şükela:  tümü | bugün
  • uzun seneler boyunca sigarayı bırakmam konusundaki ısrarlarının* ardından nihayet bunu başardığımda geçen şu diyalog:

    + anne nihayet bıraktım ben..
    - neyi, o adını bile anmak istemediğim pis şeyi mi
    +evet
    - allahımmmmmm (çeşitli dualar ve sevinç gösterileri takip eder) dile benden ne dilersen kızım
    +heheh saol anneciğim ama biraz sinir yaptı bende
    - olsun kızım. beni döv. gel beni döv yavrum.
  • evlenirken bir anahtar hediye edecegim kizima, diledigi zaman donebilsin ve bir cumhuriyet altini, olur ki donecek parasi olmaz.
  • ''yanlış yapıyorsun. insanlara hemen on puan verilmez, önce sıfır verilir ki değerini kendi kazansın. sen hemen on verip sonra tükenmesini izliyorsun. sıfır verirsen kaybettiğin bir şey olmaz. böyle yaptığın sürece daha çok üzüleceksin eşek kafalı kızım benim.''*
  • henuz gocup gitmeden once hastayken ellerini tutup "dunyadaki en muhtesem varlik sensin annem."demistim gozlerim dolu dolu.
    en halsiz haliydi, konusacak gucu yokru ama "hayir, tabii ki de bu dunyadaki en muhtesem sey sensin." demisti.
  • "bak yavrum; insanlari degistiremezsin. benim bahcem var disarida; ekiyorum, biciyorum, istedigim gibi sekillendiriyorum. emek veriyorum, karsilik aliyorum. ama senin malzemen insan, insanlari istedigin gibi sekillendiremezsin. emek versen de bekledigin karsiligi alamayabilirsin."
  • ataerkil bir toplum olduğumuzdan mıdır acaba, nedense hep babaların söylediği sözler aklımızda yer ediniyor. annelerin söz söylemeye hakkı yok gibi. neyse annelerin de unutulmayan sözleri vardır. unutamadıklarımdan bir tanesi de şudur:

    sevgilimle telefonla konuşurken, kendisine nereye gideceğini sormuştum. annem kulak misafiri olmuş. ben telefonu kapayınca aramızda şöyle bir diyalog geçti:
    annem: oğlum şimdiye kadar ben sana nereye gideceğini sordum mu?
    ben: hayır. (o an fark ettim ki annem bana o soruyu hiç sormamıştı.)
    annem: peki sen neden kıza nereye gideceğini soruyorsun?
    ben: bilmem ki. merak ettim sadece.
    annem: bir insana nereye gideceği sorulmaz. bu soruyu sorduğunda karşındaki insanı yalana söylemeye teşvik edersin. bir daha sorma!

    o günden sonra hiç sormadım. arkadaşlarıma da bu diyalogtan bahsettim. sormayın efendim. bir insana nereye gideceğini sormayın. size yalan söylemek zorunda kalmasın.

    teşekkürler anne...
  • giderken söylemişti:

    "kendini hiç bir şeye üzme oğlum."

    ondan duyduğum son sözlerdi. nur içinde yatsın.
  • öyle lanet olası bir gün , gece bilmem kaç eve giriyorum , kavga etmişler yine belli ortalık dağınık , babam sigara sarıyor odasında annem yatağına gitmiş ağlıyor içli içli

    +neyin var anne, ne oldu
    -hiç , çay var ocakta , ısıtda iç
  • - babanla boşandıktan sonra ailem de dahil arkadaşlarım çok kızdı neden hala yanımdasın diye, senin kendi annene de hep kızmıştım. kız evladı bırakılmaz, sahip çıkılır diye. iyi ki seni bırakmamışım. benim elim ayağım oldun sen şimdi. bu zor günlerimde beni bırakmadın sana karşı beni utandırdın,aileme arkadaşlarıma karşı da haklı çıkardın .
    felç geçiren annem( babamın ikinci eşi) beni salya sümük ağlatmayı yine başardı. çok değil belki bir saat evvel oldu bu konuşma. mutfağa kaçtım bulaşık yıkıcam ben diye...
    yani doğurmakla anne olunmuyormuş...sen hasta ol, sağlıklı ol, ama ol annem sen hep ol...
    `:söz olmadı destan oldu ama işte ne halta yazdımsa ben bunu, açtığım gibi denk geldi ...`
  • "yalnız kaldım sanıyorum."

    anneannemin vefat ettiği dönemde söylemişti. anne kaybını o kadar acı tanımladı ki bu cümle mıh gibi kazındı aklıma.
hesabın var mı? giriş yap