şükela:  tümü | bugün
  • insana "ankarayı seviyorum" dedirten olay.
    ve hatta sonra olaylar gelişir.
  • ankara'nın yağmurları istanbul'unkilere göre daha hafiften yağıyor gibime geldi. bana seattle'ın yağmurlarını hatırlattı. huzurlu huzurlu ağır adımlarla, ıslanmaktan korkmadan yürümek... ankara yağmurları insana bu olanağı sağlıyor...
  • gri şehrin* tüm kirliliğini sokaklardan akıtıp götüren, şehri temizleyen, ruhu dinlendiren durumdur. hatta gri şehirin en güzel halidir.
  • ahmak islatan olmadigi sürece, yokus asagi hizla akan, üzerinde gece yansiyan bi yagmurdur. tam dinerken yalnizligin anlasildigi anlara dönüsür, kaldirimlarda parlakligini birakarak yok olur.
  • istanbul izmirin yağmurundan sonra yağmur denmez.
    istanbul we izmirde dolu dolu şakır şakır yağarken ankrada daha hafif yağar yağmur..
    ıslanmaktan korkmazsınız insanı ortamı çewreyi sanki mayışık deilmiş gibi daha beter mayıştırır...
    yok yağmurunada ısınamadım ankaranın..
  • ankara'yı sevdirebilen bişi.
  • tanrıların ışıklı kementleriyle her bir evin, ağacın yanağından teğet geçtiği, saçı sakalına karışmış, homurdanan bir gökyüzünden dökülen, kırbaç gibi şaklayan rüzgârın önüne katıp savurduğu öğleden sonrası ıslaklığı
  • ankara'da özellikle şiddetli bir yağmur yağması, genellikle kısa süre sonra kablo bağlantısının sıçacağına delalettir.
    (ara: sik* kablonet)
  • ankara'da kar ne kadar sakin ve döne döne yağarsa, yağmur inadına bir telaş içinde, birbirinin üzerinden atlayarak, yere vardığı an güvercinlerin kumruların oynaşacakları çukurları dolduracağını bildiğinden olsa gerek, kurşun gibi bir hızla düşer.