şükela:  tümü | bugün
  • devamli guclendirilen, update edilen antibiyotiklere karsi doganin mikrobunun bakterinisin bagisiklik kazanarak, yurekleri agizlara getirmesi.ornek vermek gerekirse 80 li yillarin basinda dunya yuzeyinden silinen ve dunya tarihinden sadece 20.yy da 500 milyon kisiyi (yannis okumadin, ben de yanlis yazmadim)silen cicek hastaliginin(bu baglamda ana yilan sozu yalan kari cicek sozu gercek) yeniden gelisip, basa bela olmasi, vebanin cosmasi dur durak tanimamasi gibi katastrofik sonuclar dogurabilecek seviyeye ulasmasi olasi.
    hepinize iyi gunler diliyorum.
  • mikropta bu direnci yaratmamamız için öncelikle, doktorun verdikleri dışında kafamıza göre almamalıyız antibiyotikleri, zira bendeniz yanlış antibiyotik sebebiyle eşşek cennetini boyluyordum, kızamıktan.. ikincisi, antibiyotikler periyodik olarak içildiğinden kelli, saatlerini aksatmamamız icab eder, enjeksiyon yoluyla olsun, ağızdan olsun aldığımız ilk doz antibiyotik kana geçer ve kanda belli düzeye ulaşır. bakterinin antibiyotikle ilk karşılaşmasıdır bu. zamanla biz yavaş yavaş antibiyotiği vücudumuzdan atmaya başlarız. kandaki antibiyotik düzeyi bakteriye etki edemeyecek kadar düşmeye başladığı anda ikinci dozu almamız gerekir. ikinci dozu aldığımda bu düzey yine bakteriye etki edecek kadar olur. zamanla yine kandaki antibiyotik düzeyi düşer ve yeni dozu alırız. kanımızda bu antibiyotik düzeyini bu şekilde tuttuğumuzda bakteri antibiyotiğe dayanamaz.
  • oncelikle bir hastalik sonucunda antibiyotik kullanilacaksa kultur yaptirmak en iyisidir.boylece en uygun antibiyotik tespit edilebilir.antibiyotik kullanmaya ba$landiktan sonra da kendimizi iyi hissettigimiz zaman ilaci birakmamaliyiz.kendimizi iyi hissetsek bile doktorun dedigi sure boyunca kullanmaya devam etmeliyiz.ayrica doktorun dediginden cok uzun sure kullanmak da antibiyotiklere kar$i direnc olu$masini saglar..
  • ve direnç kazanamamış bakteriler evrim teorisi'ne göre elenir, böylece tüm bir populasyon bağışıklık kazanmış olur
  • kafamıza göre antibiyotik almak gibi bir aptallık yapmasak bile ne yazık ki kaçamıyoruz antibiyotiklerden. nedeni de ziraat sektöründeki aşırı kullanımı yüzünden antibiyotiklerin besin zincirine girmesi.

    mesela idrar yolu iltihaplarının %80'ine neden olan escherichia coli'nin bütün dünyada antibiyotik direnci göstermeye başlamasının nedeni bu olarak gösteriliyor.
    http://news.bbc.co.uk/2/hi/health/8687512.stm
  • (bkz: antibiyogram)
  • evrimin yaşayan halidir.
    yaygın kullanımı "antibiyotik direnci" şeklindedir, otisabi vaktiyle başlığı böyle açmış. neylersin, buradan devam. ayrıca söz konusu entry de (bkz: #294752) verilen çiçek hastalığı örneği yanlıştır. onun bu konuyla alakası yok. o bir virüs. antibiyotik direnci konusuyla ufacık bile alakası yok; sallama otisabi. o ancak biyolojik savaş konusu olabilir.

    bir hastane, şehir, bölge, ülke veya tüm dünyada eskiden bir bakteri cinsi x antibiyotiği ile kolayca öldürülebilirken daha sonra aynı bakteri cinsinin aynı antibiyotik tarafından öldürülememesidir.
    çoğunuzun sandığı gibi değildir. insan bedeni antibiyotiklere direnç kazanmaz. bakteriler direnç kazanır.
    hasta yakınlarından hep duyarım; "çocuğumuza o kadar çok antibiyotik kullanıldı ki artık fayda etmiyor, antibiyotiklere direnç gelişti." hastanede söyleyemiyorum, bari buraya kusayım: bu cümle aptalcadır. siz doğrusunu bilin, böyle zırvalamayın.
    ömründe hiç antibiyotik almamış bir amazon yerlisini al getir, ona hastaneden dirençli bir tüberküloz bakterisi çakalım, artık tüm ilaçlara dirençli bir verem hastasıdır. görsün ebesinin çiçvirisini. ee ne oldi?
    senin bedenin direnç kazanmaz. yaşarken mutasyon mu geçiriyon? üreme hızına göre böyle bir evrim için 1 milyon yıl filan lazım.
    bakteriler direnç kazanır. üreme hızları 30 dk filan. yeni mutasyonlara elverişli yani.

    nasıl oluşur?
    1. yeni mutasyonlar ile. nadir. yeni bir ırk oluşması gibi. melez değil ama, ari ırk.
    2. klasik mendel ve darwin kuramları ile.
    o bakteri topluluğunun içerisinde tüm bireyler başlangıçta aynı görünse bile genetik olarak varyantlar vardır: çeşitlilik ilkesi.
    ortam şartları değiştiğinde (antibiyotik topluluğun ortasına atom bombası gibi düştüğünde yani) neredeyse tüm bakteriler ölürken kendisi bile farkında olmayan ama aslında o ilacın etki mekanizmasına karşı genetik olarak korunmuş olarak doğmuş bakteri sağ kalır. doğal seleksiyon ilkesi.
    o bakteri yeni ortamda çoğalabilme yeteneğinde olduğundan kısa bir süre sonra hakim olan onun soyundan gelen dirençli bakterilerdir. adaptasyon.
    dikkat ederseniz burada bir mantık, akıl, irade, ihitiyacı hisseden bakterinin değişme kararı ve azmi yoktur ama direnç gelişir gene de. gelişmeyebilir de. öyle bir mutasyon hiç olmayabilir. o gen hiç yoktur belki. o zaman o bakteri soyu tükenir. işte bu evrimdir.

    örnek: antibiyotikler keşfedilip ilk kez kullanıma girdiklerinde mucizeler yaratmıştı. antitüberküloz ilaçlarla 19. yüzyılın kabusu verem kolayca tedavi edilen bir zatürre çeşidine dönüşüyordu ... ki işler değişti. bakteri direnç "geliştirdi". artık yeni makaleler şöyle: çok ilaca dirençli tüberkülozdan sonra yaygın ilaca dirençli ve tüm ilaçlara dirençli tüberküloz formları
  • işin korkunç yanı bir bakteri bir antibiyotiğe bağışıklık kazandıktan sonra çevresindeki diğer bakterilere bu bağışıklığı pillusları yardımıyla aktarır. ve etkileştiği diğer bütün bakterilerin de direnç kazanmasına neden olabilir. bu şekilde bir bakteri birden çok antibiyotiğe hatta bilinen bütün antibiyotiklere bağışıklık kazanabilir.

    edit: buradaki mekanizma sadece doğal seçilim olarak görülmemeli. öyle olsaydı bir antibiyotiğe dirençli bakteri başka bir antibiyotikle ortadan kaldırılabilirdi ve direnç gelişmezdi. ancak bakteri direncini diğer bakterilere de f plazmidi sayesinde aktardığı için sahip oldukları avantajları biriktirebiliyorlar.