şükela:  tümü | bugün soru sor
  • burada yazacaklarim tamamen gözleme ve varsayimlara dayanmakatadir. böyle bir iliski içinde bulunmadim bir erkek olarak ama baba ogul iliskisinden çok daha karmasik oldugundan eminim.

    kadinlarin toplum içindeki yerlerinden ötürü, kadinlar çocukluktan baslayarak bazi kontrol mekanizmalarinca denetlenmislerdir ki, bunlarin en barizi anne ve onun kurdugu baskidir. kiz çocugunun yetistirilmesinde annenin kizina rol modeli olmasinin yaninda, onun özgürlügünün bir numarali kisitlayicisi olur.belki de anne kiz iliskisinin bu kadar güçlü olmasinin sebebi de bu çatismada yatar. anne kizina en yakin kisi, onun dert ortagi ve akil hocasi olurken, kizinin kendi kisiligini olusturmasi sürecinde onun en büyük düsmanina dönüsüverir. kendi ayaklari üzerinde durup özgürlügünü ilan etmek isteyen genç kizin bir denetleyici olarak karsisinda annesini bulmasinin sonucu olarak annesiyle çatisir.

    anne kiz iliskisinin gücü, kizin bir gün annesine dönüsecegi fikrini korkmadan karsilayabilmesindedir. anne ile kizin iliskileri kizin genclik döneminde içinde bulunduklari çatismadan güçlenerek çikmistir. anne,kiz için bir tehdit yada kötü gelecegin habercisi olmaktan çikip bir dosta dönüsmüstür.
  • olabilecek en yoğun ve karışık ve dünyanın en cene yormalı, kalp kırmalı, sinir bozmalı, kapı carpmalı, bağırıp çağırmalı, anne olunca anlayacaksınlı ilişkisidir.

    bir yerlerde okumuştum "hayatının küçük bir döneminde bile annesinden nefret ettiğini düşünmemiş kızın gelişiminde bir aksaklık olmuştur” diyordu.doğruluğu konusunda tam bir fikir yürütemesem de yaygınlığı su götürmez bir gercek.

    ne kadar enteresan, küçükken rujlarını sürüp topuklu ayakkabılarını giyip o olmaya caliştiğiniz kişinin bazen olmak istemediğiniz her şeye dönüşmesi.

    ya da benim annem güzel annem modundayken birden, onu bir kapsüle bindirip uzayın derinliklerine gönderme planları yaparken bulmak kendinizi.

    kambersiz düğün olmaz demişler, freuda göre kızlar babalarına karşi libidinal bir ilgi duyuyorlar ve dolayısıyla anneyi de odipal rakip olarak görüyorlar (mış).erkek cokcukları içinse tam tersi gecerli elbette…yani hemcinsler arasındaki ilişkiler sorunlu olabilir sonucu cıksa da burdan, baba oğul arasındaki ilişkinin bu kadar kompleks olduğunu düşünmüyorum.

    demek ki her iki tarafın da kadın olması ana mesele…yani ilişkileri yakın olmaya göre değerlendirmek, ne kadar yakınız o kadar iyiyiz gibi konvansiyonel düşünceye sahip olmak anlaşmazlıklara sebep olabilir ki anne kız arasındaki ilişkinin temeli de bu yakınlığa dayanıyor, evet ironik.
    asıl ironik olansa kendinizi bağimsiz sanarken bile yaptığınız her şeyde onun onayının ne kadar önemli olduğunu ve bu ilişkiyi ne kadar cok sevdiğinizi hissetmeniz sanırım.
  • taraflardan biri cook uzaklarda da olsa devam eden iliski turu. ilerleyen yillarda kizin anneye/annesine donusmesi sonucu kendi kendine iliski gibi bisi bile olabilir.
  • mükemmeldir.
    anne anlayışlı biriyse arkadaş gibidir sizinle. tek farkı sizi kayıtsız şartsız seven biridir o ve ömür boyu yanınızdadır ne yaparsanız yapın.
  • anne, kız için ilk aşktır. ikinci aşka geçiş yaptığında da ilk rakip haline dönüşür. bu sebeple tüm ebeveyn çocuk kombinasyonlarındaki ilişkiler içinde en karmaşık doğaya sahip olanıdır. kız annesi ile ilgili çatışmalar halindeyken, anne de kendi annesiyle olan çatışmalarını bu ilişkiye getirir.
  • anne ile kız birbirlerinin en büyük dostu ve en büyük düşmanıdır.

    kimseyle konuşamadıkları şeyleri birbirleriyle paylaşırlar, ikisi bir olup babadan kardeşten sır saklarlar, birinin burnu kanasa ötekinin içi yanar...
    aynı zamanda hayatlarının en büyük kavgalarını birbirleriyle ederler, en çok birbirlerine çemkirir birbirlerinin kalbini kırarlar, elaleme kızar acısını birbirlerinden çıkarırlar...
    ikisinin bu tuhaf ilişkisini anlayabilmek için ikisinden biri olmak gerek...
  • guzel, zor, komik, neseli karmakarisik bir iliskildir. her ne kadar birbirlerini her seyden cok sevselerde, kavgalar da cok olur
  • aşktır. anne hep kızının kahramanıdır. çocukken oyun arkadaşı, idol, anne, dünyanın merkezi, eğiten, öğreten, koruyan, kollayan...biraz büyüdükçe sırdaş, ama gerisi yine aynı. özellikle ergenlikte gıcık olunan kadın. büyümenin diğer evrelerinde yeri gelince tüm benlikle nefret edilen, en büyük kavgaların tarafı, hayatı zindan eden. bazen "bu kadın beni sevmiyor, öz annem beni istemiyor" içerikli cümlelerin öznesi. ama biraz objektif olunduğu zaman, biraz akıl başa getirildiğinde, kızın en büyük destekçisi. hatta kızı hayatta en çok seven ve sevecek olan kişi. kızın tüm hayatı boyunca süren en büyük aşkı. tek aşkı. kızın nefes alma, varolma sebebi. onsuzluk düşüncesi ürkütücü, karanlık, soğuk. kızı en çok düşünen, onun için en çok endişelenen insan. seçmek zorunda kalsa, seçeceği evladı.

    kelimelere dökmenin neredeyse imkansız olduğu güzellikte, anlatmaya hiçbir dilin yetmeyeceği, kutsal ilişki.
  • genel olarak annenin telaşlı yapısından kaynaklanan karışık bir ilişkidir. dün akşam aradı hatun daha "alo" demeye fırsat bırakmadan "neredesin" diye açtı telefonu. "dışarıdayım anne bir şey mi var" diye sakin bir tonda cevap veren şahsıma avazı çıktığı kadar bağırır. bağırış çağırış hali "haberleri hiç mi izlemiyorsun, her yerde olay var taksim'e sakın gitme" şeklinde özetlenebilir. "iyi de ben taksim'de değilim boşuna telaş yapma" cevabını almak da sakinleşmesine yetmez, "neyse ben zaten yarın geliyorum" der kapatır telefonu suratıma, olaylara el koyacak sanki hey allahım.
  • anneler hiç yaşlanmaz kızlar hiç büyümez.