şükela:  tümü | bugün
  • mevlana'nın da buyurduğu gibi;
    "ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır"
    (bkz: mevlana/17)
  • karşındaki hiçbir şey bilmiyorsa, anlatmanın faydasız olduğu ve aynı ortamı paylaşmak zorunda kaldığında ya da mücadelesini verdiğin konuda başkalarına anlatmak istediklerini anlayamadıklarında, kişide uyanan katlanılamazlık duygusu.
  • genelde dönüp bi kendine,ardından anlattığın kişiye dikkatlice bakmanı gerektirecek durum
    biryerlerde bi hata olmalı
  • bir sürü cümleler kurmak utanmadan hareketle bile belirtmek ama yinede karşı taraftan tepki alamamak , kendinizden soğumak ve kaçmak , en sonunda susmak ne söylenirse peki şeklinde kısa cevaplar vererek karşı tarafın tatmin oluşunu sessizce izlemek .
  • kaos yaratabilir, dahası yanlış anlaşılan şeyleri anlatmaya çalıştıkça daha da çıkmaza girilebilir*..olay çözülsün, ya bak böyle diye çabaladıkça batılabilir kimi zaman..sonunda kocaman bir boşluk içinde bile kalınabilinir..aslında herkesin takılmadığı, iyimser ve inatçı kişiliklerin daha çok içinde kalabilleceği durum..kim takar demesini bilmek gereklidir bazen çözüm için..vakti zamanı gelince anlaşılır olaylar nasılsa, kasmak-kastırmanın bir gereği yoktur.
  • once heryer kararir..
    yer ayaklarinizin altindan cekilir..
    kelimeler bogaziniza dizilir...

    sonra hersey anlamini yitirir.. ceketinizi alir cikarsiniz..
  • terbiyesizm neferi ilan edilmekle biten bir serüven. oldukça kısadır.
  • kişinin kendi kendine yaptığı eziyettir.