şükela:  tümü | bugün
  • kavga sonunda da babayı almakla sonuçlanır.
  • odamda babafingomu tutarak dahil olmadığım olay. he baktım peder bey sapıtacak, boynundan tutup yere serebilirim orası ayrı.

    (bkz: anne wins)
  • iktidar yandaşlığı ile yaftalanma sebebidir.
  • yaş ilerledikçe eğer bir kız evlat iseniz tersine dönen durum. giderek anneyle empati artıyor ve ah bu erkekler moduna giriyorsunuz
  • babayı tutabilmek için, babanın yüzde 95 oranında haklı olması gerekir.

    baba yüzde 85'e kadar haklı ise anne tutulmaya devam edilir.

    85 ile 95 arasında "ikinizin de hatalı yanları var" denilerek orta yol bulunmaya çalışılır.
  • hep güçlünün yanında yer almak mentalitesindeki bencil yaklaşımdır.
  • zamanında içten içe yaptığım ama görünüşte annemi desteklediğim hede.
    napayım çocuk aklımla rasyonel düşünüyordum, çünkü anneyi desteklediğin zaman barışma olasılıkları her zaman daha yüksek olacaktır.
  • babanınkini tutucağına gel benimkini tut dediğim çocuktur baba tutulur mu lan anneni tutucan it
  • annenin küsmesiyle son bulabilir. tehlikeli. ben açıkçası kimseyi tutmayıp her seferinde kendimce haklının yanında haksızın karşısında olduğumdan ve bir tartışmada hiçbir zaman bir taraf %100 haklı olmadığından ikisi de bana gıcık olup 'sen karışma' derler ve kavgaya devam ederler. ama büyüdükçe daha çok sözümü dinler oldular, ne yalan. anne-baba sahibi olmak zor gerçekten.
  • özür dileyerek söylüyorum, göt ister.

    anne bu. kavga konusu ne olursa olsun, kim haklı olursa olsun onun tarafında olunmalıdır. zavallı babalar en fazla o an biraz alınır fakat takılmadan devam eder. ama anne öyle mi? günlerce asacak olduğu suratı, atacak olduğu tribi düşünün. ona yapılan olası bir yanlışı asla unutmayacak, tereddütlü bir cevabı bile her fırsatta sizin önünüze koyacaktır. bu işin en güzel şekli anneyi savunmaya başlamadan önce çaktırmadan babaya ufak bir göz kırpmaktır, "el mahkum baba, sen de uzatma."