaşıyı domatesli biberli soğanlı sote yapanlar ankaralı değidir asıl.

    az önce mehmet yaşin'de gördüm, evet işte gerçek ankara tava odur. soğan, domates, biber falan yoktur. kuşbaşı ne la, kemikli etten yapılır en önce. özellikle kuzu kaburgadan. suya koyar fırında ağır ağır pişirirsin. sonra eti kenara ayırırsın, etin suyunu pirince katar, içine de yağını koyar pilavı da fırında pişirirsin. pilav pişince etleri üstüne dizer, yine fırına verir kızartırsın. budur ankara tava. arpa şehriye falan değil. kuşbaşı hele hiç değil. evde yapılacak iş değildir, çünkü fırın ister. öyle arçelik fırın değil, odun ateşiyle ısınan taş fırın. tava denilen şey de tefal değildir, elde dövme leğen kadar bakır kaplardır.
  • ankara imrahor mühye köyünde fikret'in yeri var. orada yenmesi gereken tava.