şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • doktora danışmadan kullanmayın diyen doktorların herhangi bir test yapmadan reçetelerine yazdıkları bakteri katili.
  • kullanırken greyfurt yemek insanı ölüme kadar götürebiliyomuş. ayrıca süt de içilmemesi öneriliyor. tabi bütün bunları kahvaltıda süt içip üstüne greyfurt yiyip hapları attıktan 3-5 saat sonra öğrenmiş olmak acı.
  • ya arkadaş beni şunun yanlış kullanılması kadar delirten çok az şey var. bunlardan biri de insanların yaşlandıkça tutarsızlaşması.

    babam 73 yaşında tamam mı. bu antibiyotik denen naneyi bütün hayatı boyunca bir "ağrı kesici" gibi içti. iki kere hapşursa anında gitti antibiyotik aldı, ama bir tane tabii bu, alma dedik yine aldı, hep aldı, "bana bu iyi geliyor" dedi ve başka hiçbir şey yapmadı.

    birkaç sene önce bir ameliyat geçirdi ve enfeksiyon kaptı. bilin bakalım ne kullanılacak: antibiyotik. peki bilin bakalım babamın bünyesinin hiçbir tepki vermediği şey nedir: ne tesadüf, o da antibiyotik.

    hala aynı şekilde içiyor mu bilmiyorum. o işin peşini bıraktım.

    tabii bütün bunlar olurken annem babamı iki milyon kere uyardı. bazen de ona diyemediklerini gelip bize anlatıp kendini öyle rahatlattı. yani annem bu ilacın öyle keyfekeder kullanılmayacağını hep bildiği gibi, bunun babamdaki etkisini de bizzat gördü, yaşadı.

    bu sene annem sürekli hasta. ne zaman konuşsak sesi kırık. yani nezle gibi kırık değil, gerçekten antibiyotiklik hasta.

    - anne ilaç içiyor musun?
    - he evde antibiyotik vardı ondan içtim geçmedi.
    - ne kadar içtin?
    - 4 gün içtim.
    - anne kutu ne kadarlıktı?
    - (atıyorum) on günlük.
    - neden 4 gün içtin peki?
    - e yeter.
    - anne neden manasız işler yapıyorsun?
    - sürekli ilaç içiyorum ya daha ne içeyim.

    *
    - naptın anne içtin mi ilacını?
    - iğne yaptırdım o iyi geldi, toparladım.
    - evet sesin iyi geliyor geçmiş olsun. daha ne kadar yaptıracaksın?
    - üç gün yaptırdım işte tamam.
    - sebep?
    - öyle.

    *
    ve en son bugün:

    - yine iğnelik oldum ben.
    - bu sefer sonuna kadar kullan bak.
    - dört tane yaptırıcam.
    - neden dört?
    - kutuda 7 tane vardı, geçende üçünü yaptırdım işte şimdi de kalan dördünü yaptırıcam.
    - sana hiçbir şey demiyorum.
    - aman deme.

    *
    tövbe yarabbim sen sabır ver ya. bilmeyen anlamayan biri olsa tamam diyeceksin, yahu ya ben lan neyse bişey demiyorum.

    bak sakın bana bunlarla gelmeyin yemin ederim o antibiyotiği sokarım bünyenize.
  • grib nedir? hıı.. nedir grip çekirge? dur ben sölim, üst solunum yolu enfeksiyonu semptomlarına benzer bulguları ön planda olan sonrasında özellikle bağışıklık sistemle alakalı bir sorun varsa alt solunum yolu enfeksiyonuna , zatüre gibi, ve sistemik bozukluklara dönüşebilen ortomikso"""virüs"""gillerden influenza virüs a ya da influenza virüs b tarafından oluşturulan """viral""" bir hastalık.

    viral yani, virüs yani, hücre duvarı ribozomu adam akıllı bir nükleer yapılanması olmayan allah'ın belası hain bir mikrop yani, antibiyotik bunlara etki etmez yani.

    zira antibiyotik adı üzerinde biyotiklere etki eder, virüsler zorunlu hücre içi yaşaması gereken asalak canlılardır. antibiyotiklerin etki mekanızması için gereken bir hücre duvarı yapısı, bir ribozom, gerçek anlamada bir dna ya da rna içermezler.

    grip tanısı almış olup halen ısrarla ben antibiyotik kullanacam diyene daha ne denir ki? hadi farmanın ilk düsturu olan her ilaç bir zehirdir kısmını geçip o kişiye olacak olası yan etkileri o kişi haketti diyecek kadar hipokrat'ı yok sayalım. peki ya bu peynir ekmek kafalılar yüzünden oluşan direnç.

    gereksiz antibiyotik kullanımı yapan aklı evveller "sana ne yeaa benim bedenim bedenim kararım" diyemez kendileri çok ağır toplum zararlısıdırlar. zira;

    efenim bilindiği üzere sayın iskoçya asilzadesi fleming'in bulduğu penisilin ilk olarak seri üretime 2. dünya savaşı sürerken 1940'lı yıllarda girdi. ve o zamanlarda savaşta hayatını kaybedenlerden daha önemli bir kayıp daha vardı ordular için, savaşta yaralanan askerlerin ölümü. basit sayılabilecek bir yumuşak doku zedelenmesinden hain bir ss dipçik yarasına ya da kurşununa hedef olup ölmeyenler çok da sevinemiyor, sonrasında lokal yara bakımı haricinde etkili bir ilaç olmadığı için enfeksiyondan sepsise ( efenim halk arasında kan zehirlenmesi) girip nalları dikip ölüyordu. o şartlarda ameliyat edilenlerin durumunu zaten hiç konuşmaya bile gerek yok. ne zaman ki müttefikler pensilin'i seri üretip piyasaya sürme iznini verdi bu tip ölümlerde yüzde 40'tan fazla bir azalma olduğu görüldü ve nihayetinde fleming hakettiği gibi bu başarısı ile 20. yy'lın bilim adamı olarak tescillendi. ( burası biraz tabi tartışmalı o başka konu)

    e ne güzel madem antimikrobiali bulduk artık bütün enfeksiyonları tedavi ederiz sevinci sizin de tahmin edeceğiniz üzere çok uzun sürmedi çünkü öyle olsaydı şimdi onlarca farklı antibiyotik kullanılıyor olmazdı.

    bu sevincin uzun sürmemesi antibiyotiğin sadece bakteriyel enfeksiyonlarda etkili olması, virüs , mantar, parazit kökenli hastalıklarda etki göstermemesine ek olarak esas ana bir nedene dayanıyordu; "direnç"

    evet evet, direnç.. fizikten bildiğin r işte, resiztans.

    bakteriler penislinin seri kullanıma girdiği ilk birkaç yıl sonra takriben 44 gibi ( efenim hitler ölmeden hemen önce ) penisiline yanıt vermemeye başladı. başlangıçta bu tolerans denilen bir aşamada idi ve bakterinin ölmesi için hastaya verilmesi gereken penisilin dozu artırılarak bu iş çözülmeye çalışıldı fakat nafile, ortalıkta en çok gezen ve deri yumuşak doku enfeksyonundan zatüreye menejite her türlü pisliği yapan bakteriler ( ismi lazım değil) penisilin ile öldürülemez oldu. bakteri al bu da benim billurlarım hüsnü demiş oldu böylece.. ve bu tek hücreli yaratık ile insanlık medeniyeti arsındaki günümüze kadar devam eden ve halen çok ciddi bir problem teşkil eden savaş başlamış oldu.

    insanlık hemen metisilin denilen penisilinin sentetik bir türevi olan yeni bir antibiyotik üretti ve bakteri gerçekten de bu yeni antibiyotiği parçalayamıyordu, böylece skor bir bir olarak dengeye gelmişti.

    lakin küba'da çe kardeşimiz devrimini yaparkene biz menderes'i asmaya hazırlanırkene bakterispor durumu iki bir kendi lehlerine bozdu. metisiline de direnç geliştirdi ve artık çok ciddi bir dirençle karşı karşıya kalımış oldu. zira bu süre zarfına kadar ve bu süre zarfından sonra üretilen ve üretilecek birçok farklı etki mekanızmasına sahip antibiyotiklere de dirençli hale gelmiş oluyordu bu skorla.

    e tabi insanlık pes etmedi ve çok etkili antibiyotikler üretmeye devam etti günümüzde de az da olsa devam ediyor ancak oldukça azalmış aşamada.

    günümüzde çok çok üst düzey antibiyotiklere yanıt vermeyen süper dirençli bakteri olarak (panrezistan) bilinen bakteriler var evet sene 2016 ve bakteriler halen önde.

    bunu engellemek için , bakterilerin direnç geliştimesini önlemek için gereksiz antibiyotik kullanımına mutlaka ama mutlaka bir şekilde son verilmeli.

    bunun mantığı da çok basit, bakteri ne ile karşı karşıya kalırsa ona direnç geliştirmeye çalışır. penisilin ile nalları dikebilecek bir bakteriye direkt çok daha etkili bir antibiyotikle tekme tokat girecek olursan bir sonrakine o çok daha etkili antibiyotiğe dolayısıyla zaten penisiline de direnç geliştirmiş şekilde karşına çıkar.

    antibiyotik kullanımı öyle basit bir olay değildir yani çok ciddi bir birikim gerektiren önemli bir kronolojik algoritmaya göre kullanım esastır.

    inanmıyorsanız bir de verem hastalığı için göğüs hastalıkları uzmanları ne diyor ona bakın. dünyanın sonu için hawking paralel evrenlerden gelecek uzaylılar diyor göğüsçüler ilaç dirençli tüberküloz bakterisi yetecek zaten insanlığa söyleminde..

    kamu spotu: gereksiz kullandığın her antibiyotik insanlığa attığın bir kurşundur..

    hee bence çok da güzel iyi oldu sanırım..

    son not: boğazınız şişmiş farenjitiniz azmışsa zaten grip değilsinizdir, üst solunum yolu enfeksiyonusunuzdur. bunu da daha önce yazdık yahu, üst solunum yolu enfeksiyonun da en sık etkeni yine virüslerdir. yüzde 90 o derece. e ya yüzde 10'luklardansam.. e o zaman da bir görün bakalım ilgili doktora, yapsın muayanesini, istesin tetkiklerini ona göre verirse antibiyotik kullan. zaten penisilini koklayınca tahtalı köyü boylayan bakteridir ekseri eğer bakteriyelse de.

    yine kafaya göre antibiyotik başlamak kabuledilebilecek bi şi değil yane selin..

    ek: noktalama ve imla bir de;

    yahu bu başlığa ne yazılmış hele bir gezeyim edeyim dedim bakmaz olaydım..piii entryi silip kaçasım geldi hatta hesabımı da alıp gitcem bak o derece. arkadaş gerizekalı ve cahil özgüveni nasıl bir şeymiş tüm insanlık gelip görsün şu başlıkta. adam kasım kasım kasılıp direnç diye bir şey yok bro, bunlar hep işte kapitalizm komiklikler şakalar felan demiş ya la..

    üstelik bu ispat etmek için de firmalar antibiyotik kullanımın önüne geçecekmiş, hııı, işte ondan sonra enfeksiyonlar çabuk tedavi edilemeyecekmiş, eee anlat bakalım sevim baya heyacanlı valla, işte ondan sonra da bakterilerin direnç geliştirmesi için süreç gerekiyor ya, o süreç sağlanacak selinn.. nesini anlamıyorsun, hemen öldürürüsen nasıl direnç geliştirecek diil mi ama..

    ahahaha.. yemin ediyorum bak gecenin bu vakti akli dengemi oynatan korteksimle beyin sapımın yerini değiştiren başka şey olamazdı..

    senin nefes aldığın atmosferin oksijen oranının amk.. bak bunu yazmasam içim rahat etmeyecekti. zira oksijeni yüzden dayasam yine beyne iletmeyecen sen onu belli, yüzde 20 ne ki?

    hayır bu kadar kuru boş özgüven olmasa yine kızmayacam.. adam bildiğin karacahil ve o entryi adam yerine koyacaklar olur mazallah aman diyim.

    sonuçta enfeksiyon öyle mi? nedir ki yani öyle mi? harbiden hakketiği yanıtın bir kısmını veren yazmış sever misin yarına mı bırakırsın diye..

    olum ekşi diil mi la burası.. bak yanlış yerde yardırıyor olmayalım inci felan.
  • farelerde yapilan deneylerde kullaniminin sindirim sistemindeki bakterileri silip supurdugunden burun mukozasindan gelen allerjenleri engellemekte basarisiz oldugu haliyle sonunda alerjik insana donusmenize yol actigina dair bulgular elde edilmis.
  • aynı zaman dliminde hem oruç tutumamı engelleyen hem de alkol almamı engelleyen yüce bir ilaçtır bu saygı duyulasıdır
  • kimi ishal yapar, kimi dokunur, mikroplar giderek bağışıklık kazanır, ilerleyen yıllarda dozu arttırdıkça arttırırsın. kimisi iğne formu dışında kullanılamaz. kimine milyonda bir de olsa alerjin olur, derini morartır, yakar. ama kullanmazsan, "en doğal antibiyotik sarımsaktır kardeşim!.." deyip diş diş yutarsın, binbir türlü doğal yol denersin, buna rağmen gene de iyileşemezsin. o boğaz şişmesi bile deli eder seni, ateşler içinde kıvranırsın. tutar çükünden, kukundan bir şeyler akar, donun her gün batar, mecburen yutarsın. bir yeri tedavi eder, diğer tarafı bozar. önden akıntı kesilir ama arkadan başlar bu defa. donumuz her defasında batmak zorunda mı ey ecza bilimi?!?
  • varlığı bir dert, yokluğu yara...

    günlerdir sürünen bünyeye iki günlük rapor eşliğinde tutuşturulup da, öğle yemeğini müteakiben bir adet alınınca, üstüne cila niyetine "antibiyotik uykusu" çekilince ayağa kaldırıyor insanı.

    "kullanmıcam işte, kul-lan-mı-cam!" resti ise manâsız. reçetede kendine yer bulduğu anda bütün direnişleri boşa çıkartıyor.

    bunun kadar havalı, bunun kadar kuul çevik kuvvet görmedim.
  • her ne kadar bir siki beğenmeyen halkımız tarafından "zararı faydasından çok" dense de insan ömrünü kafadan bir 10 sene uzatmıştır. 70 yıl öncesinin tıp kitabında "tedavisi yoktur" denebilecek yüzlerce hastalık/mikrop için bunlar sayesinde bugün "bir haftalık antibiyotik rejimeni ile tedavi edilir." yazar.

    zorunda olmadıkça alınmamalıdır, tipik ateşsiz bir grip için hayatta kullanmam ben şahsen. faydalıdır. bir nevi civilization'daki atom bombaları, evet city state'lere/ülkelere sıçrıyor onlarla gereksiz savaş durumuna sokuyor, evet rep'inizi düşürüyor ama işini sağlam görüyor.
  • genellikle mikroorganizmalardan elde edilen ve diğer belli mikroorganizmaları durduran ya da yokeden maddelerdir..gerekli durumlarda kullanılmamaları halinde kalp romatizması gibi çok ağır sekendor enfeksiyonlar oluşabilir..ancak yanlış kullanılmaları halinde de bakterilerde antibiyotiklere karşı direnç oluşur..yan etkisi ise vücuttaki zararlı bakterileri öldürüken vücudumuzdaki cici bakterilere de (normal mikrobiyal flora) zarar vermeliridir..özellikle antibiyotik kullanımı sırasında baarsak florası bozulduğundan ishal görülür bunun dışında ağır antibiyotikler kullanıldığında deride çeşitli mantarlar ortaya çıkabilir