şükela:  tümü | bugün
  • hicaz makamında erdoğan yıldızeli'ye ait duygusal bir şarkı, zeki müren yorumu en iyisidir.sözleri:
    anlatılmaz bin dert ile geçiyor çileli ömrüm
    bir vefasız kederinden eriyor garip gönlüm
    şu simsiyah geceler mi acep ben mi öksüzüm
    bir vefasız kederinden eriyor garip gönlüm
  • hani bazı şarkıların güftesi çok güzeldir, dinledikçe zevk verir. ya da bazı şarkılar vardır ki sözleriyle mest eder insanı. buysa söylendikçe zevk veren bir şarkı. söylendikçe insanı kendinden geçiren, inişleriyle, çıkışlarıyla söylenirken yaşatan bir şarkı.

    tercihen müzeyyen senar'ın yorumundan şarkı açılır. mırıldanarak eşlik edilmeye başlanır, bir süre sonra ses yükselir, sözlerin isyankar havasının da soktuğu ruh haliyle kendinden geçmiş bir halde şarkıyı adeta bağırarak söylerken yakalarsınız kendinizi.
  • meraklı köfteci zühtü'nün playlistinde bulunan zeki müren'in de fevkalade söylemiş olduğu eser.
  • bir çok sanatçının icra ettiği güzel kafa türk sanat musikisinden bir şarkı. zeki müren, hüner coşkuner söyler misal. en nadide örneklerinden biri meraklı köfteci filminde kemal sunalın meyhanede olduğunda çalar.

    sözleri,

    anlatılmaz bin dert ile
    geçiyor çileli ömrüm
    bir vefasız kederinden
    eriyor garip gönlüm
    şu simsiyah geceler mi
    acep ben mi öksüzüm
    bir vefasız kederinden
    eriyor garip gönlüm
  • sözü ve müziği erdoğan yıldızel'e ait.
  • hicaz makamında ve curcuna usulündedir.
  • şarkının bestekârı ve de güftekârı olan erdoğan yıldızel'in anlatılmaz olan bu derdi neymiş acaba diye meraklanırken şarkının hikayesini buldum:

    "bu arada genç udi erdoğan yıldızel, yeni taşındıkları mahallede, çok ama çok güzel bir genç kadına gönlünü kaptırdı. karşılıklı aşk yaşıyorlardı... ama kadın evliydi ve çocuğu vardı! evlenmeleri, yuva kurmaları mümkün değildi. en başta aileler kıyameti koparırdı. o günkü terbiye ve kültrle bu mümkün değildi.

    kadın da, yıldızel de çıkmaz sokaktaydılar. yıldızel, bir gece gazinodan döndükten sonra, pencerenin önünde gecenin ıssızlığına, mehtapsız, yıldızsız gökyüzüne dalıyor.

    aklına dedesi kazım ağa geliyor önce, sonra peş peşe yaşadığı diğer anılar, acılar. bu acılara eklenen aşk yarası!

    ‘bin dert ile geçiyor ömrüm... bir vefasız kederinden eriyor garip gönlüm... ‘ diye mırıldanıyor. bir tellere vuruyor, bir nota yazıyor ve 47 yıldan beri ölmeyen o eşsiz şarkı doğuyor kasvetli gecede..."
    http://webarsiv.hurriyet.com.tr/…5/09/15/702405.asp
  • 2 kasım 2015 akşamı, internette uruguay'a bakarken, nereden başladıysa zeki müren'in sesiyle dinlediğim ve içimi acıtan şarkı. bir kaç güne kendime gelirim. yapacak bir şeyler olmalı. var. evet.