şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi cankurtaran. sevimli ama piçin önde gideni. melek yüzlü şeytan. o ki bizim akşamları dışarı çıkıp barlara akış biletimiz. o ki kızların mervelere ders çalışmaya gidebilmesinin vizesi. bir nevi maymuncuk. bir bakışıyla en sert ebeveynleri dize getiren ve schengen vazifesi gören şahsiyet. allah ondan razı olsun.

    sağol kanka. bu kalp seni unutmaz. he annem bilse ne anasının gözü olduğunu ikimiz de boku yeriz orası ayrı. ulan ailemin gözünde şu çocuğun yüzde 10'u kadar bile güven kazanamadım. bu piç ne dese annem evet derdi biz gençken. gergin dışarı çıkabilir mi? elbette. gergin bizde kalabilir mi? tabi yavrum kalsın. ben gidip sorardım anne yea dışarı çıkabilir miyim diye, saat kaç oldu babana söylerim bak sinir etme beni bu gece yarısı dışarıda ne işin var diye çıkışırdı bana. şansıma kapı çalınıp kankam hızır gibi yetişince annem birden yelkenleri suya indirip, bak gergin sana emanet tamam mı buralarda olun, annenlere de selam söyle derdi ben de apışıp kalırdım. lan herif beni götürüp uyuşturucuya bulaştırsa bağımlı yapsa ne olacak?? hemen de teslim ediyor al götür diye :/
  • annem sonsuz olmasa da severdi ve güvenirdi bir tanesine, kız adnan'ın kediciklerinden biri oldu sonra, bolca inşallah maşallah hocam diyor sarı saçları, dev memeleri ve o aptal makyajla artık melekten çok yandan yemiş meleğe benzeyen yüzüyle. bu da böyle bir anımdır.
  • evet adeta bu tanımın somutlaşmış hali benim.

    annelerin gözdesi arkadaşımdır ben, evet o benim.
    "x varsa sen de git", "x de orda olacak mı?", "x ne yapıyor, hiç gelmiyor bu ara." cümlelerindeki o x evet hep ben oldum.

    her arkadaş sevilir ama ben bi farklı sevilirim. çocukken benim gittiğim yerlere gönderirlerdi çocuklarını anneler, liseye geçtiğimde benim ders çalışmak için gittiğim yerlere güvenip gönderirlerdi evlatlarını. ben bir geziye gidiyorsam tamamdı anneler gönül rahatlığı ile "soli gidiyorsa git" derlerdi.
    üniversiteye geçildi şehirdışı tatillerine, gece geç vakte kadar süren eğlencelere gitmek için babasının hatrını yapması gereken arkadaşların babalarından en cici halimle izinleri alır oldum.
    iş hayatına geçtik yine aynı güven devam ediyor.

    sebep elbet basit melek yüzlü görünmek, güven vermek, masum görünmek ailelerin böyle davranmasına sebep olur istisnasız. ve tabi senin aileni tanımaları da bunda etkili bir faktördür.

    peki madalyonun görünmeyen kısmı nedir?

    o ailelerin melek yüzüne kandığı kişiler aslında arkadaş gruplarının her türlü menfaatini korumaya yemin etmiş şeytanlardır.
    masum görünen halinin arkasına saklanan ve grup içinde oluşması gereken ve ailelere söylenecek her türlü yalana yardım ve yataklık eden kişidir.
    yeri geldi mi ailelerin güvenini kazanması gereken yeri geldi mi o arkadaş gruplarının akıbetini belirleyecek olayları gitmesi gereken yöne çekebilen kişilerdir.

    yalanım varsa uyarın.
    yalan mı yahu?
    her grupta herkes aslında az çok bu vazifeyi üstlenir.
    her arkadaşlıkta olur. iki kişi de olsanız 10 kişi de olsanız arkadaşlar arasında hep birbirinizin ailelerine güven verici yüz ifadeleri ile yaklaşıp birbirinize yardım etmez misiniz?

    elbet de ailelerin özellikle annelerin sevilen "kankaya" duyduğu güven o kanka tarafından lise ve üniversite döneminde yukarıda bahsettiğim şekilde suistimal edilirdi yalan yok. hem de ölesiye suistimal edilirdi. gençliğin heyecanı ile, acemilikler sebebiyle her insan aslında arkadaşlarının ailesinin ona olan güvenini suistimal etmiştir beyaz yalanlarla. ama birer yetişkin olduğunuzda o deli dolu dönemler bittiğinde o ilişki yerini gerçek bir güven ilişkisine bırakıyor. en güzeli bu zaten.
    eskiden sözde kandırdığınızı sandığınız ama yalan attığınızı bin metre öteden anlayan arkadaş anneleri ileriki zamanlarda siz birer yetişkin olduğunuzda gerçekten kendi anneniz gibi size yakın oluyor.
    o anneler ve babalar ile aranızdaki ilişki kendi anne babanızla olan güven ilişkisi gibi oluveriyor.

    tıpkı sizin anneniz tarafından sevilen "seçilmiş" arkadaşın da yaşadığı gibi.

    ha tabi bir de her annenin illa ki sevemediği arkadaşlar da vardır.
    ve size bir şey diyeyim mi ama on ay sonra ama 1 yıl sonra ama 10 yıl sonra nedendir bilinmez gerçekten o annenin sevemediği arkadar " sevilmemesi gereken" kişi oluyor. anneler haklı çıkar denir ya, işte önünde sonunda o anne haklı çıkıyor ve o sevilemeyen ama sizin sevidğiniz arkadaş muhakkak size bir kazık atıyor.

    bu sebeple siz siz olun arkadaşlarınızı götürün bi ananıza gösterin.
  • bende o kankalardan biriyim ama benim faydadan çok zararım dokunmuştur. dersten birlikte kaçardık mesela benim notlar iyi gelirdi bu mal 1 alırdı.

    annesi sürekli beni örnek almasını söylerdi

    sonra ben anadolu lisesini kazandım bu mal kazanamadı o ara koptuk zaten
  • en sık dışarı çıkılan kankadır; yersen.
  • böyle bir pozisyona düşmüştüm birkaç ay önce. çok sevdiğim bir arkadaşımın annesi melek kızım diye severdi beni, arkadaşımı sık sık bize kalmaya gönderir, yanında ben varsam gece dışarı çıkmasına müsaade ederdi.

    güvenilen ve sevilen bir insan olmak gurur okşayıcı bir durum tabiki. ancak kendini bilmez bir arkadaş itinayla bu güzelliğin içine edebiliyor. nitekim bizimki öyle oldu.

    arkadaşım, annesine bende kalacağı yalanını söyleyerek paso erkek arkadaşıyla takılmaya başladı ve söylediği yalanlar yüzünden beni zor durumda bırakarak hayatımı cehenneme çevirdi. arkadaşım ve annesi arasında sıkışıp kalmaktan bıktım usandım ama bir gün bile arkadaşımı satmadım. yine de kimseye yaranamadım.

    son görüşmemizde arkadaşım, annesiyle kendisinden gizli görüşüp erkek arkadaşını çekiştiriyor olabileceğimi düşündüğünü söyledi. o düşünce, o an somut bir cisim olsa yemin ederim götüne sokardım onun. yapamadım tabii, sadece arkadaşlığımızı sonlandırdım. şimdi benden ailecek nefret ediyorlardır herhalde ama kesinlikle ben artık çok daha iyiyim.
  • genelden benim bu. anneler bana güvenir, bana emanet eder, beni yemeğe çağırır. neden bilmiyorum aslında çok da tertemiz bir insan değilim. tipim etkili sanırım.
  • mervelere diye çıkıp vermelere gitmek eylemindeki merve adli kizimizdir kendisi.
  • pek melek yüzlü değilimdir ama benim bir tık ötesi sayılabilecek bir durumum vardı. anneler ekseriyetle sevmiştirler beni de, asıl kız (cinsiyet olarak, sevgili anlamında değil) arkadaşlarımın babalarının en güvendiği erkek arkadaş olma gibi bir olayım vardı benim, ki bazen çok yorucu olur bu durum. sırf bu yüzden üniversite mezuniyet balosunda bir kızı tuzladan diğerini büyükçekmece'den alıp gece de aynı yerlere bıraktığımı bilirim, babaları "kedi alıp kedi bırakacaksa gidebilirsin" şartı koştuğu için. zaten bu arkadaşlarımın babalarıyla daha iyi arkadaş olurdum bir süre sonra, beraber maça, maç çıkışı içmeye filan giderdik. tabi maç da maç sonrası yapılan tüm aktiviteler de bedavaya gelirdi, sonuçta ben öğrenci adamdım*.
  • o melek yüzlü kanka, bazı açıkgözler tarafından, sık sık kötü emellere alet olup kullanılmaktadır. bazen, hasbelkader haberi olur yoksa bu uyanıklar sonuna dek sömürür bu zavallıyı.

    ''zırrrrr!! zırrr!!

    -'' alooo

    +'' evet .. buyrun.. aaa şukufe teyze sen misin? :)

    -'' pelinsu vardı mı diye aradıydım?

    +'' nasıl ? nereye vardı mı? ınnımıdım tiyziciğimm??

    -''pelinsu diyorum! bu gün sizde ders çalışmayacak mıydı?

    +'' haa ayy pardon tabi tabi :)) kusura bakmayın ders çalışmaktan aklım gitmiş bi an da... geldi geldi :) şu an test çözüyor , biz sizi sonra ararız, merak etmeyin :) annemin de selamı var, ok , ben de öptüm 0_o

    numarayı çevir : '' zırrrr zırrrr!!

    +allooo!! pelinsucuğum, acına, ızdırabına ,aşkına , yalanına skyumm!! kevaşe!!