şükela:  tümü | bugün
  • anna magdalena bach'ın günlüğü
    anhalt-koethen sarayı'nda orkestra, ve saray'da oda müziği şefiydi.
    babam weissenfels dükalık sarayında, erkek kardeşim de, benim de ara sıra şarkı söylediğim anhalt-zerbst'de trompetçiydi.
    ve yakın bir zamanda anhalt-koethen sarayında ses sanatçısı olarak işe başlamıştım.
    karısı bir yıl önce hayata gözlerini yummuştu, ve evliliklerinden hayatta olan üç oğul ve bir kızları vardı; catherina dorothea, wilhelm friedmann, carl philipp emanuel ve johann gottfried bernhard.
    babası friedemann için bir klavye kitabı yazmaya başladı.
    bu kitap kısa zamanda, müziği öğrenme arzusundaki gençler için önemli bir kaynak haline gelecekti.
    yakın bir zamanda benim için de bir küçük bir klavye kitabı hazırlamaya başladı.
    günlerini birlikte geçirdiği, kendisi gibi müziği seven ve anlayan, sıcakkanlı bir prens'i vardı.
    ama onun o yüce ekselansı bernburg'lu bir prensesle evlendikten sonra görünüşe göre prens'in müziğe olan ilgisi gittikçe azalmıştı, dahası yeni prenses bir a-musa'ydı.
    tanrı'nın da isteğiyle leipzig'e st. thomas okulu'na müzik yönetmeni ve koro şefi olarak çağırıldı, orkestra şefliğinin ardından koro şefliği yapmak başlangıçta kendisine pek uygunsuz görünmüştü.
    böyle olunca kararsızlığı üç ay kadar sürdü.
    gençliğinden beri onu yönlendiren şey, elinden geldiğince bütün iyi orgcuları dinleyebilme arzusuydu, bu yüzden daha öğrenciyken sık sık yürüyerek lüneburg'dan hamburg'a giderdi.
    ve henüz 18'inde bile değilken arnstadt'a yeni kilise'ye orgcu olarak çağırıldı.
    bir keresinde ünlü orgcu dietrich buxtehude'yi dinlemek için lüneburg'dan lübeck'e kadar yürümüştü.
    daha sonra mühlhausen'e orgcu olarak çağırıldı; ve çok kısa bir zaman içinde de, çalışıyla dikkatini çektiği ve org çalma sanatında ilerlemede elinden gelen her şeyi yapması konusunda kendisini teşvik eden lord'unun weimar sarayı orgcusu oldu.
    aynı zamanda orgun yapısını derinlemesine biliyordu ve bir keresinde leipzig üniversitesi'ne st.
    paul kilisesi'nin yeni orgunu incelemeye davet edildi.
    bir koro şefi olarak org çalmak, görevleri arasında değilse de st.
    thomas okulu'nun rektör ve rektör yardımcısından sonraki en kıdemli öğretmeniydi.
    ve bu okulda, dört kilise için müzik hizmeti verilmeye başlandığından beri, şarkı söylemede yetenekli çocukların o hususta iyi eğitilmesi için elinden gelen en büyük özeni göstermesi gerekiyordu.
    yeni kilise ve st. peter's'da çocuklar sadece motetler ve koraller söylüyorlar; ve iki ana kilise olan st. thomas ve st. nicholas'taki çocuklar, diğer konser müzikleriyle alakalıydılar.
    orgcuların ve çocuklarla birlikte çalışan, noel öncesi üç gün, paskalya öncesi ve büyük perhiz'in pazar günleri dışındaki her pazar dini ayinlerde (divine service) verilen konser müziklerini sunan belediye gaydacıları ve kemancılarının yönetimini yapıyordu.
    noel, paskalya, hamsin yortusu kutlamaları üç gün sürer, ve müzikler, sabahları bir kilisede, akşam duaları boyunca diğer kilisede tekrar çalınırdı.
    aynı şekilde, yılbaşı, epiphany, uruç, teslis, st. john's günü, aziz michael yortusu, reform günü, meryem'in üç bayramında, ve şehir meclisinin yenilenişi kutlamalarında tekrarlanırdı.
    ayrıca kutsal cuma'nın akşam duaları için passion müziği, zaman zaman kyrie(dua), gloria(şükran duası) ve sanctus(ilahi), ve noel için latin magnificat çalınırdı.
    ölüm bizi, ilk çocuğumuz christiana sophia henrietta'nın doğumunun hemen ardından, ve ikinci oğlumuz christian gottlieb'in ölümüyle darmadağın etti.
    sebastian'ın benim için yazmaya başladığı, içinde iki yeni süit olan yeni bir klavye kitabım vardı.
    sonraki yıl aziz michael festivali için bir klavye alıştırmasının ilk bölümü olan yeni bir süit besteleyip dikte etti.
    bu onun basılan ilk bestesiydi.
    bunu, 1. operanın altıda biriyle birlikte, her yıl bir tanesi olmak üzere beş parça halinde yayımladı.
    ve kısa bir süre sonra öğrencileri tarafından üniversite merasimlerine müzik bestelemekle suçlandı.
    ve birkaç yıl sonra herr telemann tarafından leipzig'de kurulan collegium musicum'dan yöneticilik teklifi aldı.
    fakat öğrencisi von kirchbach tarafından ölen kraliçeye cenaze müziği bestelemekle suçlanınca üniversite kilisesi yeni ayin törenlerinin yöneticisi olan herr goerner üniversiteyi protesto etti.
    ve üniversite, "lütfederek" sebastian'ın müziği yalnızca icra etmesine izin verdi.
    bir yıl sonra prens, koethen'da öldü, ve eski orkestra şefi olarak orda cenaze müziğinin bestelenmesi ve çalınması işlerini yürüttü.
    ve üç hafta sonra leipzig'de st. thomas'da evangelist matthew'dan sonra, kutsal cuma boyunca akşam dualarında, passion müziğini çaldı.
    bu koro şefi sadece hiçbir şey yapmamanın da ötesinde kendini açıklamak bile istemiyor.
    şan dersleri vermiyor ve hakkında bunun gibi başka suçlamalar da var.
    bir değişiklik gerekli.
    bu durum bir gün sona ermeli.
    kesinlikle.
    oldukça iyi biliniyor ki eski kuşaktan olan schell ve kuhnau ses getiren ve bütün bir eser yaratmak istediklerinde öğrencilerinden yardım almışlardı.
    bass, tenor ve hatta alto gibi birkaç şarkıcının yanı sıra enstrümantalist olarak iki kemancıya, kilise müziğini güçlendirmek ve canlandırmak amacıyla, soylular ve ihtiyar heyeti tarafından özel maaş bağlanmıştı.
    şu anki müzik bugüne kadar olandan oldukça farklı, sanat fazlasıyla gelişti, beğeni mükemmelleşti, okadar ki eskiden yapılan müzik artık kulağımızda etki bırakmıyor.
    oldukça fazla katkı gerekli, onun için bu tarz görevlere getirilen kişiler dönemin müzik zevkini takip edebilip, çalışmalarıyla besteciyi daha çok tatmin edebilmeliler.
    yine de azaltılmasındansa artırılması gereken birtakım imtiyazlar tamamen geri alındı.
    bu eserler, onları yazanlar ve onlara çalışmış kişilerce neredeyse ezbere bilinip, alman müzisyenlerin her türlü müziği yapmaya yetenekli olduğunun italya'dan fransaya, ingiltere'den polonya'ya kadar herkesçe kabul edilmesi, virtüözitelerinin takdir edilmesi ve bunun yanı sıra çabalarının karşılığı olarak yüksek maaşlar almaları, her halükarda harikadır.
    o zaman bu dikkate alınmadı, ve onlar kendi endişeleriyle başbaşa bırakıldılar, böylece ekmeğinin derdinde olan birçoğu bırakın kendini mükemmelleştirmeyi, mükemmelliği düşünemez oldu.
    örneğin, müzisyenlerin kral hazretleri tarafından nasıl maaşa bağlandığını görmek isteyen dresden'e gitmeli.
    onların geçimlerine dair bütün kaygıları giderilmiş, hayalkırıkları geride kalmıştır.
    herkesin geliştirmesi gereken sadece bir enstrümanı vardır.
    onu dinlemek harika olmalıdır.
    sonra o aralar danzig'de rusya kraliyet temsilcisi olarak çalışmaya başlayan bir arkadaşına şunları yazdı: "tanrı'nın yardımıyla hala buradayım.
    fakat, 1. anlatıldığına göre bana verilen hiç de öyle kaydadeğer bir vazife değil.
    2. birçok geçici ödenek kaldırıldı; 3. burası çok pahalı bir yer.
    ve 4. yetkililer oldukça tuhaf ve müziğe pek az düşkünler.
    yani, eziyet, kıskançlık ve zulüm içinde yaşamak zorundayım.
    tanrı'nın da yardımıyla, şansımı başka yerde aramalıyım.
    sizin gibi nüfuzlu biri, eski, yaşlı ve sadık hizmetkarı için, uygun bir iş bulabilir mi?
    sizden, itaatle, benim için araya girip, sıcak bir tavsiyede bulunmanızı rica ediyorum.
    kendimi kimseyi tatmin etmek için sunma hatasına düşmemeliyim.
    şimdiki işimden 700 tahler kazanıyorum, ve normalden fazla ölüm olduğunda, geçici ödenekler o oranda artıyor; fakat havaların iyi olduğu dönemde bunlar azalıyor, geçen yıl ölümlerde 100'den fazla bir azalma oldu.
    thuringia'da, yaşamın burda oldukça pahalı olduğunu hesaba katarsak, buradakinden 400 tahler kadar fazla kazanıyordum.
    " dresden'de birçok arkadaşı vardı ve sık sık friedemann'la oraya giderlerdi.
    friedemann kısa süre içinde, babasıyla birlikte org konseri verdikleri st. sophie'ye orgcu olarak çağırıldı.
    kassel'de yeni orgun incelemesini ve açılışını yapmak için, beni de yanında götüreceği bir davet aldı.
    bir- bir buçuk yaşlarındaki christiane dorothea'mızı yeni kaybetmiştik, ve ölüm, dört yaşındaki regina johanna'mızı, ve iki günlük küçük johann august abraham'ımızı bizden almıştı.
    prens dresden'de öldü, ve sebastian, kyrie ve gloria'dan oluşan grand mass'ini yeni prense ithaf etti.
    "birkaç yıldır, leipzig'in belli başlı kiliselerinde müziği yönettim, fakat kusurum olmadığı halde art arda gelen suçlamalarla ızdırap çektim, aynı zamanda ödenekler de azaltıldı.
    "bunların hepsi siz ekselanslarının saray orkestrası'nda bana vereceği bir ünvan ve bu hükmünüzün ilanını buyurmanızla ortadan kalkacaktır.
    böylesi merhametli bir bağışın karşılığı olarak orkestra müziğinde olduğu kadar kilise müziğinde de gösterdiğim çabayı size göstermek için, kendimi ve tüm gücümü, her zaman, siz ekselanslarının hizmetine sunuyorum.
    " ve sonraki aylarda kraliyet ailesinin şerefine birçok opera ve kantat besteledi.
    ve önceki yıl polonya kralı ve litvanya büyük dük'ü seçilen prens ve eşi, leipzig'i varlıklarıyla şereflendirdiğinde, öğrenciler ona olan sadakatlerini bir müzik akşamında bir konserle gösterdiler.
    aynı yıl noel'de altı parçalık bir oratoryo, ve onu izleyen uruç için de başka bir oratoryo besteledi.
    ve şimdi başkan kittler beni tehdit ediyor, ve başkan olmasından güç alarak bana bir şeyler dayatan başkan krause'nin emri altında diğer koroyla çalışmaya zorluyor.
    bu insafsızlık.
    özellikle birinci koro tarafından icra edilen parçalar, daha çok benim parçalarım, diğer koronun şimdiye kadar yaptıklarından kıyaslanamaz derecede daha zor ve daha karmaşıkken bunun olmasına izin veremem.
    himayeniz ve yardımınız için yalvarıyorum.
    dışarı!
    ben müfettiş beyin himayesinde hareket ediyorum.
    müfettiş beyin soruşturmasını yaptım.
    size direktif falan vermedi; ona her şeyi anlattım.
    müfettiş bey, okul müdürü dönünceye kadar okul müdürü'nün emirlerine uygun olarak yaptığım düzenlemeleri onayladı.
    dahası koro şefi, rektör yardımcısından çok müfettiş ve rektör'e itaat etmelidir.
    gerçekten umrumda değil; cezası ne olursa olsun.
    ondan sonra rektör bütün öğrencilerine krause'nin yerinde şarkı söyleyen ve motet yöneten herkesin uzaklaştırılacağını ve kınama alacağını duyurdu.
    öyle ki akşam vaazında kimse, korkudan ne şarkı söyleyebildi ne moteti yönetebildi, ki bu sebastian'a yapılmış en büyük hakaretti.
    o hafta okul teftişini sebastian yaptı.
    kittler, neden bu akşam ilk koroda yoktun?
    - sayın rektör beni - dışarı!
    konseyden, boş yere acil bir çözüm bekledi.
    krause'dan kurtulamadı.
    fakat o yıl, kral ona saray bestecisi ünvanını verdi.
    üç gün sonra, dresden kadın kilisesi'nin yeni orguyla, aktristler ve ona hayran olan dükalık saray eşrafının katıldığı, büyük bir konser verdi.
    krause'un okuldaki görevi bittikten sonra, daha önce kilise yönetimine boşu boşuna yazmış olduklarını, kral'a bir mektupla anlatma imkanı buldu.
    ve kral'a yalvararak konsey'e şu emirleri vermesini istedi; koro şefi'nin koro başkanı'nı atama hakkının korunması, rektör'ün hakaretlerinden ötürü koro şefinden özür dilemesi, ve müdür'ün, tüm okulu koro şefine saygı duymaları ve itaat etmeleri konusunda tembihlemesi.
    ve kral, kilise yönetiminden koro şefi'nin emirlerine uygun davranılmasını istedi, ve kilise yönetimi, müfettişten ve konseyden on beş gün içinde bir rapor istedi.
    italyan eserlerinin finalinde kullanılan "basso continuo" ya da "sürekli bass", adını diğer sesler zaman zaman duraklarken devamlı olarak çalınmaya devam etmesinden alır; bugünlerde çok kullanılmamakla birlikte bilhassa sanatsal eserlerde sıklıkla kullanılır.
    tanımlamasına göre: kontrpuan, iki elle çalınan ve müziğin en çok uygulanmış sesidir.
    sol el yazılı notaları çalarken sağ el notaya uyum ve uyumsuzluklar yaratır.
    böylece bu, tanrı'nın görkemi ve ruhun hazzını sağlayan ve iyi tınıyan bir armoni yaratır.
    tüm müziklerde olduğu gibi kontrpuanın da bitiş ve kapanışı tanrı'nın görkemini yansıtıp ruhun dinlenmesini sağlamalıdır.
    aksi takdirde, ortaya çıkan, doğru düzgün müzik değil berbat bir laterna olur.
    sonrasında bütün öğrencileri tanrı'ya ve halka hizmet için hazırdı.
    ve kendi çocuklarına mutlu bir hayat sağlamaya çalışmaya başladı.
    friedemann, dresden halle'ye babasının sağladığı atamayla müzik yönetmeni ve orgcu olarak çağırıldı.
    emanuel bir süre, frankfurt-on-the-oder'de öğrenci olarak yaşadı, ve kısa zamanda müzisyen, ve prusya kralı'nın akompanisti oldu.
    ve bernhard, henüz 20 yaşında bile değilken, mühlhausen'e orgcu olarak çağırıldı.
    fakat bernhard mühlhausen'de henüz iki yıl bile geçirmemişken babası, sadece ordaki hesabını değil, kanımca taşınmasına sebep olmuş başka bir faturayı, ve birkaç gümüş para değerindeki bazı borçlarını da ödemek zorunda kaldı.
    ve ona sangerhausen'de, daha soylu bir patronun, yanlış yola sapmış oğlunun davranışlarını daha iyiye yönlendirebileceği umuduyla yardım ettikten sonra, bernhard'ın orda da tekrar borç aldığını ve hatta ona haber bile vermeden ortadan kaybolduğunu dehşet içinde öğrenecekti.
    artık ne uyarılar ne de himaye bir fayda sağladığından, baba, acısına sabırla katlanmak zorundaydı, ızdırap dolu ricasını işiteceğinden kuşku duymadan, oğlunu tanrı'nın merhametine bıraktı ve değişimin sadece ilahi erdemin bir vasfı olduğunu öğrenmesini diledi.
    fakat bernard hukuk öğrencisi olarak gittiği, ve yaşayan bach'ların yaşça en büyüğü olan orgcu johann nikolaus bach'la birlikte yaşadığı jena'da aniden öldü.
    o yıl sebastian klavye kitabının, orgun farklı prelütlerinden oluşan üçüncü bölümünü yayımladı.
    dört yıl önce yazmış olduğu ikinci bölüm, iki klavyeli klavsen için bir italyan konçertosu ve fransız uvertürüydü.
    sevgili kuzenimiz johann elias bach o yıllar boyunca bizimle yaşadı.
    üniversitede teoloji eğitimi alırken sebastian'dan da müziği ilerletmek için yardım aldı.
    sebastian ona, üç oğlumun, gottfried heinrich, johann christoph friedrich ve johann christian'ın eğitimini emanet edecek kadar çok güveniyordu aynı zamanda onları liturgie ayinine hazırlamalıydı.
    annesi ve kızkardeşine bahçe işlerinde fazlasıyla amatör olan benim için biraz fidelik sarı karanfil yollamalarını yazdı.
    birgün sebastian bana, halle'de koro şefinin evinde bir ispinoz gördüğünü ve harika bir sesi olduğunu söyledi, kuzenimiz de koro şefine, bu kuşa uygun bir fiyatla sahip olabilmem için yalvaran bir mektup yazdı.
    bir keresinde, sebastian berlin'deyken kendimi çok hasta hissetmeye başlamıştım, ve bu hastalığın kötü neticelenip neticelenmeyeceği henüz bilinmiyordu.
    bu yüzden kuzenimiz, sebastian'ın huzur ve rahatlığını bozmak pahasına, yolculuğunu kısa kesebileceğini düşünerek bir mektup yazdı.
    dönüşünün ardından, klavye kitabımdan bir saraband üzerine bestelediği 30 varyasyonlu bir aryadan oluşan yeni klavye pratik kitabını yazdı.
    rus imparatorluğu büyükelçisi olan kont keyserlingk, dresden sarayında sebastian'a tüm o uykusuz geceler boyunca onunla birlikte çalmış olan klavsencisi için klavye parçaları istediğini söyledi.
    sebastian bu varyasyonları bestelediğinde kont ona, 100 altın louisle dolu altın bir kupa verdi.
    rektör yardımcısının intiharı.
    papaz locasının çitleri ardında, wagner bahçesinin yanında, kendisini asmasıyla hayatı dehşet verici bir son buldu.
    son yıllarda ilk kilise parçalarının bir kısmını tekrar düzenledi.
    biz prusya işgali altındayken, emanuel'in bir erkek varisi olmuştu bile.
    prusya kralı defalarca kez neden birgün oraya gelmediğini sorduğundan sebastian friedemann'la birlikte tekrar berlin potsdam'a gitti majesteleri ona, daha önce majestelerinin isteği üzerine klavyeye tab ettiği füg melodisini çaldı.
    ertesi gün kutsal ruh kilisesi'nde org konseri verdi.
    ve akşamleyin majesteleri bir keresinde kral'ı ve dönemin tüm müzisyenlerini kendisine hayran bırakmayı başardığı altı sesli fügünü çalmasını istedi.
    emanuel ona berlin'deki yeni opera binasını, ve içindeki ihtişamlı yemek salonunu gösterdi.
    ve sebastian buradaki mimariyi çok etkileyici buldu.
    birisi bir köşeden duvara doğru birkaç kelime fısıldığında başka biri, karşı köşeden bunu oldukça net olarak duyuyordu.
    fakat diğer yerlerden, en ufak bir ses bile duyulmuyordu.
    potsdam'da bir ön hazırlık sırasında performansın majestelerinin istediği gibi olmadığını farketti, bu nedenle, bu büyük melodiyi daha iyi ve bütün dünyaca tanınır hale getirmek için titizlikle düzenledi.
    dönüşünün ardından, bir üç sesli ve bir altı sesli ricercar, ve büyük temanın bazı küçük parçalarıyla birlikte flüt, keman ve klavye triosu besteledi, bu parçaları yazdırdı, ve bir jest olarak kral'a ithaf etti.
    liepzig'deki müzik bilimleri topluluğu'na girişi üzerine kurallara uygun birkaç org varyasyonu dikte ettirdi.
    baba!
    baba!
    kuzenim elias hediye olarak schweinfurt'tan bir fıçı pekmez gönderdi!
    şehirlerimizin arasındaki mesafe birbirimizi ziyaret etmemize mani oluyordu, yoksa sebastian kuzenimizi, schweinfurt'tan buraya kızımız liessgen'in, naumburg'un yeni orgcusu altnikol'le, ocak ayında gerçekleşecek olan düğününe davet etmek istiyordu.
    ayrıca havanın da kötü olması kuzenimizin aramızda olmasına izin vermedi, sebastian ondan, çocuklara dualarıyla destek olmasını istedi.
    en küçük üç çocuğumuz hala bizimlelerdi; regina susanna, johanna carolina ve johann christian.
    ayrıca sebastian'ın henüz evlenmemiş olan kızı catherina dorothea, ve en büyük oğlumuz gottfried heinrich de.
    dehası gelişmeden kalmasına rağmen doğal yeteneğe sahip bir müzik dehasıydı.
    18 yaşındaki oğlumuz johann christoph friedrich, sebastian'ın ölümünden birkaç hafta önce bückeburg'daki count schaumburg-lippe şapeline katılmıştı.
    sebastian, kral august'a adadığı mass'in ardından, şimdi bir büyük credo bestelemişti.
    eski bir sanctus'u ekleyip buna hosanna, benedictus, agnus dei, ve dona nobis pacem bestelerini ekledi.
    org için bir koleksiyon olan büyük koral prelüdü üzerine çalışmaya başladı, ve bir temanın nasıl anlaşılabileceğini gösteren füg sanatı üzerine çalışıyordu.
    fakat gözlerinin rahatsızlığından dolayı yazım işinin sadece bir parçasını hazırlayabildi, ve sonunda büyük füg yarım kaldı.
    bir operasyonla görme bozukluğundan kurtulmak istedi, yapılan operasyon başarısızlıkla sonuçlandı, ve izleyen dört ay içinde hastalandı ve görme yetisini tamamen kaybetti.
    kör olduğu dönemde, melodinin üzerine bir org korali dikte ettirdi: "wenn wir in höchsten nöthen sein" "en büyük sıkıntılara düştüğümüzde" başlığın altına aynı melodiyle söylenen şunu yazdırdı: "vor deinen thron tret’ ich" “tanrım işte katına çıktım” umulmadık bir şekilde gözleri iyileşmeye başlamıştı, öyle ki, birgün ışıktan bile rahatsız olmadan tekrar görebildi.
    fakat sadece birkaç saat sonra yüksek ateşin ardından gelen bir felce mağlup oldu ve iki çok başarılı doktorun bütün çabalarına rağmen bir akşam acısız ve huzur içinde son nefesini verdi.