şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşlar merhaba ben stockholm'lu sendrom, bugün size bambaşka bir ülkede müziğe dair yepyeni pencereler açan bir güruhu; ankaralı şarkıcıları tanıtacağım. aynı müzik türünü icra ettiğimiz oslo'lu petekdoku arkadaşım da yardımcı oldu sağolsun, kendisine teşekkür ediyorum buradan. ettim.

    malumunuz olduğu üzre daha genel kapsamda başlamıştı bu furya; ankaralı turgut, ankaralı yasemin falan da ilk temsilcileridir. fakat ankara'dan bihaber insanlar kendilerini bir isveçli, bir ingiliz, bir alman sandığı içün konuyla ilgili hassasiyet gösterdiler ve sonraki nesiller şehirden ziyade ilçe belirtmeye başladı. bu gerçek anlamda takdire şayan bir tutumdu ki zamanla sektörde yazısız bir kural halini aldı. ankaralıysan, ankara müziği yapacaksan ilçeni vurgulayacak, geldiğin yeri unutmadığını; tanınma hususunda insanların işini kolaylaştırmayı görev addeddiğini göstereceksin. bu şart. aksi halde o albüm kapaklarını, o şarkılarınla kendini kaybeden insan topluluklarını hayal etmeyeceksin. edemezsin.

    örnekler çoğaltılabilir elbette, ben ilk akla gelenleri paylaşayım:

    sincanlı fehmi:
    http://i54.tinypic.com/bdl5iq.jpg

    kazanlı volkan:
    http://i56.tinypic.com/250ld2a.jpg

    sincanlı tolgahan:
    http://i51.tinypic.com/33k7tsl.jpg

    balalı mehmet:
    http://i52.tinypic.com/25gxpio.jpg

    güdüllü ergün:
    http://i54.tinypic.com/254zt6g.jpg

    çubuklu yaşar:
    http://i51.tinypic.com/6h2pvd.jpg

    sincanlı filiz:
    http://i54.tinypic.com/2a84550.jpg

    burada ayrı bir parantez açarak lokal bir ün, yöresel bir tanınmışlıktan ziyade daha global hedefleri olan; evrensel anlamda bir şeyler yapmaya çalışan mustafa abimize değinmek istiyorum izninizle. kendisi almanlara oyun havasının ne olduğunu, nasıl bir coşkuya zemin hazırlayabileceğini onların müzikleriyle göstermiş. şahane tek kelimeyle [ilçe belirtmemiş olması eksik değil onun adına]:

    frankfurt oyun havaları ile stutgart'lı mustafa kandıralı:
    http://i54.tinypic.com/ejha9i.jpg

    değerlerimize sahip çıkalım arkadaşlar. zamanla yok olup gitmelerine göz yummayalım. dünyaya açılan pimapenlerimiz onlar. yaşar gibi içli içli bakalım yanlarına gidip, tutacaklarına dokunup hislenelim gerekirse. lütfen. lütfen diyorum bakın..
  • birbirine karışıyorlar bi' zaman sonra, o yüzden hep.
  • ankaralı turgut ve ankaralı yasemin bütün bu ilçe belirtenlerin evrensel kümeleri, adem ile havva'larıdır.
  • ilginç oluşum. aslında ankara'lı olduklarını iddia eden bu arkadaşların birbirini çekememe, kıskanmalarının bir tezahürüdür. amk herkes ankaralı oldu, nasıl fark yaratmalıyım, sincanlıyım, dikmenliyim diyerek tabi ki. new york çeteleri gibi lan. herkesin bir bölgesi var. bir balalı mehmet gidip kazan'da türkü okuyamaz mesela, sıkarlar topuğuna. ben bu ayrışma olayının daha ileri gitmesinden korkuyorum. ili ilçelere böldükten sonra, bir de mahallelere bölünürse yandık. o zaman gelsin sincan karanfil mahalleli toygar, bala siteler mahalleli hoyguç. ve hatta bahçeli 7. caddeli berkcan. aha bu da bonus: honolululu onur
  • bu alemde genel olarak kullanılan ankaralı sıfatından ziyade çıktıkları yerin özellikle belirtilmesini istemelerinden kaynaklanan zorunluluk olabilir. ayrıca: (bkz: çayyolulu pelin)
  • (bkz: esatlı ege)
  • ankaraya özgü bir tutumdur. bu kızılderili temalı adlandırmanın temelinde, basittir ki kendi adına yerleşim yerini de katıp o yerin gururu olma telaşı bulunur, bir çeşit sahne ismi kazanılır böylece. sanki o muhitten daha düzgün daha yetenekli adam çıkmaz, çıksa da aynı isimde olmaz gibi.