şükela:  tümü | bugün soru sor
  • birinci dünya savaşı sırasında yüzü parçalanan askerler için imal ettiği maskelerle plastik cerrahi alanında öncü olmuştur: http://wwturkiye.org/…an-laddin-yuz-maskeleri-1918/
  • anna coleman watts ladd isimli kadın. tesadüfen denk geldiğim bir yazıda tanıdım. dünya savaşı sonrası, insanların parçalanan yüzleri için başarılı maskeler üretmiş. fransa hükümeti tarafından şövalye ünvanı almış. plastik cerrahi alanına çok büyük katkılar sağlamış.
  • 1878 - 1939 yılları arasında yaşayan amerikalı müthiş heykeltraş.

    1. dünya savaşı sırasında eve dönmeye başlayan askerlerin hepsinde büyük hasarlar ve sakatlıklar söz konusuydu. fakat yüzünde şekil bozuklukları (ki bunlar göz, çene kemiği, burun kaybetme hatta bunların hepsini aynı anda kaybetme gibi büyük şekil bozuklukları) olan askerler iş yapmalarına manileri olmasa bile evden çıkamayacak psikolojiye bürünüyorlardı.

    estetik ameliyat seçeneği kısıtlı olmasına rağmen o zaman da vardı. fakat çok uzun sürüyor, çok acılı operasyonlar gerektiriyor ve çok maliyetli oluyordu.

    bu işin başlangıcından bahsetmek gerekirse; 1915 yılında yaklaşık 60 000 ingiliz askerinin başından ve yüzünden yaralandığı düşünülüyordu. belli düzeltme ameliyatları yapılıyordu fakat ne askerler ile tek tek uğraşacak zaman vardı ne de estetik bir öncelikti.

    o zamanlar chelsea sanat klübü üyelerinden olan francis derwent wood londra genel hastanesinde bir birim kurarak ameliyat sonrası yüz bozukluğuna sahip olanlar için maske yapmaya başladı. askerlerin fotoğraflarını çekiliyor, yüzlerinin kalıplarını çıkartıyor, uygun maskeyi oluşturuyordu. bu birim 1917 yılında resmen yankı uyandırmış ve ünü dünya çapında “tin nose shop” olarak yayılmaya başlamıştı.

    tin nose shop’un ünü amerika’da duyulmaya başladığında bir heykeltraş olan anna coleman ladd da bu işi kendisinin de yapabileceğine emindi. 1917 - 1919 yılları arasında paris’te askerler için maske üretmeye başladı. aynı yöntemleri kullanıyordu; fotoğraf çekiyor, kalıp alıyor/çıkartıyor, yüz kusuruna göre yarım maske hazırlıyor, askerin yüzünde kulaklarından bağlanacak şekilde takarak rötuşları yapıyor ve boyuyordu. kusurlara ve hatta askerlerin isteğine göre gözlük ve bıyık ekliyordu. askerler maskeleriyle aynaya baktıklarında “bu benim” tepkisi veriyorlar imiş. bir maskenin yaklaşık maliyeti olan 18 $ genellikle sponsorlar ve bağışçılar tarafından karşılanıyordu. 2 yıl içinde 200 e yakın maske yaptığı düşünülüyor. 1932 yılında fransa hükümeti “chevalier of the legion of honour” ödülünü layık görecektir.

    askerler için bu maske her ne kadar rahatsız edici (fiziksel acı anlamında) ve onur kırıcı olsa da en iyi seçenekti ve en azından topluma karışabildikleri için bir kurtarıcıydı.