• - oglum sen de isine gelince oyle diyon, isine gelmeyince boyle. ne dualist herifsin lan!
    - en azindan senin gibi butun gun fiktif geyikler yapmiyom.
    - ...
    - ...

    edit: (başlık misler gibi başıma kalmış, aman da aman...)
  • yaşanmış bir örnekle anlatalım;
    ark1; abi bence ontroplolitijik olarak yanlış bu.
    ark2: o ne demek ya?
    ark1: bilmem (bana bakarak) ne demek abi ontroplotijik?
    ben: (dumur) ne biliyim lan, sen kullandın sen açıkla.
  • semantik mefhumlarının idrakine gark olamadan tümcenin dahiline ve tut-i mucize-i guyemine idealize eden ve parametrik unsurlarla analojik bir paradox oluşturması.
  • cok bilen cok yanilir ekolünden bir cocukluk yasamissaniz basiniza cok sik gelmis bir hadisedir.

    aile televizyonda haberleri izlemektedir. dayanamam nihayetinde, kadin spikeri hedef alarak:

    kücük ziggy - "bu kadinin da diksiyonu cok bozuk yaa"
    baba ziggy (sasirarak) - "nesi bozuk dedin oglum?"
    kücük ziggy - "diksiyonu diyorum, baksana baba kadina ne kadar kambur oturuyo. ayip ya, insan dik oturur biraz..."

    (bkz: olmussun sen)
  • hazirlikta sinavlarda yapmak zorunda kaldigim hadise. genelde 'mr. smith told us to use the word 'odious' in a sentence.' gibi cumlelerdi bunlar.
  • küçüktüm ufacıktım servisteyim şöförle*muhabbet ediyorum az kalsın bir araba bize arkadan çarpıcaktı, ben de babamın bu durumda kullandığı cümleyi söledim anlamını bilmeden ve olaylar gelişir
    -x abiii az kalsın kestaneyi çizdiricektin (bkz: kestaneyi çizdirmek)
    -neee?? sen o ne demek biliyo musun kız?
    -(hafif yüz kızarmış, kötü bir şey denildiğinin bilincine varılmış, kekeleyerek) niye ki kötü bişey mi?
    -(gülerek) nerden duydun bakiim sen bunu
    -(olan babacığıma oldu) babam hep ööle der

    ilerleyen yıllarda kestaneyi çizdirmenin ne olduğunu öğrenince servis söförüm aklıma gelir, hala da geldiğinde kızarır yüzüm..