şükela:  tümü | bugün
  • yozgatta değilseniz boş yapmaktır.
  • neden bilmiyorum ankara zamanla sevilen bir il, başta hiç sevmezsiniz ama yaşadıkça bağlanmaya başlarsınız. anlam veremediğim bir büyüsü var.
  • ankara geri dönmek zorunda olmadığında özlenen, özlediğim şehir.
  • gaflettir.çok özlediyseniz anlatayım size. bugün yayalara yol verdim diye(yaya geçiti vardı) arkadaki lavuk kornaya basıp durdu
  • 7 gün 24 saat yapmakta olduğum eylem
  • bazen ulusta iner yiba çarşısının arka sokaklarına girerim.sonra ordan anafartalara doğru yürür ,hale giderim.sonra çıkrıkçılar yokuşuna gider bir sigara yakarım.hatta allı güllü ballı bulursam yerim.tekrar anafartalara gider elektronikçilerin orda diğer sigaramı yakarım.eski sümerbank’ın olduğu yerde oturur yola bakan bir kahve de babamın oraları gezdirdiği ,alışveriş yaptığı yerlere daha bir bakarım.sonra ver elini heykelin ora.dışkapı bisikletçiler çarşısına doğru yürürüm.her adımım bir anı ,her anım bir adanmışlık.bazen gözlerim dolar bazen gülerek geçerim.ara sokaklardan girer ibni sinanın ordan çıkarım.sonra da “ankara özlenir mi “derler ankara özlenmez ,sevilir.
  • kan çekiyorsa demekki, özlüyoruz efendim
  • benim için üniversite yıllarını özlemektir.
  • burada ankara'ya bok atanlara bakiyorsun ya izmir'den ya istanbul'dan ya da bilmem ne sehrinden cikiyor.

    icine dussen eriyecegin bir denize, her yagmur yagdiginda felc olan kanalizasyonlara sahip, sehirciligin bok gibi oldugu, ankara'nin 3 te 1'i buyuklugunde ama 2 kati nufusa sahip minik suriye hayranlari cidden sevmesin lan bu sehri, defolun gidin olm.

    bu sehre sallayanlar icin bir behzat c lafi geldi aklima tam suan, ' sanki los angeles'ta buyudunuz amk gurmeleri'.
  • dört gün ankara'da kalıp sıkılan, eskişehir'i burnunda tüten biri var entariler arasında.
    olm hemen linç etmeyin vallahi merakımdan soruyorum. bu eskişehire'de ne var bu kadar güzel? elli kere gittim, milletin şu öve öve bitiremediği şehirde herhangi bir şehirden daha güzel bir şey bulamadım. "yaşanmışlık" demeyin bana, somut bir şey istiyorum. yaşanmışlık olsa dört günde özlemezsin.
    ankara'ya "yaşanamayacak büyük yer" demiş bir de. mumbai verelim arkadaşa dilerse.
    eskişehir başlığını açıp açıp okuyorum, şukela modunda falan da baktım. nesi güzel? 100 gramında yarım kilo yağ içererek fizik kurallarına meydan okuyan çiböreği mi? hiçbir şey olmayan doktorlar caddesi mi, ekstra hiçbir özelliği olmayan porsuk çayı mı, denizi olmayan adaları mı, önündekinin ensesine burnunun değdiği espark mı? sakatatı blender'dan geçirip döner diye satan donası mı? ederi üç yüz bin etmeden milyona satılan standart daireleri mi? adım başı açılmış telefon kabı dükkanları mı?
    ne olm cidden merak ediyorum?
    sanki bana heidelberg anasını satayım.

    t : anıtkabir, eymir ve odtü hariç elle tutulur pek güzelliği olmayan şehrin yaşanmışlıklarının özlenmesi durumu