şükela:  tümü | bugün
  • koru metro hattı üzerinde isimleri odtü, bilkent ve beytepe(hacettepe üniversitesi kampüsü) olan duraklar mevcuttur lakin bu duraklar okullardan çok ısparta'ya yakındır.
  • evden çıktığınızda sizi mutlaka ya kızılay'a ya da ulus'a ulaştırmaya ayarlanmış bir şey.
    bu iki merkeze ulaşmadan başka bir yere gitmek neredeyse imkansızdır. örneğin mamak'tayım yenimahalle'ye gitmek istiyorum. ulus'a gidip tekrar binmem gerekiyor. veya ayrancı'dayım emek'e gitmek istiyorum. yine olmadı, kızılay'dan/ulus'tan araç değiştirmem gerekiyor. tabii ki tüm alternatif rotalar için birer otobüs hattı konamaz ama en azından şehri dışından dolaşan hatlar pekala konabilir.
    fışkiyeler daha önemli ama.
  • ankara'da toplu tasimanin adi tam olarak sudur:
    özel araçla 5 dk'ya alabileceginiz yolu toplu tasimayla 1 saatte alirsiniz.
    ben yaklasik 8 yil boyunca öyle yaptim. merkez hub toplu tasima çok güzel bir sistem aslinda, ama daha çok düsük nüfuslu küçük sehirler için. mesela ben lausanne'da yasiyorum (nüfusu 150bin) ve merkez hub burada çok ise yariyor. gerçi yavastan sehir büyümeye basladi, artik 2-3 hub noktasi olusturmayi planliyorlar, o ayri. sen düsün ki 6m nüfusun, küçük bir avrupa ülkesi kadar da yüzölçümün var. ve hala bütün toplu tasima kizilaydan geçiyor. hani bunun mantiksiz oldugunu anlamak için salak olmak bile yetmez. çok farkli bir sey olman lazim. mesela, insanlarin tahammülüne tecavüz etmeye çalisan bir orospu çocugu.
  • yüzyılın en büyük troll projesidir.

    törekent'ten kızılay'a giderken batıkent'te inip aynı güzergah üzerinde devam etmek için sizi bekleyen başka bir trene koşuşursunuz.

    bu koşuşturmacanın "depar atma" olarak nitelendirdiğimiz bir üstü de ümitköy aktarma istasyonu'nda, metrodan inip otobüsünüzün kalkacağı durağa giderken yaşanır.

    tüm bunlar olurken istasyon kameralarından melih başgan'ın izlediğine dair güçlü bir his var içimde. adeta bir açlık oyunları sahnesi.
  • ülkemizin açıkara en kötüsüdür. bakınız istanbul bile değil, kesinlikle ankara. istanbul'da en azından ciddi düşünceler, planlamalar falan var. ankara'da her yol özel taşıta, arabaya göre planlanmış durumda.

    en büyük sıkıntı, neredeyse hiçbir aktarma istasyonu olmaması. tek birortak nokta var o da kızılay. bir yere gitmek istiyorsanız, muhtemelen kızılay'a uğramadan asla gidemezsiniz.

    haşmetli başkanımız "eskişehir yolu'nu tıkanmaktan kurtaracağım, ulaşımı metroyla hızlandıracağım" dedi ve az tıkanan bir yeri çok tıkanır hale getirip bir de yavaşlattı. nedeni basit... ağır-aksak ve dünyanın en yavaş metrosu olan çayyolu metrosunu hizmete açıp ring seferleri koydu. eskişehir yolunda ilerleyen otobüs-minibüslerin %95'ini kaldırdı. onların yerini metroya aktardı. örneğin; toki turkuaz'dan kızılay'a belediye otobüsüyle 30 dakikada gidebilirken, otobüsten indirilip mecburi metroya aktarılıyorsunuz ve iki aktarma yaparak, metroyu bekleyerek, duraktan metroya yürüyerek vb 1 saatte ulaşıyorsunuz. o da şansınız yaver giderse...

    yolculuk süresini iki katına çıkaran dünyadaki tek metro maalesef. millet de bu rezaleti çekmemek için "ulan 5 tl benzin yakarım, hem keyifle giderim, hem otururum, hem de yarı sürede" diyerek arabasına biniyor. veya arabası yoksa borca girip 5-6 bin liraya eski püskü şahin alıyor. ulaşım ucuz değil ki amk. araba daha ucuza gelecek neredeyse.

    her sabah ve her akşam, işe gidip gelirken binlerce insanın ulaşım sistemine ana avrat küfür edip, ardından yine melih gökçek'e oy vermeleri de enteresan tabii. gerçi son seçimle mansur yavaş'a verdiler ama oylarına sahip çıkamadılar. sağlık olsun.

    ankara'da toplu taşıma yoktur. borca girip arabanızı alın, hem keyfini sürün, kanser olmayın, işe geç kalmayın. hem de uzun vadede ekonomi yapmış olun. ciddiyim.
  • mavi halk otobüs şoför ve muavinlerinin tamamı sanırım kafadan sorunlu, kırmızı ışık falan dinlemezler, her an bir aracı biçebilecek potansiyeldeler. uyarı yaptığınızda otobüsten uçarak aşağı inip aracınıza doğru koşarken bulabilirsiniz kendilerini.

    -dolmuşlar, mavi otobüsler kadar olmasa da, sorunlu tipler. yavaş yavaş gider, arkasında kalırsınız yol alamazsınız, çünkü yolcu beklerler, aynı şeyi siz yapsanız, dibinize kadar girer selektöre abanırlar. yolcuyu doldurduğunda aralarında yarışıp trafiği tehlikeye atarlar. kısaca, kendisinin günde 200 kez yaptığı şeyi yaparsınız, kendi yaptığını unutur siz bir pisliksinizdir dostum.

    -taksiler, iyi semtlerdeki bir kaç taksi durağı hariç, kırmızıda geçmeye bayılırlar, kaynak mutlaka yaparlar, trafikte kimseyi takmazlar, kendilerine ait kuralları vardır.

    üçünün de ortak özelliği, araçlarında türk bayrağı olmayanı yoktur. çünkü vatanını en çok bunlar severler, psikopatlığın, kuralsızlığın, saygısızlığın kitabını yazarlar ama yine de vatanını en çok bunlar sever. kısaca örnek vatandaşlardır.

    metro kaldı ama ondada bu son olaylardan sonra can güvenliğiniz için pek huzur bulamazsınız.

    ilgililerin ve ihtiyaç sahiplerinin bilgisine saygıyla sunarım.
  • insanları yıpratacak cinsten basiretsiz bir hizmet türü.

    yeraltı taşımacılığı rant açısından uygun gözükmediğinden dolayı sanırsam, asla ve asla değer görmemiştir. (bkz: melih gökçek) halk otobüsleri, ticari işletme oldukları için doldurur da doldurur. belediye otobüsler sayı olarak azdır. dahası şehircilik rant sevdaları sebebiyle daha da yetersiz durumlara düşürülmüşlerdir.

    (bir örnek: 188 no'lu otobüsün hattında bulunan halk otobüsler ve 2 katlı otobüsler bitirilmiştir 5-6 sene önce. eskiden 15 dakikada bir otobüs bulunan bir hatta bu yenilen haltın üzerinde sadece saatte bir kez otobüs geçmeye başlamıştır.)

    kızılay'da insanlar otobüslerde trafik tıkanıklıkları sebebiyle bunalıma girerler, ulus, opera, fatih köprüsü, etlik kavşak (gata'nın az üstü olan 5 yol ağzı), necatibey giriş ve çıkışı, samanpazarı, atakule/hoşdere gibi yerler sürekli olarak sıkışıktır. bu sıkışıklığı yaşarken insanlar artık yeter demiş ve "bari arabamda rahat rahat otururum" psikolojisine girmiştir.

    sürekli büyüyen eskişehir yolu ve ilerisi için 2004 yılında metro tamamlayacağını ilan eden belediyenin rezaleti malumdur. bu yol da sürekli tıkanmaktadır. 4 şeride çıkarılan eskişehir istikameti yetmemiş, aşti bulvarı da yetmemiş şimdi ankara bulvarı adı verilen yol açılmıştır. ankara'da insanlar mutlaka ulus ve kızılay üzerinden aktarma yapmaya zorlanmaktadırlar.

    (bir örnek; çankaya-yıldız-or/an tarafından ümitköy tarafına arka yoldan 20 dakikada ulaşılabilecekken bu hatta asla toplu taşım aracı koyulmaz. böylesi bir hizmet incek, çayyolu, beytepe, oran, yıldız gibi yerleri birbirine bağlayabilir ve hayat kolaylaşabilir ama olmaz, yapmazlar. araç trafiği olması çok daha çekici sanırsam)

    evimden çıkıp metroyla işime gidebilecek olsam, zerre tereddüt etmem, takarım kulaklığımı, yolda rahat rahat giderim. lakin böyle bir şansım yok, evimden çıkıp, otobüsle (o otobüs 30 dakikada bir gelir) kızılaya gitmem 40 dakika, kızılaydan iş yerime metroyla aktarma yapmam 15 dakika. 55 dakikalık sinir harbi. ve beyaz tv de bol bol bahane.
  • yarrak gibidir. ankara'lı bilir zaten, bilmeyenlere anlatalım.

    sabah saatlerinde merkez'den odtü, bilkent, hacettepe, ümitköy, konutkent vb. tarafına gitmek isterseniz eskişehir yolu çilesi çekersiniz. tersi daha beterdir. saat 3 gibi başlar trafik, 5 şerit gelip armada'nın orada otobüs ve dolmuşların sayesinde 2 hatta zaman zaman 1 şeride düşen yol ve istanbul yolu bağlantısı sebebiyle. 16:30-17:00 ile 19:30 arası cehennem olur, kuyruk beytepe köprüsüne kadar uzar.

    metro zaten 2 hattır, onda da öyle kötü bağlanmıştır ki yenimahalle'den aşti'ye gitmek istediğinizde kızılay'a gidip (13 durak olması lazım) sonra gerisin geri aşti'ye ankaray ile gitmeniz gerekir. şimdi sincan ve ümitköy tarafı ekleniyor. adam bildiğin uc uca ekliyor hattı ya. var mı böyle bir şey? kesiştirsene ulan hatların ortasından! yolun uzunluğunu çilesini zaman kaybınıgeçtim nasıl kaldıracak o yoğunluğu?

    onun dışında sike sike kızılay'a gitmek var. hoşdere, dikmen, sokullu, öveçler (2-4) paralel sayılabilecek ve her birinin arası 1-2 km olan caddelerdir. ama birinden diğerine giden hiçbir araç yoktur. öveçler'den hoşdere'ye gidecek adam 3-4 km'lik yol için önce kızılay'a gider, oradan hoşdere dolmuşuna biner. koy ulan işte bir hat. tek bir hat ya. yarım saatte bir kalksın olsun. başlasın yukarıdan kessin, caddeleri. çok mu zor? ya da batıkent'ten atıyorum bilkent'e gitmek isteyen adam önce metroya gitmek için bir otobüse binecek, oradan metroyla sıhhıye/kızılay'a gidecek, oradan bilkent'e gidecek. halbuki arkada şaşmaz yolu var, 10-15 dakikada gidebilirsiniz arabayla. ama yok. illa 3 vasıta 1 buçuk saat gidecek.

    özetle, melih başgan'dan önce de pek iç açıcı olmayan, kendisinin efsane yöneticilik anlayışı sayesinde mümkün olan en kötü kombinasyonların yakalandığı toplu taşıma anlayışıdır.
  • insanlarin ozel araclarina top'la binmesi olsa gerek :/

    herkes yazmis ama bi daha bi daha yazmak istiyorum. ankara'da toplu tasima iki-uc ana artere yuklenmistir.

    ornek: dikmen'de oturuyorsunuz ve atakule'ye gitmek istiyorsunuz. mesela benim oturdugum ilker'den atakule kabak gorunurdu, elinizle tutacaksiniz sanki, o derece. ammmaa... oraya varmak icin dolmusa binip lambur lumbur kizilay'a inmeniz gerekir once. sonra yine dolmusla haldur huldur hosdere'den tirmaniz lazim. veya hosdere'de oturuyorsunuz ve tunali hilmi'ye gitmeye ugrasiyorsunuz. yine lambur lumbur ve haldir huldur yapmaniz gerek. ama melih basgan trafigi rahatlatmak icin odtu'den otoban gecirmeye ugrasir.

    ornek: ankara'nin eski muhitleri yokustur, eyvallah. ancak son yillarda genisledigi eskisehir yolu tarafi dumduzdur. burada en kisa yoldan raylar dosenip tramvay hatti acilabilirdi. ammaa... hayir buyyuk basgan yolu bir serit daha genisletip bir senelik rahatlamayi ve ozel arabada top tasitmayi marifet bilmistir. bir de batcik tuplerle trafik isigi atlamak var ama, otobusler ustten gidiyor.

    ornek: eskisehir yolunda, mesela disislerinin onunde otobus bekliyorsunuz. durursa ne ala! amina kodumun belediye otobusu soforleri inecek yoksa duraga yanasmayi zul addeder. eliniz havada "orrrrospu cocuuuuu" diye bagirirken buluverirsiniz kendinizi. sofore gore o hattan zaten bissuru arac gecip, hepsi de kizilay'a gittigi icin sorun yoktur. altindaki belediyenin hizmet araci degil, babasinin mercedes'idir.

    karli buzlu gunlere hic girmeyelim isterseniz.
  • özeti şudur:

    istanbul yolunda bi semtte iseniz eskişehir yolunda bir semte, eskişehir yolunda bir semtteyseniz istanbul yolunda bir semte kızılay'a gitmeden ulaşmanız imkansıza yakındır.

    en iyi ihtimalle r çizerek ulaşırsınız ancak bir çok yere u çekerek gitmek zorunda kalırsınız. batıkent kızılay metrosu ve ankaray dışında kalan metrolar ise yavaş ve kullanışsızdır. eryamandan kızılay'a metro ile gitmek de otobüs ile gitmek de 45 dakika 1 saat arası vaktinizi alır.

hesabın var mı? giriş yap