şükela:  tümü | bugün
  • suriyeli şair ali ahmed said eşber'in şiiri. şairin nam-ı diğer esması adonis'tir. şair, anlam ormanında kafası karışan bireyler için gezi rehberi hazırlamış, ormanın içine mana patikaları bezemiştir.

    işte orman ve gezi rehberi:

    nedir yol?
    toprak adındaki kağıda yazılı
    gezginlik manifestosu.
    nedir ağaç?
    dalgaları hava olan yeşil göl.
    nedir hava?
    bir ruh
    bir bedene yerleşmeyi istemeyen.
    nedir ayna?
    ikinci bir yüz
    ve üçüncü göz.
    nedir mukaddes?
    bir maske
    eğlenebilmek için müdennesle.
    nedir ölüm?
    kadının rahmiyle
    yerin rahmi arasında
    nakliye arabası.
    nedir gökkuşağı?
    bulutun bedeniyle
    güneşin bedeni
    bir eğimle kucaklaşmış
    yerin bedeni üzerinde.
    nedir dalga?
    denizin ekranında
    çizgi film.
    nedir kıyı?
    dalgaların yorgunluğu için yastık.
    nedir yıldız?
    en güzel tarafı kapağı olan bir kitap
    nedir yaşlılık?
    iki yöne büyüyen bir bitki:
    çocukluğun şafağı
    ve ölümün gecesine.
    nedir siyah?
    güneşe gebe bir rahim.
    nedir akan yıldız?
    fırlamış bir ok ki tek hedefi var gerçekleştireceği:
    kırılıp ölmek.
    nedir günbatımı?
    güneşin bedeninden dökülen ter.
    nedir kasîde?
    bir kız çocuk
    bitmeyen
    bir süt emmek
    ile
    yaşayan.
    nedir düş?
    hayale lâyık olabilmek için
    gerçekliğin yükselişi.
    nedir mutluluk?
    dilin kıyısındaki bir mezarlıkta
    mezar taşı.
    nedir umut?
    betimlemek ölümü
    hayatın diliyle.
    nedir toprak?
    bedenin geleceği.
    nedir önkaranlık?
    vedâ hutbesi.
    nedir gözyaşı?
    bedenin kaybettiği savaş.
    nedir umutsuzluk?
    hayatı ölümün diliyle betimlemek.
    nedir yankı?
    yol alışın yıktığı beden-
    tükeniyor
    tükendi.
    nedir toz?
    rüzgârın dengi ve en büyük rakibi.
    nedir yatak?
    gece içinde
    gece.
    nedir doğa?
    görüyü yazmak için
    sağgörüdeki dil.
    nedir ufuk?
    sınırsızca devingen uzay.
    nedir rastlantı?
    farkında olmadan
    ellerine düşen
    rüzgârın ağacındaki meyve.
    nedir gül?
    koparılmak için yetiştirilen baş.
    nedir gerçek?
    resmetmek suyun endâmını
    ya da ışığın yüzünü.
    nedir gayb?
    görmeyi arzuladığımız bir ev
    ve nefret ettiğimiz
    içinde oturmaktan.
    nedir gök?
    daha çıkmadan
    kırılan merdiven.
    nedir gece?
    bir peçe
    güneşin yüzüne taktığı.
    nedir güzellik?
    bir biçim ki, onu gördüğünde görürsün
    ardındaki sırrı
    bazen de ardındaki allahı görürsün.
    nedir anlamsızlık?
    hastalık
    en yaygın olanı.
    nedir varlık?
    daima yeniden
    gözden geçirilmeyi gereksinen.
    nedir gerçeklik?
    çökeltiler
    dilin
    ırmağı içre.
    nedir yoksulluk?
    yeryüzü üzerinde hareket eden mezar.
    nedir dostluk?
    ikinci bir güneş.
    nedir sanı?
    muğlaklığın bedenini yoklayan el.
    nedir gece?
    yıldızların kitaplarını satan sahaf.
    nedir dua?
    sözün suyundan buharlaşan
    göksel bulut.
    nedir gözyaşı?
    en saf ayna.
    nedir ay?
    güneşin sadık hizmetkârı.
    nedir mutlak?
    kafadaki hayız.
    nedir çıplaklık?
    bedenin fatihası.
    nedir iz?
    yürümeyi kesen ayak.
    nedir bellek?
    bir ev ki yalnızca
    ikameti içindir
    kayıp eşyaların.
    nedir şiir?
    seferde gemiler ve yoktur limanları.
    nedir yastık?
    gecenin merdivenindeki ilk basamak.
    nedir başarısızlık?
    ömür gölünde yüzen yosun.
    nedir ömür?
    karanlığa doğru
    hiç durmayan yolculuk.
    nedir kargaşa?
    bir başka düzen gecenin bedeni için.
    nedir hayâl?
    gerçekliğin ıtırı.
    nedir tarih?
    kör bir davulcu.
    nedir yağmur?
    son yolcu
    bulut treninden inen.
    nedir yüz?
    gözyaşının göçü için en yakın liman.
    nedir gündüz?
    güneş ışınlarının en geniş kafesi.
    nedir çöl?
    kum falı
    okumaktan
    bıkmayan
    falcı kadın.
    nedir kum?
    sürekli okuru tek bir romanın:
    rüzgârın.
    nedir sır?
    bir kapalı kap
    açtığında kırılan.
    nedir bağırış?
    sesteki pas.
    nedir toz?
    soluk
    yerin ciğerinden yükselen.
    nedir parmaklar?
    beden okyanuslarının ilk kıyıları.
    nedir kanat?
    uzayın kulağında fısıltı.
    nedir kafes?
    içi boş doluluk
    nedir keder?
    bedenin uzayındaki
    önkaranlık.
    nedir şans?
    vaktin elindeki zar.
    nedir düş?
    bıkmayan bir aç
    gerçekliğin kapısını çalmaktan.
    nedir hüzün?
    neşe sözlüğünün
    yanlışlıkla attığı kelime.
    nedir sürpriz?
    bir kuş
    kurtulmuş
    elinden gerçekliğin.
    nedir vatan?
    dilin koltuklarına
    uzanan cisim.
    nedir dil?
    bir trendir ki
    aynı zamanda
    yol, yolculuk ve varıştır.
    nedir ırmak?
    bir yatak ki, yeryüzü
    memelerinin arasına
    ya da göbeğinin altına yayar onu.
    nedir bahçe?
    bir kadın şair
    şiirlerini uyuyarak yazan
    ve susarak okuyan.
    nedir merkez?
    tüm uçların ucu.
    nedir yakın?
    bilgiyi gereksinmeyen
    istikrar.
    nedir zaman?
    bir giysi
    giyip çıkarmadığımız.
    nedir düz çizgi?
    görülmeyen
    eğik
    çizgiler toplamı.
    nedir serap?
    bir güneş
    kumu giyip
    suya benzemeye çalışan.
    nedir su?
    ateşin cehennemi.
    nedir göbek?
    yolun yarısı
    iki cennet
    arasında.
    nedir öpücük?
    görülen koparılışı
    görünmeyen bir meyvenin.
    nedir kaygı?
    buruşukluklar
    ve kırışıklıklar
    damarların ipeğinde.
    nedir mecaz?
    kelimelerin göğüslerinde
    çırpan kanatlar.
    nedir yaratı?
    rastlantının elinde yüzük.
    nedir kucaklaşma?
    ikinin üçüncüsü.
    nedir anlam?
    anlamsızlığın başı ve sonu.

    (senelerdir aklımda olan 'bensel tabirler ansiklopesi' fikrimi tarumar etmiştir. ah adonis, ah lazkiye'nin diriltici ruhu ah!)
  • ilk bakışta serbest çağrışımla akla "anlatı ormanlarında altı gezinti"yi getiren başlık.