şükela:  tümü | bugün
  • bazen gözü dönmüş anneyle babanın dürtmeleri sonucu yapılan, bazen eğlence için yapılan iş.

    + la latife, bana öyle demek bak. öyle öyle böyle böyle derken höhöylö...
    - ya sen de bana öyle derken şöyle şöyle hölöhöt...
    çocuk: anne faul yaptın, baba devam et.

    kırmızı kartı yiyen taraf kaybeder, her halükarda çocuk çikolata falan kazanır.
    güzel iş bir açıdan.
  • ulen bunu mu istersin yoksa fenerbahçe galatasaray maçını mı deseler düşünmeden derbiyi seçerim he. nolcak ki maç boyu küfür yerim, birkaç gün konuşulur unutulur. ama anne baba öyle değil, onlar unutmuyor. recorder gibiler aga. yıllar sonra da karşına çıkıveriyor hakem hataların. zaten tartışırken bir yerden sonra kavga etmekten sıkılıp hakeme sarmaya başlıyorlar. baya erman hoca gibi hakem hatalarını konuşuyorlar.

    -evet. burda tartışmamızı doğru yönetememiş oğlan hanım, bak sen şurada lafı sokarken telefonuyla oynuyor onu kaçırmış.
    -haklısın bey. görmemiş olabilir ona lafım yok, ama en azından vara bakıp bana hakaret ettiğini görmeliydi. var boşuna mı geldi var!!

    yani tabi ki böyle olmuyor ama neredeyse buralara kadar geleceğiz. bir de benimkiler başka şehirde abi. biri kapatıyor öbürü arıyor. babam arıyor bir şey diyor, annem yanında tabi duyuyor babamın dediklerini sonra annem arıyor bambaşka bir şey diyor. ben işten güçten balataları sıyırmışım zaten, gençler spor maç kavgasında, şampiyon cimbom kartal fener.

    ama tatlılar ya. kavga sebepleri o kadar absürd geliyor ki mevcut dünya düzenine tepki olarak yaşayan bir ikili gibiler. geçen evlilik yıl dönümleriydi. 35 yılı devirdiler maşallah cankuşlarım. annem instagramdan bir foto paylaşmış, babamların annemi istemeye gittikleri günden bir foto. "35 koca sene geçti. hala bugunün heyecanı..." diye de yazmış. babam da o gün instagramda arkadaşlarıyla kahvede otururken foto paylaşmış, balıkçı bir arkadaşının tezgahındaki balıkları paylaşıp "hayırlı işler" yazmış, onu beğenmiş bunu beğenmiş bir şekilde annemin paylaşımını görmemiş. abaavvvv. annem kayış yakmış bildiğin. o kadar gereksiz şey paylaşmış da, annemin paylaşımına kalp emojisi bırakmamış.

    annem arıyor "tanı işte babanı" diyor. babam arıyor "ben sabah öptüm kutladım bir de oradan mı kutlayayım anan iyice bunadı" diyor. tekrar annem arıyor "bunadı dedi di mi bunadı dedi duy işte duy annen neler çekiyor" diyor, o kapatıyor tekrar babam arıyor "bunamadı mı oğlum sen söyle taraf tutma bak bunamadı mı" diyor. işte kritik an bu dostlar. taraflardan birisi onaylaman gereken bir soru sorduğu anda ne şiş ne kebap deyip yırtmaya çalışırsan hedef oluveriyorsun. "baba öyle demeyelim tabi ama beğenseydin keşke sen de paylaşımını" dediğim an bir anda hakemlikten hedefe evrildim aga. hiçbir günahım yok, işyerinde çalışıyorum masum masum. berabere biten derbiden sonra iki takımın da hakemi gömmesi gibi bir şey geldi başıma.

    babam "bu da evlat olacak ayıp ayıp annen baban aramış kestirip atmaya çalışıyorsun" diye fitili bi ateşledi. annemin sesi geliyor arkadan "anne baba ne ki zaman ayıracak" diye... ikisi bir olup sinirlerini benden çıkarıyorlar. şunu hiç yaşamadıysam beş altı farklı tartışmalarında yaşamışımdır. abi bir de o kadar pislikler ki, hemen barışıveriyorlar. ben günlerce götümü yırtıyorum ikisine de yaranacağım diye. ondan sonra tabi telafi düdükleri başlıyor.

    lan diyorum, numarayı güdük başlattı hocadan dayağı biz yedik ama olsun be diyorum. hep böyle tatlı tatlı kavga etsinler. canikolarım.
  • sonunda ikisinin de elini havaya kaldırarak, maçı berabere bitirmek en mantıklı olan.