şükela:  tümü | bugün
  • yanında bulunulduğu her gün 2 kilo alındığı göz önüne alındığında, file doğru evriltebilecek hadise
  • bu işin muhtemel sonu anneyle yaşlanmak olsa gerek; ya da (bkz: evde kalmak).
  • on yıllık deneyimlerim sonucu bilmişlik taslayabilme hakkımı kullanıyorum:

    -zamanla aranızda para ilişkisi kalmamalı. oluyorsa da ondan size değil, sizden ona yönelik tek taraflı bir akış olmalı.
    -anneyle arkadaş olmak ilişkinin zamanla bir karı-koca ilişkisine dönmesine engel olmakta uygulanacak en iyi yöntemdir. bunun için yalansız yaşayabilecek noktaya gelebilmek kritiktir. herkesin yanında (hadi patron veya profları bir yana koyalım) nasıl kendinizseniz annenin yanında da kendiniz olmak arkadaşlığın gelişmesinde sanırım temel etmen.
    -yukarıda yazılı olanlar oğul-anne ilişkisine dair önerilerdir. hatunlar bir an önce koca bulmalı veya kendi evine çıkmalı. bu kadar netim bu konuda. ya da birbirinizin ömrünü törpüleyin, siz bilirsiniz... son olarak baba ya vefat etmiş ya da görüşülmeyen insanlar kategorisindedir.
    ek: en son öneri ise anneye ikinci bahar için bir fırsat vermek ve sittir olup gitmektir...
  • yazın gelmesiyle hasret bırakandır.

    emekli tabi artık leylek misali takılıyor. (aslında bu sene çok bile kaldı) yaz geldi, hop yazlığa. üç beş gün kafa dinler sonra başlar hısım, akraba, arkadaş evine gezmeye.

    işten yorgun argın geliyorum. yemeğini kendin yap, bulaşığını yıka, çamaşırını kendin yıka hele o ütü yok mu o ütü.

    (fark etmişsinizdir, yazar ruhsuzun teki)

    millet istediği kadar annesiyle yaşayan erkeğe burun kıvırsın. alışan bırakamıyor be abi...

    o yüzden diyorum ki 'anneeeeee'...(gel eylül, ekim gel)
  • "her gece her gece dışardasın.ne anlıyorsun evladım?olmaz ki böyle.insan bir gece evinde oturur.oturmaz da yani uyuyoruz biz o vakitte.yeter" ve nice paylamalarını çekmemek adına 3 gece sıkkın sıkkın evde oturup 4 gece haber bile vermeden sabaha karşı eve dönmektir.evden her çıkışta vicdan azabı çekmektir.bunlarla birlikte sakin bir akşam evde otururken türk kahvesi yapan, sigaranı yakan tatlı bir dilberin hep evde bulunması demektir.
  • (bkz: anneci) , (bkz: çok sevmek) , (bkz: ana kuzusu)
    eğer söz konusu başlıkla kastedilen şey ' anneyle aynı evde yaşamak ' , daha doğrusu ' annenin evinde yaşamak ' ise , bu ya bir tercih meselesidir ya da mecburiyet.
    en güzeli , kişinin kendi ayakları üzerinde durabildiği andan itibaren ayrı eve çıkmasıdır.
  • kanka bir ananız varsa, ev arkadaşı gibi takılabiliyorsanız hayatı kolaylaştıran bir durumdur. eve istediğiniz saatte gelirsiniz, istediğiniz zaman istediğiniz yerde kalırsınız, evdeyken annenizle kahve sigara keyfi yapar, sohbet eder, birlikte içkiler içersiniz. öte yandan odanız toplu, yemeğiniz hazırdır. sabah sıcak çay ve kahvaltıya uyanırsınız, evden çıkarken öpücükle uğurlanırsınız. kafa bir anneyle keyiflidir.
  • (bkz: ana gibi yar bağdat gibi diyar olmaz)

    canlarin en caniyla yasamlarin en rahati keyfi.
  • filmi çıkmış.

    (bkz: throw momma from the train)

    .