şükela:  tümü | bugün
  • çeşitli zaman ve mekanlarda, duruma göre farklı nedenlere dayanan, etiketi hoş ama içi boş sözlerdir. çeşitli türleri vardır:

    i) kaçış cümlesi: bir tartışma esnasında kendini haklı çıkarmak ve/veya konuyu saptırmak amacıyla söylenir. mümkün olduğunca karışık olması (mesela içinde birkaç olumsuz anlamı aynı anda taşıması) tercih edilir ki karşı taraf afallasın. size yamuk yapmış bir insanın (genellikle bu lafı kızlar söyler) "beni ne hakla yargılıyorsun!" ya da "bu hiç adil değil" şeklindeki amerikan filmlerinden çalıntı replikleri bu türe dahil örneklerdir. amaç kaybedilmek üzere olan tartışmanın kapanmasıdır ya da yön değiştirmesidir, zira aklı başında her birey bir insanın karşısına çıkan her kişi veya olayı yargılamaya hakkı olduğunu, hatta buna mecbur olduğunu bilir. sadece bu yargılamanın cezasını infaz etmeye kalkarsa olmaz tabi, o ayrı mesele.

    ii) seviye arttırıcı cümle: konuşmanın arasına rastgele serpiştirilmiş havası verilen entellektüel ifadeler veya yabancı (genelde ingilizce) kelime/tamlamalardır. ingilizce "problematic" kelimesi yerine kullanılan ama aslında anlamı tam karşılamayan "sorunsal" kelimesinin yerli yersiz kullanımları bu amaca yöneliktir.

    (bkz: ota boka sorunsal deme sorunsalı)

    bunun yanında özellikle şirket ortamlarında (görüşmelerde, yazışmalarda hatta sigara içme odalarında vs.) karşılaştığımız türkler arası ingilizce konuşma da bu türe dahildir. bir iş görüşmesinde bana "beni push etmelisin" diyen bayana burdan en içten sevgilerimi yolluyorum.

    iii) sanatçı cümlesi: aslında seviye arttırıcı cümle kategorisine dahil olmakla beraber (özellike istiklal caddesi, cihangir civarlarındaki) kullanım sıklığı düşünüldüğünde ayrı bir tür olarak ele alınmalıdır. söyleyen insan kendine sanattan anlıyor havası vermek amacındadır, ama içi boştur. bazı insanlar gittiği boktan film/tiyatro/sergi eleştirmenlerden övgü almışsa, bunları kötülemeye korkarak "deneysel bi çalışma olmuş" diyerek konuyu kurtarmaya çalışırlar. "bağımsız sinema gibi" cümlesi de anlamsızdır, zira bir film ya bağımsızdır ya değildir. büyük hollywood şirketlerinin ürettiği hiçbir film bağımsız olamaz, çünkü bağımsızlık filmin finansmanıyla ilgili bir konudur, senaryo ve kurgunun özgünlüğü ayrı kavramlardır.

    iv) tavlama cümlesi: sevgili veya sevgili adayına söylenen, görünenden başka hatta apayrı amaç ve anlamlar içeren sözlerdir. "aynı frekanslardan konuşuyoruz" ya da "allah allah ne kadar ortak noktamız var" cümlelerinin meal olarak "bize gel, sana pul kolleksiyonumu göstereyim"den hiçbir farkı yoktur*. erkeklerin yedikleri her boktan sonra "ama seni sevdiğimi zaten biliyorsun değil mi minnoşum" gibi cümleler de maziye yönelik hatırlatmalardır, sorunu çözmeye yönelik olamaz.

    v) profesyonel sıfatlar: şirketlerdeki anlamsız departman isimleridir. kurumsal kimlik, indirect channels, endüstriyel müşteriler koordinasyon gibi saçma adları vardır. bölümde çalışanlar bile bunların ne anlama geldiğini bilmezler.

    vi) bu ana başlıkların birden fazlasının özelliklerine sahip veya hiçbirine sahip olmayan cümleler de vardır. kızların mini etek giymek için sevgililerine "ben vücuduyla barışık bir insanım" demesi gibi****. çünkü bırakın bir insanın vücuduyla barışık olmasını nasıl küstüğünü bile henüz tassavur edebilmiş değilim. kısaca "beğenilme duygumu tatmin etmek istiyorum" hatta hatta "heidi gibi külodumu göstermek istiyorum" gibi dürüst ifadeler kullanılsa daha iyi olur zannımca. bir de kızların "aman ya bir kez geliyoruz dünyaya" modu vardır ki dağlara taşlara! sevgiliye çok pahalıya patlayacak hesaplara, sıfırları kağıda sığmamış sliplere imza atmaya mal olabilir.

    (bkz: anlamlıymış gibi görünen anlamsız şeyler)
  • 'dünyadaki aç insanları düşün, lokmanı bırakma' buna iyi bir örnektir. nasıl bir mantıkla yıllardır söylenegeldiği anlaşılamamıştır. sen lokmanı yiyince açlar doyuyor mu? bir dahaki öğün yersin güzel kardeşim, nedir bu anlamsız zorlama. doymuşsun madem, hala sofradaki herşeyi yutma hevesi neden? burdan ilan ediyorum tokken lokmaları bitirmeye çalışmak ziyancılıktır!
    - ohh sofrada yenicek hiç bişey bırakmadım içim rahat huzur içinde uyuyabilirim. (çevresindeki yardıma muhtaç insanlara yardım etmiş kadar mutlu o artık)
    - ??
  • (bkz: hayırlısı)
  • son zamanlarda facebook'ta moda olan sözler bütünü... lafa bak "hayatından silmek istediklerini gerçekten sil,, geri dönüşüm kutusunda bekletirsen eğer sistemini yavaşlatır !!" (copy/paste)... ulan sizin gibilerin beynini sikip sikip formatlamak, ağzının orta yerine terlikle vurup vurup defrag yapmak gerekir be... sinire sardırdınız gecenin bu vakti.
  • serdar ortaç'ın uzmanlık alanıdır.
  • "if you take humans out of nature, then all there are left with is human nature."
  • " farkeder mi ? " *