şükela:  tümü | bugün
  • doğru ilaç, doğru zamanda ve doğru dozda kullanıldığında hayat kurtarır. evet yan etkileri vardır, bazen ciddi sorunlar da yaratabilir fakat bu antidepresan gereksizdir, insanları uyuşturur gibi bi ithamda bulunarak kullanan insanları ve sorunlarını küçük görme hakkı vermez kimseye. antidepresanlar insanı uyuşturmaz. antidepresanlar sorunların üstünü de örtmez. sadece uyarana verdiğiniz tepkiyi optimuma getirir. bu sayede uyaran daha az rahatsız edici olmaya başlar. eğer terapiyle bu daha az gelen uyaranlarla da nasıl başedebileceğinizi öğrenirseniz işte orada hedefine ulaşmıştır ilaç. hayatımın en radikal kararlarını o uyuşturucu dediğiniz ilaçları kullandığım dönemde aldım. en başarılı, en özgüvenli, en girişken dönemleri o zaman yaşadım. akademik hayatıma yeni bi yol çizdim. sonra da bıraktım. şimdi de sorunlarım var. şimdi de ilaç kullanmam gerek belki bilmiyorum. ama en azından o zamanki sorunlarım yok. o zamanki bakış açım yok. şimdiki sorunlarım daha farklı ve en azından sorumlarım olduğunu ve onlara teslim olmamak için bir şeyler yaptığımı görmek kendimi iyi hissettiriyor.
    öte yandan yıllar evvel biz küçükken, annemin iş hayatında sorunlar olmuş, babamla evliliği çalkantılıymış ve babasını kaybetmiş. o zaman öyle sinirli öyle agresif bir kadındı ki tahayyül dahi edilemezdi. biz bu kadının çocuklarıydık yeri geldi sarılmak isterdik korkardık. hata yapmaktan korkardık. sonra annem ilaçlarını içti; hani sizin şu uyuşturucu dediğiniz! bize destek olmaya, şefkat göstermeye, sorunlarımızla ilgilenmeye başladı. ne yani bu kadın önceden sevgisiz miydi? hayır! beyin kimyası bozulmuştu, çevresel etkenler de buna tuz biber olmuştu. o uyuşturucular(!) annemi de bizi de evliliğini de kurtardı.
    demem o ki atıp tutmadan önce bir durup düşünün. hiç sorununuz olmasa dahi bir sabah uyandığınızda o beyin kimyanız bozulmuş olabilir. büyük konuşmamak gerek.
    söyleyeceklerim bu kadar.
    esen kalın
  • kullanan kişiyi başka biri yapan ilaçlardır efenim. şöyle özet geçeyim:
    bundan bir 7 ay önce psikolojik bir bunalımın ilk adımlarını atmış olduğumu fark ettim. takibindeki 3-4 ay boyunca da yaşayabileceğim bütün kötü olayları yaşadım. eğitim, iş, aşk, aile, sosyal çevre... ne kadar zarar görebilirsem o kadar gördüm. intiharı düşünmekle kalmayıp 2 kere de kalkıştım. ama olmayınca olmuyor derler ya işte o cinsten bir durumla karşılaşınca psikoloğumun aşırı dayatmasıyla kullanmaya karar verdim. ilk başlarda hiçbir etkisini görmüyorsunuz. kullanır kullanmaz bir şeylerin değiştiği söyleyen varsa yalancının dik alasıdır. hatta daha kötüye bile sürüklemesi muhtemeldir. zira siz kullanır kullanmaz bir şeyler değişsin diye beklerken her şey olduğu gibi kalınca "bu da işe yaramadı" diye kafanızdan geçiriyorsunuz. sonraki 1 ay içinde etkilerini gösteriyor. mesela kimilerinde uyku yapıyormuş. ama benim uyku problemimde bir değişim olmadı. uyku özelliği offline. huzursuzluk olayına iyi geldiği doğrudur. her olaya karamsar bir şekilde yaklaşmıyorsunuz. belki de ilaçla alakası yoktur bunun. ben kendim süreç içinde böyle bakmaya başlamış olabilirim. tabi bu demek değil ki her şey toz pembe oluyor. bağımlılık yapıyor-yapmıyor konusuna gelince, ben uzun zaman kullanmadım. ama birden bırakınca bir yoksunluk hissediyorsunuz. doktorumun minimum 4 ay kullanmam ve düzenli şekilde bırakmam tavsiyesine asilik ederken canım sıkılınca bıraktığımdan da olabilir bu. sakın böyle bir şey yapmayın. çünkü bıraktığınızda, ilaca başlamadan önceki halinizden daha kötü olabiliyorsunuz. ve en önemlisi, her şey bir ilaçla çözülmüyor. en büyük antidepresan insanın kendisidir. sorunlarla yüzleşip bazı şeyleri kabul etmek tedavinin en büyük adımı oluyor. bunu da bir "psikolog" yardımıyla yapmanızı tavsiye ederim.
  • antidepresanlar aspartamla etkileşime girerler, ve bu etkileşim abuk subuk duygu durum sarsıntılarıyla sonuçlanır. aman etkileşime girmesinler diye alkolken uzak duruyoruz sonra gidip masumca çikolata yiyoruz bir yerde, yine olan bize oluyor.

    aspartam çoğu hazır gıdada mevcuttur ve tek başına da inanılmaz derecede toksiktir.
  • popüler kültürün etkisinden nasibini almış tehlikeli ilaçlardır. iş o kadar boyut değiştirdi ki, bu çoğu zaman hiç bir işe yaramayan uyuşturucu haplar, arkadaşlar arasında elden ele dolaşmaya başladı. maksat daha cool gözükmek.hatta bir psikiyatriye gitmeden kendisine majör depresyon tanısı koyup, prozac alan bir dünya insan biliyorum. doktorlarda çok bilinçsizler istisnasız her gelen kişiye ilaç yazıp postalıyorlar.

    yan etkiler olarak dünyanın en çok yan etkisine sahip ilaçlarıdır. her şeyden önce hormonal dengenizle, sinir sisteminizle, beyninizle oynuyorsunuz. hiç içilmesin demiyorum hekimde değilim ama bu ilaçlar en son çare olarak son derece kısa süre kullanılması gerekilen ilaçlar olmalı.

    depresyonun en temel sebebi bağırsak tahribatıdır. 100 yıl önce depresyona giren insan yoktu da niye şimdi herkes depresyonda? yediğimiz içtiğimiz şeyler bozuldu da ondan dolayı. bağırsaklar 2. beyin olarak nitelendiriliyor artık. basit şekeri, gluten'i, abur cuburları hayatınızdan çıkarın. mümkün olduğu kadar probiyotiklerle, sebzelerle, hayvansal gıdalarla beslenin, su için, spor yapın. bunları yaparsanız depresyonunuz azalacaktır. hiç bir hastalığın sebebi soyut durumlar değildir somut sorunlardır.
  • bipolar bozukluk hastasi iseniz, ömrünüz boyunca kullanamayacaginiz ilac türü. depresyondan dibi de görseniz maniyi tetikleyecegi icin yasak. hatta doktorunuza sordugunuzda direkt "delirdin mi sen? bunu sana soyleyen hekim mi? ne hekimi?" diye cildirabilir, durup dururken adama ofke patlamasi yasattim, bu da bana ders olsun. vay efendim harvardli, vay efendim efso da deseniz bir ic hastaliklari uzmani ile psikiyatristi karsi karsiya getirmeyin aman diyeyim, sonra tünelin ucu bombok bir yere cikiyor.
  • bir dönem benim de kullandığım ilaçlar. bir takım travmalar sonucu doktorlar yazdı.
    ilk yazıldığında iki tane yazmıştı doktor. birini sırf kilo alayım diye yazmış manyak. birden göbeğim çıktı. ayakkabılarımı giyerken zorluk çektim artı uyanmakta zorluk çektim.
    sonra doktorun çok mal olduğuna karar kıldım. başkasına gittim. o başkası başka ilaç verdi.
    sonra bi başka travma geldi. ilaçların dozu giderek arttı. doz hiç düşmedi hep arttı.
    ama bu ilaçlar hep beyanla verildi bana. belki kendi başıma çözebileceğim problemlerdi. ama direk ilaçlara yönlendirildim. ne bir tahlil ne bir test ne de başka birşey.
    şu an yine zor günler yaşıyorum ya da belki kendim büyütüyorum çözümsüz bişeyler yok.
    şimdi gitsem psikiyatra yine aynı şeyler. 3-5 sıkıntı anlatıcam üç beş demoralize halimi. sanırım yine verir bir iki ilaç. teşhis de yok.
    bilemiyorum altan. çok dertliyim mi? yoksa beynim bana oyunlar mı oynuyor? soru işaretleriii soru işaretleri :/
  • hangisini kullanırsanız kullanın, genel itibariyle içeriği şöyledir:

    - depresyon tedavisinde
    - obsesif kompulsif bozukluklarda
    - panik ve,
    - anksiyete tedavisi için kullanılır.

    ve ekler, 25 yaş altı ergenlerde intihara eğilimi artırır.
  • benim icin sekstir.
  • şahsımda hiçbir etki yapmamıştır; sırasıyla efexor xr 37,5 - 75 - 150mg kullandım bir etkisini görmedim sonrasında golden shot dedim 150x2 den 300mg almaya başladım yine fayda etmedi. antidepresanın bir yan etkisi olan iktidarsızlık dahi yapmamıştır. bunun yanı sıra hiçbir yan etki göstermemiştir. en sonunda baktım ki bu iş şeker yutmaya döndü kestim attım. yoksunluk dahi hissetmedim kendi kafamda çözdüm.