şükela:  tümü | bugün
  • kendi özgürlüğünüzü, mesleğinizi, hedeflerinizi direkt etkileyebilecek sorunsal.
    vicdan ile kariyer arasında veya hanım arasında kalınabilecek zorlu süreç.
    bakıcı yeterli mi? yoksa onlara baktığınızda rahat edeceğiniz bir vicdanınız mı olmalı.
    karar sizin.

    edit: gerekeni yapmış ve vicdanı rahat bir birey olarak, ahkam kesen genç delikanlılara bir çift sözüm var. sizi de göreceğiz, bi de şu an sözlükte sessiz kalan muhtemel gelin/gelin adayı hanımları, ölmezsek buradayız. yazın buraya siz de yıllar sonra gururla;
    “ben de baktım” diye “son nefesine kadar hem de”
    bi de daha iyi anlaşılması için şu başlık gerekti sanki;
    (bkz: siz de bana bakacaksınız diyen ebeveyn)
  • koşulsuz bakılmalıdır.
    birey dostumuz yetişkin olana kadar ailesinden aldığı maddi ve manevi desteğin bir şekilde karşılığını vermeli. birey unutmamalı ki şu anki hayatına onlara borçlu.

    edit: çocuğu doğurup çöpe atanlardan bahsetmiyoruz tabi ki. onlar anne veya baba değil zaten.
  • bir de şöyle düşün, onlar da sana bebekken baktılar ve hatta onlar da kendi hedeflerinden caydılar. o yüzden evet bakmalısın. eşinle ailen arasında da, güzel güzel konuşarak bir köprü kurabilirsin.

    bunun yanında, eğer inançlı biriysen, zaten allah da ana babaya bakmayı emrediyor. ha gücün yettiği kadar o ayrı konu.

    edit; şuraya bir ayet de bırakalım;

    allah'a kul olun. hiçbir şeyi o’na ortak koşmayın. anaya babaya iyilik edin. en yakınlara, yetimlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve hakimiyetiniz altında bulunanlara (esir kadın ve erkeklere) da iyilik edin. allah, kendini bir şey zannedip övünen hiç kimseyi sevmez. nisa 36
  • bir sorunsal değildir yavru ceylan. bu bir gerekliliktir.
  • “anne ve baba, yaşlılıkta size bakmalı mıyım?”

    anne: “seni doğuracağıma taş doğursaydım. bu nasıl bir sorudur, hayırsız evlat.”

    baba: “paşa gönlün bilir evladım. ama şunu unutma ki senden gelecek desteğin ecdadını s.keyim.”
  • bence evet ama ...

    öncelikle bunun nedeni -ebeveynlerimizin fedakarlıkları, kendi hayatlarını bizim için ertelemeleri değil- doğru olması olmalıdır. dünyaya gelmek bizim değil büyük ölçüde ebeveynlerimizin kararıdır. tabi büyüyene kadar bizim için yaptıkları/yapmadıkları/vazgeçtikleri de aynı şekilde kendi tercihleridir. bunun karşılığını beklemeleri çok saçma.

    huzurevlerine -bildiğim kadarıyla, acil durumda müdahale kolaylığı nedeniyle- karşı değilim ama mesafeliyim çünkü huzurevine yerleştikleri/yerleştirildikleri zaman ebeveynler dışlanmış/terkedilmiş hissediyorlar.

    ebeveynlere bakmanın en büyük zorluğu, bizim için yaptıklarının karşılığını ister gibi davranmaları ve onların huysuzlukları maalesef.
  • anneme kesinlikle bakarım , babam da aşırı huysuz ama el mahkum sokağa bırakacak halim yok. hem koşullar elverdiği sürece mesleğim gereği elden ayaktan düşmelerine asla izin vermem.
    kesinlikle bakarım, baş tacı eder sırtımda taşırım.
  • büyük büyük sorunların döndüğü bi aile değilse bakılmalıdır. koşulsuz bakılmalı diyenleri samimi bulmuyorum. annem ben bebeyken bırakıp gitmiş olsaydı mesela umrumda olmazdı. babası tarafından taciz edilen bi kız olsaydım bakmayı bırak baba katili olurdum muhtemelen ki böyle anne babalar var.

    ben bakarım. anneme sevgi şefkatle; babama ihtiyaç karışlayacak şekilde ama sevgisiz.
  • çocuk sevmez, anne babaya bakmaz ben özgürüm kariyerimin peşindeyim.

    kapitalizmin gazladığı, hiçbir zaman tam anlamıyla huzur bulamayacak bir kölesin.