şükela:  tümü | bugün
  • antakya yemeklerinin lezzetini istanbul'a getiren restoran. sahibinin hos sohbet biri oldugu soyleniyor ki bizim orada bulundugumuz sure icinde musterileri ile konusurken gayet egleniyor gibiydi. durumleri gercekten harika. degisik tatlilar denemek icin dondurma ile servisi yapilan ceviz tatlisi ve patlican tatlisini deneyebilirsiniz. bunun yaninda kendi imalatlari olan recel de satilmaktadir.

    asmalimescit, minare sokak 21

    http://www.antiochiaconcept.com/
  • kac tane arkadasimi buraya goturduysem (ki aman simdi bu sicakta oyle agir seyler yemeyelim, ay midemize bir sey olur vs diyen isteksizler de vardi aralarinda) kendilerinden gectiler.

    o kadar ki, sozlukteki orgazmdan daha zevkli anlar basligi altina bakiniz versem gunaha girmem, o kadar.
  • antakya´nin roma imparatorlugu zamanindaki ismi.
  • söylediklerine göre her şey antakya'dan geliyormuş. garson böyle deyince tabi sorduk, sen neredensin diye, antakya'ya yakın sayılır dedi. yediğimiz her şeyin güzel olmasının tek sebebi bu değil. gayet özenerek yapılmış tüm yemekler. 7-8 çeşit mezeleri var, karışık meze tabağı ile bunların hepsini tadabiliyorsunuz. sıcacık, kıtır kıtır, incecik pideler veriyorlar, et yemeye fırsat bulamadan doyuyorsunuz. tepsi kebabı gayet güzel, dürümleri de harika ancak şiş en güzelleri miydi sanki ne. çok beğenmediğim tek şey ceviz tatlısıydı zira biraz fazla karanfil koymuşlar, yoksa kötü değil.

    menü zaten az parçadan oluşuyor, 3-4 kişi gittiyseniz masayı donattığınızda olan her şeyi tatmış oluyorsunuz bu sayede. yalnız kışın yer problemini nasıl hallederler bilemiyorum, kapalı mekanı çok küçük. hatta dünyanın en küçük tuvaleti de burada desem yalan olmaz.

    asmalı mescit mah. minare sokak no:21 beyoğlu
    02122921100
    info@antiochiaconcept.com
    http://www.antiochiaconcept.com/
  • muhteşem mezeleri, lezzetli minik pideleri, enfes dürümleri, hoşsohbet ve eğlenceli sahipleri sebebiyle müdavimi olunası mekan. insan durduramıyor kendini, yedikçe yiyor.
  • sanki hesapta bindirme yapmaya başlamış gibi gelen mekan. her güzel şeyin bir sonu var mutlaka..
  • ilk defa istanbul eats kitabında görüp de keşfettiğim mükemmel restoran. mezeleri olsun, porsiyonları olsun, dürümü olsun enfestir.

    ancak cuma ve cumartesi akşamları ne içerde ne de dışarda yer bulmanın imkansıza yakın oluyor. bu akşamlarda gitmek isteyenlere rezervasyon yapmalarını öneririm o yüzden.
  • dün yılmaz özdil ile aynı yerde yemek yediğim yer.
    bir adanalı olarak bu kadar lezzetli dürüm yememiştim istanbul'da. karışık meze tabağını ortaya söylemeli. mekanın sahibi süleyman ile sohbet etmeli.
  • mezeleri güzel, kıtır ekmekleri şahane olan mekan.. yanına da rakıyı aldınız mı deymeyin keyife.. bunlara daldınız mı ana yemek gelmeden doymuş oluyorsunuz ama sanki gece sonunda "dur bir geçireyim" şunlara mantığı güdüyorlar.. 6 kişi gittiğimiz yerden 450 tl ile kalktık.. evlat acısı lan!
  • uzun bir değerlendirmeyi hakkeden mekandır. öncelikle yiğidin hakkını verelim, gerçekten gerek mezeleri gerekse dürümleri ve kebapları istanbulda yediklerim arasında en özel ve lezzetli olan ve bende en fazla iz bırakan yerdir. gerçekten farklı şeyler yediğinizi hissediyorsunuz. yemek konusuna diyecek tek bir söz bile bulamıyorum. servis de olması gerektiği gibi zaten, açıkçası içeride 5-6 masa var dolayısıyla bu kadar küçük bir mekanda iyi servis yapamamak daha zor olur sanki. servis elemanları güler yüzlü ve gayretli. gerçekten abone olunacak mekan.

    buraya kadar her şey güzel, hakkını da verdiğimize göre artık yiğidi öldürmenin zamanı geldi. geçen hafta çarşamba günü arayıp cuma günü için yer kalmadığını öğrenince bu sefer bir gün daha öne çektim telefonu ve bugün cuma gününe rezervasyon yapmak üzere mekanı aradım. telefonda karşıma çıkan görevlinin "7-9 arası mı yoksa 9'dan sonrası için mi" sorusuyla tek kelimeyle afalladım. nasıl yani dedim, ben 8 gibi gelip tüm akşam kalmak istiyorum. aldığım cevap şu oldu: "maalesef beyfendi cuma ve cumartesi günleri 7-9 ve 9'dan sonrası olmak üzere iki tur rezervasyon alıyoruz". şimdi çok dağıtmadan bu konuyla ilgili biraz kalem kıpırdatmak istiyorum.

    yakın çevremde dahi, bu şekilde konuştuğumu çok nadir insan duymuştur ama her yönüyle küçük esnaf denebilecek bir ailede büyüdüm. iki dedem ve babam esnaftır. işim gereği de gerek anadolu da gerekse istanbul ve ankarada gezme fırsatı buluyorum veya buldum. boğazıma da oldukça düşkünümdür. düşkün olarak nitelendirilmesem de içkiyi, özellikle de rakıyı severim. ama rakıya olan ilgim onun sadece bir içki olmasından kaynaklanmıyor. öncelikle rakı, içkilerin arasında sosyallikte bariz ön sıralarda yer alır. büyük masaların, uzun sohbetlerin, keyifli akşam yemeklerinin eşlikçisidir rakı. ben lezzetli mezeler ve kebaplar eşliğinde rakımı içerken birinin başımda dikilip hadi arkadaşlar süreniz doldu kapıda bekleyenler var başka sefere artık demesini esnaflık veya hizmet kültürüyle bağdaştıramıyorum. sen basit bir dürümcü değilsin, yemeğin yanında içki de sunan olukça rafine ve kaliteli bir mekansın. sen fast food da değilsin, ayak üstü iki dürüm yiyip kalkmak istesem zaten sana değil burger king'e canım ciğerime falan giderim. kaldı ki aldığım hizmetin de karşılığını hiç de ucuz sayılmayacak bir hesap ödeyerek veriyorum zaten.

    tamam anlıyorum mekan küçük, özellikle hiç bir mantığa sığdıramadığım şekilde asmalı mescit ve civarında sokaklardan masaların kaldırılmasından sonra esnaf çok zarar gördü. yani eğer bu mekan cuma cumartesi günleri saat farklılaştırmasına giderek müşteri kabul etmesi halinde başa baş noktasında kalacaksa onu da anlarım. ancak ben zannetmiyorum ki bu mekan haftaiçi akşamlarını geçtim öğle tatillerinde bile boş olsun. dolayısıyla salt daha fazla para kazanmak için esnaflığın veya daha geniş ifade edersek hizmet sektörünün gerektirdiği gibi müşteriye velinimet gözüyle değil de yolunacak kaz veya sürülecek tarla gözüyle bakılmaması gerektiğini düşünüyorum. belki son zamanlarda değil ama bu uygulamanın aynısına 360 ve 5. kat'ta da denk gelmiştim. zaten 360 beğendiğim bir mekan değil ama 5. kata adımımı atmadım bir daha.

    sonuç olarak benim bunları yazmam bu mekanın yemeklerini daha lezzetsiz yapmaz ya da mekana gelecek müşteri sayısını fark yaratacak şekilde engellemez. ancak belki dükkan sahipleri figanımı duyar da bu saçma uygulamaya son verir ve bu sayede ben ve arkadaşlarım da keyifle midemize ziyafet çekmeye devam edebiliriz.