şükela:  tümü | bugün
  • huzurlu bir cocugun o evde sevgi yumagi icerisinde buyudugunun gostergesidir.
  • hoş bir durum olmakla birlikte, 25 yıllık evli olup da yeni çıkmaya başlamış gibi davranan anne-babanız varsa onlara özenir ve kıskanırsınız. siz daha hiçbir ilişkinizi 1 yıl bile sürdürememişken onların büyük bir aşkla elele yürüyüşe, sinemaya gitmelerine şaşırarak bakarsınız. sorun, hayatınıza giren insanlardan da bu performansı beklemektir. evde bir adet ferhat ile şirin bulununca insan da istemektedir haliyle. çok fena özenilir. genetik bir durum olması için dua edilir.
  • aşık olan insanlar daha çok kavga eder.
  • idealize edildiği kadar güzel olmayan bir aile ortamında büyümenize neden olur. misal:

    1. şiddetli bir kavga sonrasında babanızın kendisine annenizin isminin baş harfini yazışına tanık olabilirsiniz.
    2. neşesi bol fakat sarhoş hâlde evine gelen babanız ilan-ı aşk için en uygun yer olarak bir anda apartman boşluğunu seçebilir, annenizde bu duruma kayıtsız kalmayarak kahkahayı basabilir. bu durum tüm komşularınızın sizinle minimum diyaloğa girmesine neden olabilir.
    3. birbirlerine ana avrat sövdükten sonra öpüşmelerine şahit olmak sağlıklı ikili ilişkiler kuramamanıza sebebiyet verir.
    4. bir çeşit aile trajedisinden sonra babanızın "üzülme, bak sen hayattasın, ben hayattayım. sapasağlamız işte bundan daha önemli hiçbir şey yok." sözleriyle annenizin teselli olduğunu kulaklarınızla duyup üzülmemeye çalışırsınız.

    evet, annemin en büyük rüyaları babamla, babam için annem yüzündeki çizgileri ve saçındaki beyazlarla eskisinden bile daha güzel. ikisini dans ederken izlemek, her ne olursa olsun üstesinden birlikte geleceklerini bilmenin kötü yanı; hiç akıllarında yokken zevk için yapıldığını bilmek.
  • farkında olmadan aşka inanan çocuklar yetiştirirler. iyi midir, kötü mü? siz karar verin.
  • ben 15 yaşından büyük bir gencin anne ile babasının birbirine aşık olduğunu hiç görmedim. daha küçük yaşlardakinin de görmedim. sadece daha küçük yaşlarda olunca; anne de baba da "aşığız" diye kandırabiliyor.

    (bkz: anneyle babanın seviştiğini düşünmek)
  • dünyanın en muhteşem birlikteliği ve aile zeminini çağrıştırmaktadır. aslında öyledir de. ama o eskilerdeki gibi gerçek bir aşk yaşamak gerçekten zor. günümüz aileleri için elbette yitip gidecek büyük bir hoşlantı; aşk olarak görüldüğünden, başlığın gözlemini yapmak da bir hayli zor kanımca.
  • saglikli, dengeli, akliselim bir asksa tadindan yenmeyen, patolojik bir asksa; takintilardan ve zaaflardan besleniyorsa, siddet doluysa filan, her gun cehennemi yasatacak bi olaydir.

    ıkincisinin cocuguyum, ilkiyle buyutuyorum kendi çocuğumu...
    ıyi bence.
  • kendi çocuğuma yaşatmak istediğim şeydir. o aşkı ailesinden görsün öğrensin ki büyüdüğünde yanlış insanlara yanlış anlamlar yükleyip adını aşk koymasin. ailesinde aşkı göremediği ayrılıkları kavgaları gördüğü için bu cehennemden çıkmak için dünyanın en yanlış insaniyla aşk yaşamaya çalışmasın. böyle aşk olmaz bu sadece cehennem azabı diyebilsin. her şeyden önemlisi 3.kişilerin aşkına muhtaç olmasın zaten gerçek bir aşkı tanıyorum ben desin.
  • hayattaki en büyük uktemdir belki de.

    bir kadın ve erkeğin çocuğuna verebileceği en büyük hediye.
    annenin ve babanın birbirine bağı, sevgisi, saygısı, sadakati ve aşkı çocuğu hayatta bir kaç adım öne taşıyan bir durum.

    birincisi çocuk "aşk" ve "sevgi" kavramını yakından tanır. hayatta hiç bir zaman onursuz bir duyguya meyl etmez. ergen dönemlerinde saçma davranışlar sergilese de bilir.

    ikincisi çocuk kendi hayatını gözü arkada kalmadan kurabilir. çünkü bilir ki ne annesi, ne de babası kendisine psikolojik olarak muhtaç. bu çok kötü bir şey çocuk için. evde anne veya baba (genelde anne oluyor bu) duygusal olarak aciz ve sevgiye muhtaçken evladın içine sinmiyor. kendi hayatına yönelip birey olup sağlıklı bir yuva kuramıyor. annenin veya babanın o duygusal acizliği her daim evlat için sızı oluyor.

    üçüncüsü insana müthiş bir öz güven veriyor. ben çevremde böyle ailelerin çocuklarına baktığımda gördüğüm ilk şey öz güven. sağlam bir öz güven üstelik.

    dördüncüsü aileye ve eve sadakat. bir çocuğu eve bağlayan şeylerden biri evdeki huzurdur. çocuk eve geldiğinde kırk küsür yaşında dahi olsa "ohh beee" diyorsa dinlenip, demlenebiliyorsa ailesine bağımlı değil bağlı ve sadık bir birey oluyor. kendisi de böyle bir aile kurmak ve evinde dinlenmek, demlenmek için uğraşıyor.

    keşke benim de olsa dediğim bir olay bu. anne ve babamın birbirini çok sevmesini ve aşık olmalarını çok isterdim.

    iş bu entry "aşkın güzel bir duygu olduğu" farz edilerek yazılmıştır.