şükela:  tümü | bugün
  • düzenli insan olmama rağmen dolabımdan 11 tane çorap teki çıkması.
  • bundan sonra böyle şöyle gibi kendine farklı açılardan sözler verip hayata yine aynı şekilde devam edilmesi gibi tuhaflıklardır.
  • 50 kişilik sınıfta overall'ı 7-7.5 olan bana, yine overall'ı 9.5-10 olan kızın yazması.*
    hayat garip lan.
  • az önce şahit olduğumuz gibi bir olaydır belki.

    bir ağaç altında kahve içiyorduk. bir serçe tam üstümüzdeki dala kondu. başladık dalga geçmeye. ha şimdi kesin sıçacak diyoruz. ötüyor bu bir taraftan cik cik. derken devasa boyutta açılan kıç deliğini bir belgesel edasıyla gerilim filmi konsepti arasında görmemizle masamıza sıçması bir oldu. biz de bir süre birbirimize anlamsız anlamsız baktık.
  • t9 un her bi halti duzeltip sonrasinda iş sayilara gelince andval gibi salaklasmasi.
    t9 ne ayak?
    sanki baska isim yok. .
  • -anlam verilebilen kaç tuhaflık gördün?
    -anlam verdiğim anda doğılıp gitti doktor bey
    -şive komiği misin evladım sen?
    -yok değil klovye sürçüyor
  • ağlamaya başlayan çocuğun ilk başta böğürmesi ardından gelen ortalama 3-5 saniyelik ölüm sessizliği ve sonra belli bir ritm içinde ağlaması
  • sanırım duygu. yani birine karşı duyduğumuz hislerin bütününden bahsediyorum. biriyle ilişki yaşarsınız sonra ayrılırsınız devamında gelen o his: mesela adına "ayrılık acısı " dediğimiz o his. bir organın darbe almaz bir uzvun zarar görmez ama acır işte içinde bir şeyler... bir yakını kaybedersin, bir dostunu üzersin vs... örnekleri çoğaltabiliriz. anlam veremediğim tuhaflıktır. neden böyleyiz. biliyorum bütün taşları yerinden oynatıyorum ama sahiden tuhaf değil mi ?
  • karayolu ile yaklaşık 750 km olan istanbul-antalya arası uçakla 1 saat sürerken, karayolu ile yaklaşık 450 km olan istanbul-ankara arasının da uçakla 1 saat sürmesi.
  • ilkokul 1 veya 2 ye gidiyorum, annem babam muntazaman her akşam olduğu gibi yemekten sonra çay ya da tatlı niyetine tartışıyorlar. o sırada annemin ağzından tartışma konusuyla tamamen alakasız şu cümle çıktı, "meğerse seren serengil çok haklıymış!". babam da buna, "evet! doğru diyorsun kesinlikle yerden göğe kadar haklıymış!" minvalinde cevap verdi ve tartışma bir anda bıçak gibi kesildi. içimden, "vay anasını! bizimkiler artık ben ne hakkında tartıştıklarını anlayamayayım diye kişiler ve olgulara mecazi anlamlar yüklemişler." tarzı düşünceler geçmişti. neyse uzatmayalım, ben bu seren serengil metaforunu yıllar yılı düşünmeme rağmen çözemedim. ortaokula giderken artık dayanamadım ve uygun bi zamanda bizimkilere sordum, böyle böyle olmuştu diye yukarıda yazdıklarımı birebir anlattım ve pederdeki tepki justin bieber duymuş ozzy osbourne şeklindeydi, "hiç öyle bir şey hatırlamıyorum, hem seren serengil ne alaka amk, sen konuşulanları yanlış anlamışsındır" diye kestirip attılar. hala bu tuhaf olayı ara sıra düşünürüm heyhat bu ismin barındırdığı gizemi ve bir de lanet mulholland çıkmazını sonsuza kadar çözemeyeceğim.