şükela:  tümü | bugün
  • kavrama yeteneği.
    (bkz: anlamak)
  • algılamakla karıştırılan kavram,durum,bilişsel süreç
  • dostoyevski nin, yeraltından notlar adlı eserinde şöyle belirttiği mevzu;

    "anlama, iki kere ikiyle oranlanmayacak bir yüceliktedir."

    bazen insan evladı, karşısındakine "anladın mı? dinliyor musun?" gibi kendi lafını yüceltme girişiminde bulunabilir. olur bu.
  • (bkz: anlama yetisi)
  • negatif telkin yöntemini içinde barındıran türkçe bir kelime ; olumsuzluk eki alarak nasıl hem olumsuz bir emir, hem de idrak kelimesinin can alıcı bir boyutu ve karşılığı olanbir duruma isim olabilir diye düşünüp etimolojisini anlayamadığım kelime.
    -anlama zaten!
    -peki.
  • her durum ve şart için parametreleri ayrı ayrı değerlendirmeyi sağlayan ve bu yönüyle de insana yakışır, insanca bir kavrama biçimi.

    iki kere ikinin her zaman dört etmeyeceği bilgisi de buradan geliyor.
  • eski grubu "artı dört" ile sing your songa katılırken adı beni anlama olan nefis erdem yener şarkısı. şarkının iki halini ardarda dinleyince albümdeki düzenlemesine ayrı bir saygı duydum açıkçası. (ki öyle her elektronik düzenlemeyle aram iyi değildir) dinlenesi, dinletilesi, sarılası, sardırılası..
  • tamamen subjektif bir yorumlama ediminden ibaret olan durumdur. biz yine de anlamaya çabalarız. oysa bu, karşımızdakini kendi anlam dünyamıza hapsetmek anlamına gelebilir çoğu kez. çünkü karşınızdaki size çok benzer bir anlam dünyasına sahip olmadığı müddetçe hep bunun dışında kalacaktır. böylece anlamanın imkansızlığı sonucuna ulaşmak mümkün olur.
  • anlayabilme yetisi.
    ya da sen anlama sana gerek yok anlamını içerebilir kendi bünyesinde
  • heidegger'e göre, varolmanın minvallerinden biridir (kaan h. ökten, heidegger'e giriş). heidegger "anlama`yı" teknik bir terim olarak algılar. ona göre anlama, düşünsel-akli-mantıksal bir süreç değil, "dasein'ın" gerçekleştirebileceği imkanların sahasına açık olmak demektir: bir şeyi anlamak, onun imkanını kendi "dasein'ında" gerçekleştirmek demektir.

    peki bütün bunlar sahi ne demektir. "dasein'ı" bir özneymiş gibi düşünelim (tabii ki bu yanlış bir kabuldür, ama sonra düzelteceğimiz bir yanlış olsun). bu "dasein", anlamak istediği şeyi anlamak için önce kendine bir çalışma mekanı yaratır; dasein orada çalışacak ve anlamak istediği şeyi orada anlayacaktır. işte heidegger'in imkan dediği şey bu çalışma mekanıdır. anlaşılması istenen her şey için ayrı bir imkan (mekan) yaratılması gerekmektedir. tabii ki kastedilen zihinsel bir mekandır, istenen mekan oluşturulursa zihinde gerekli mekanın kurulması mümkün olmuş olacaktır. "dasein" daha sonra istediği şeyi anlar veya anlayamaz, bu ayrı bir meseledir. ama imkan oluşturulmuştur bir kere. dasein bunu "da" (dünyada bir yer, orası, burası) ile "sein'ını" ilişkiye sokarak ancak gerçekleştirebilir. tek başına "sein" ancak bir başka dasein'ın etkilerine açıktır. demek ki "dasein" öyle yalıtılmış bir özne değildir.

    her neyse, "dasein" işte zihninde bu amaca yönelik düşünme mekanlarıyla dolaşır. biraz önce dediğimiz üzere imkanları kullanır veya kullanmaz (erteler, hiç kullanmaz, ama önemli olan o imkanın hep mevcut olması ve o dasein'a ait olmasıdır).

    unutmamalı ki imkan "dasein'a " kendini analiz etmede aynı zamanda bir azim de verir. bu azim ve kararlılık (determinasyon) düşünce gücüyle beraber gerekli şevki (motivasyon) oluşturur. dasein" kendini aşma (ve yeniden kendini bulma) yolunda bu şevk ile ilerler.

    belki tadını kaçırmadan burada durmakta yarar var.

    ama bitirmeden zamanında çiziktirmiş olduğum iki entiriden söz etmek isterim:
    (bkz: verstehen)
    (bkz: anlamak)

    bir de şu: geçenlerde, adam sharr'ın heidegger'in kulübesi (heidegger's hütte herhalde) diye bir kitabından haberim oldu. yazar (sharr), bu dağın başındaki, ormanın ortasındaki kulübeden, odalarından, ayrıntılı bir şekilde bahsediyor ve en önemlisi bu kulübenin, odalarının heidegger'in düşünmesi için ne kadar önemli olduğundan bahsediyor.

    tam kapatırken aşağıdaki entiriden bahsetmem gerektiği aklıma geldi:
    (bkz: möglich).

    (bkz: haletiruhiye/@invulnerable)
    (bkz: varolmanın minvalleri/@invulnerable)

    (bkz: dasein/@invulnerable)