şükela:  tümü | bugün
  • biri düzeltse artık "kurtulan" diye.

    hemen hemen her annede bulunan ilginç özellik. gözlemlerim, yeni nesil seksi annelerde pek olmadığı, bu genin giderek yok olduğu doğrultusunda.

    tehlikeden kurtulan çocuk, yani;

    - dikkatsizlikten ötürü karşıdan karşıya geçmek için fırt diye yola fırlayan ve sağ salim o hengamede geçen çocuk.
    - evin önünde oynarken kavşaktan çıkan arabayı görmeyip yola doğru koşan çocuk.
    - yere düşüp bir şey olmayan çocuk.

    işte bu ve buna benzer tanıma dahil çocuklar, annelerin tokadından, göte şaplağından kurtulamaz. hele bir de yere düşmüş çocuğu tek kanadından kaldırıp tokatlamarı var ki bu annelerin ahaha.

    galiba bir daha yapmasın diye bir tehdit unsuru olarak görüyorlar bunu. evet çok zekice. bir daha düşmez zaten çocuk dayağı yedikten sonra.

    allah'tan benim pomçikellam şimdiden annelik üzerine yazılan kitapları okumaya başladı da endişem kalmadı.
  • tehlikeden kurutulurken ne tür bir işlemden geçtiğini merak ettiren çocuğun durumudur.
    iyi kurutulmazsa bozulur çünkü,kurutmak önemli.

    peşin edit : başlık '' tehlikeden kurtulan'' olmak istemiş,ama ''kurutulan'' olmuş.
    aceleci yazar seni.
  • rahatlamanın yan etkisi.

    kadının aklını alıyosun, kadın delirme noktasına geliyo. selamette olduğunu görünce ulan amma korktum senin yüzünden diye çaat geçiriyo.

    oyun oynuyoz zamanın nası geçtiğini anlamadık. eve döndüm bi baktım ev ahalisi beni aramaya çıkıyo. annemin yüzü bi saniye içinde sevinçten kızgınlığa geçti, sarılacak gibi gelip nerdesin lan sen diye çaat bi tane geçirdi. geçirsin, elleri dert görmesin canım annemin.
  • bazen haklı bir güdüdür.

    kendi kişisel tarihime bakıyorum...

    anam, tarhanayı salona serdiği örtü üzerine kuruturdu. ben de hangi akla hizmetse, bir elimde yanan gazete rulosu ile o tarhanaları eze eze dans etmiştim. derken, salon tutuştu. ben de yanıyordum. annemler yetiştiler. salondaki yangın söndürüldü, ben kurtarıldım...

    demeye kalmadı, annem bana girişti oklava ile...

    soruyorum:

    haksız mı, kadıncağız?
  • tehlikenin boyutuna göre babalar tarafından yapıldığı bile görülebilir. hemde öyle böyle değil uff neyse. insani bir dürtü demek daha doğrudur.
  • bir şeyi öğretmenin en iyi motivasyonu ödül ve cezadır.
    bir yanlış yapılmışsa ceza, doğru bir şey yapılmışsa ödül verilerek her insan + hayvana bazı davranışlar öğretilir.
    köpeğini bile salona çişini yaparsa poposuna vurursun, yapması gereken yere yaptığında seversin, ödül verirsin.
    anne ise kendi doğurduğu bir canlıyı tehlikede gördüğü için tekrar aynı duruma gelmemesi için ceza verir. önemli olan cezanın ne kadar doğru uygulandığı. davranış psikolojisi açısında tamamen doğru bir durumdur.
  • bir örnekle destekleyeceğim ana'dır.

    efendim yıl bilmem kaç, yaş 6. babannem hastalanmış iğne vuruldu evde. sonra iğneci teyze geldi enjektörü arka bahçeye attı.
    tabi yaramazlık forever.. aklımda binbir türlü senaryo. acaba o enjektörle ne yapabilirimler..
    neyse hiç unutmam novalgin vurulmuş, ama şişe boş. şişeye su doldurmaya çabalıyorum olmuyor, lan yemişim şişesini elime doldurur oradan çekerim diyorum.
    aman tanrım ne mühtiş bir fikir akıllara zarar..

    avucuma dolduruyorum suyu, başlıyorum enjektörle çekmeye. aha o da ne bişey oldu.!
    ben şok!!
    öyle bir şok ki, acıyı bile hissetmemek..
    iğne avucumun bir tarafından girdi, öbür tarafından çıktı. aha da elime saplanmış, ne bok yicem lan ben korkusu, aha sıçtık terlemesi..
    en iyisi abime söyleyeyim de o yardım eder düşüncesi ile koşa koşa ergen abiye gidilir..
    "abi sana bişi göstercem nolur anneme söyleme."
    akabinde ele giren iğne gösterilir.
    abi: "annneaaaaaaaa"

    laz damarlı, bol atarlı anne gelir eli görür.
    -çaaaaat...
    al sana iğne, al sana oyun, al sana beş kardeş!!
    sonuç dayağı yedik, üstüne gittik bir de tetanoz aşısı olduk..
    bütün acıyı biz çektik, bir de dayak yedik..
    ha sonra ne oldu bir daha o enjektörlere dönüp bakmadım. hatta bir süre iğneden korktum falan.
    demem o ki kadın anam ben olsam bende vururdum iyi etmişsin...

    (bkz: bu da böyle bir anımdır)
  • aslında tam olarak şöyle gelişir ;
    -kızım yapma düşeceksin,
    -zıplama koltuk tepesinde,
    -yapma bir yerin acıyacak ,
    -yapma bak aksam aksam hastanelik olacağız
    -kafanı vuracaksın düşüp,
    -ben kime diyorum acaba?
    -bak sen bir düş ,ağla, birde ben döveceğim,

    yani şimdi bu kadar uyarıdan sonra ,düşen çocuğun hiç mi suçu yok???

    dayağa karşıyım ,hafiften kaşımak yeterli .