şükela:  tümü | bugün
  • eğer ebeveynlerde narsizm problemi yoksa sizin istediğiniz hayat onları da mutlu edecektir zaten. siz annenizin babanızın bir uzantısı değilsiniz. r/raisedbynarcissists/ redditine göz atın. benzer durumlar yaşıyorsanız boşuna vaktinizi ziyan etmeyin çünkü onları asla mutlu edemezsiniz.
  • kısa ve net yazayım kafası karışmasının okuyucuların: kesinlikle kendi hayatınızı yaşayın, elinizde fırsat varken mutlaka değerlendirin, tam bağımsız olun, aileniz sizin güçlü olduğunuzu görünce zaten unutacaktır geçmişte ne istediğini. sakın ama sakın her ne olursa olsun aileniz için kendinizden taviz vermeyin. çok pişmanlık yaratır ilerde.
  • annem babam direkt istemedi fakat ben devreye girmeseydim yaşam standartları çok düşecekti. en azından bahar ve yaz mevsiminde gittikleri yazlık ev olmayacaktı. babam zaten hasta, bu çalışma temposuyla ve aile için kavgalarla uzun süre yaşayamayacaktı. bir ara yurt dışına gitme durumum oldu. babamın çok üzüldüğünü hatırlıyorum. tam da seni tüccar yapmıştık falan dedi. iş konusunda herkes tarafından örnek gösterilen biriyim. şimdi bunlar cepte dursun. 18 yaşıma dönsem arkama bir an bile bakmam. hatta üzülerek söylüyorum ki annemi babamı çok sevmeme rağmen ayda yılda bir ararım. ne yazık ki gerçek şu: toplumun en temel kurumu aile fakat bizde aile kurumunun sonu yok. bir süre sonra ailesinden kopup kendi başının çaresine bakan insan sayısı avrupa’ya ve amerika’ya göre çok az. geçenlerde ilber ortaylı‘nın çok güzel bir tespitini dinledim: osmanlı subayı başarılıydı çünkü genç yaşta ailesinden kopuyordu. hele bazıları gerçekten kopuyor ve hayat mücadelesine erken başladığından sivrilip gidiyordu. bu konuda bir numaralı örnek mustafa kemal atatürk‘tür. ufacıkken babasını kaybediyor ve yatılı askeri rüşdiye’ye gidiyor. bir gün izin sırasında eve döndüğünde annesinin tekrar evlendiğini görüyor ve ailesiyle bağını minimuma indiriyor. ha üvey babasının hiçbir kötülüğü yok kendisine ama o yaştan sonra yapayalnız. ilerleyen yaşlarda da annesiyle çok konuştuğu söylenemez. aralarında çok sıkı bir bağ yok. insanın çocukken sevgi görmesi vs çok önemli ama bence bu süreç 18 yaşına kadar sürmeli. 18’den sonra durum sıkıntılı bir hal alıyor.
  • marifet ne anneyi üzmemek için kendi yaşamının kontrolünü anneye bırakmak, ne de anneyi üzmek pahasına istenilen hayatı yaşamak. bana kalırsa marifet; anneyi ikna ederek, bi şekilde kanına girerek onu üzmeden istenilen hayatı yaşamak. anne ikna olmuyorsa yapacak bi şey yok tabi. benimki hep ikna oldu. yaptıklarım yanlış da olsa, onu hiç dinlemesem de benimle hep gurur duydu kadın anam. yere göğe sığdıramadı beni. sen yapıyorsan vardır bir bildiğin dedi. hakeza babam da öyle. allah onlardan razı olsun.

    ben hiç bi zaman anam babam ne der diye yaşayanlardan olmadım. onlar da yasakçı baskıcı insanlar değildi zaten. iyi bir evlat olmanın yolu koyun gibi onların izinden gitmek, ne deseler yapmak değil diye düşünüyorum. burada önemli olan ne yaptığımızdan ziyade nasıl yaptığımız bence.

    hatta bu başıma buyrukluğum yüzünden çocukken arkadaşlarımın anneleri pek sevmezdi beni. çocuklarını yoldan çıkaracağımı düşünürlerdi herhalde. halbuki onların kızları beni yoldan çıkarırdı ama günah keçisi ben olurdum. haha.
  • anneyi üzmek tabi anne kuzusu adamdan bi bok olmaz.
  • adamına göre cevabı değişen soru.

    sen şimdi kendi istediğin hayat diye, bana gelip de; üniversitede okuduğun mühendislik fakültesini bırakıp tibet’e yerleşeceğim diye gelirsen, ben senin kafana sıçayım, git ananın elini öp, özür dile, sözünden de çıkma, lakin senin kendi kafan pek mantıklı sonuçlar üretebilen bir kafa değil bari anan sana doğru yolu göstersin derim.

    he ama sen gelip de ben tıp okuyorum, avustralya’ya staja gideceğim fakat annem orası çok uzak aman kızım gitme diyorsa, yani bu adamsan sen, sen doğru yoldasın, git stajını yap, anneni falan da düşünme derim.
  • kendi istediğim hayat için sadece annemi değil babamı da üzdüm. onlar hala onlarla yaşamamı istiyor olmalarına rağmen evimi ayırdım böyle daha iyi. başka hayatım yok benim o yüzden sevgili ailem ben nasıl istersem öyle olacak.
  • tabiki de anneyi uzmek secilmesi gereken.
  • ne yapayım ben beni desteklemeyen anneyi. deli misiniz nesiniz, işinize bakın ya. nasıl bir bağımlılıktır bu.
  • uzebileceginiz bir anneniz varsa o kadar şanslısınız ki! benim ki altı ay önce beni terketti ve benim için üzülecek biri yok artık.