şükela:  tümü | bugün
  • antalya kaleiçi'nin simge yapısının restorasyon sonucu geldiği haldir.

    islamcı zevksizliğinin son ürünlerinden biriyle karşı karşıyayız. buranın özelliği, yıllardır kimliği adı üzerinde "kesik" olmasıydı. dahası camiden ve hatta kiliseden de evvel bir pagan tapınağı olmasıyla bir açık hava müzesi olarak turizme oldukça katkı sağlayabilecek bir yerdi ama malum zihniyet etrafta namaz kılabilecekleri iki bin yedi yüz yirmi beş cami yokmuş gibi burayı da sıradan bir camiye çevirmiş ve bu ikonik yapıyı bozmuş.
  • umarım gerçek değildir diye düşündüren restorasyon çalışması.
  • şaka maka türkiye'de restorasyon işlerinin sıradan müteahhitlere verildiğinin bir diğer kanıtıdır.

    adamlar onarım mantığı ile hareket ediyor. sanki içinde yaşayacak.

    3+1 evin hasar gören mutfağı sanki burası.
  • iki mekan aynı değil gibi.
  • rahat bırakılması gereken eserlerden birinin daha mahvedilmesidir.

    bırakın lan artık yakasını şu tarihi yerlerin.
    bırakın yıkılsınlar, toprak altına gömülsünler yeter ki dokunup da renksizliğiniz bulaşmasın taşlara.

    yeter be.
    geleceği bozdunuz, bari geçmişe dokunmayın.
  • (bkz: şile’de görülen sünger bob anıtı)

    bu gene iyi. adamlar şile kalesini sünger bob anıtı yaptılar zamanında. ne bekliyorsunuz ki
  • evet arkadaşlar yerinden bildiriyorum; restorasyon konusunda, diğer örneklerinde de olduğu gibi mükemmel bir iş çıkarttık.
    ya allah aşkına yapmayın restorasyon falan, bırakın öyle kalsın.
  • yılmayıp, yeniden yakarsak belki düzelebilir.

    (bkz: kesik minare)

    "1896’da kaleiçi’nde 500 evin yanmasıyla sonuçlanan büyük yangında minarenin 2'nci bayezid döneminde ahşaptan yapılan külahı da yandı. o tarihten itibaren tarihi yapı, halk arasında ‘kesik minare’ olarak anılmaya başladı ve birçok yazılı kaynağa da bu isimle girdi."

    not:
    mimarlar odası antalya şubesi, "tarihi yapının kent belleğine 'kesik minare' ismiyle bir mihenk taşı olarak yerleştiğini" belirterek, minareye külah eklenmesine karşı çıkmış.
    antalya tanıtım vakfı, “restorasyon yapılsın ama külaha gerek yoktu” demiş.
    antalya kent konseyi, "orijinal haliyle korunmamasını üzüntüyle karşıladık. keşke bir açık hava müzesi şeklinde kente kazandırılsaydı. kültür mirasına aday gösterilen iki eserden biri olması nedeniyle doğallığıyla korunarak turizme açılmalıydı.” yorumunda bulunmuş.
    not2:
    ama o "küllah" sayesinde kaleiçi, 10. camisine kavuşmuş.
    not3:
    eski hali de neymiş öyle? oh, çok güzel olmuş;
    "m.s. 2 yüzyıla tarihlenen antik bir pagan tapınağının üzerine m.s. 5. veya 6. yüzyılda yine antik tapınağın mimari parçaları kullanılarak bizanslılar tarafından büyük bir kilise/bazilika yapılmış."
    not4:
    ortadoğu'nun barbarlıktan kurtulması için 2000 yıl daha lazımmış.
  • 2000 küsür yıllık aspendos tiyatrosunun restorasyonunu bildiğimiz hamam mermeriyle yapıp tüm yapıyı komediye çevirenlerle aynı kişiler yapmıştır.

    la ne istediniz siz bizim kesik minaremizden.

    not: kaleiçi çocuğu